| Bir iyilik. Ben sana çok iyilikler yaptım. | Open Subtitles | خدمة لقد قدمت لك الكثير من الخدمات اللعينة |
| İyilikler çoğu zaman nakitten daha iyidir. | Open Subtitles | الخدمات الأنسانية أمر مستحسن فالخدمات الإنسانية تكون أحياناً أفضل من الدفع نقداً |
| Birbirimize karşılıklı iyilikler yaptığımızı ve sıranın sizde olduğunu biliyorsunuzdur? | Open Subtitles | انت تعرف كم كنا نتبادل الخدمات بيننا والان هو دورك ان تسديني معروفاً |
| Yabancı para politik iyilikler için mi kullanıldı? | Open Subtitles | هل تم مبادلة المال الأجنبي مقابل خدمات سياسية؟ |
| Bu katkıları politik iyilikler almakta kullandınız mı hiç? | Open Subtitles | هل استخدمت هذه التبرعات للمساومة على خدمات سياسية؟ |
| Bütün yakın dostlarına iyilikler yapıyormuş. | Open Subtitles | كان يمنح خدمات لأصدقائه المقربين |
| Ne yaptın, isteyebileceğin rastgele iyilikler dosyasından seçip mi geldin? | Open Subtitles | ماذا، هل قمت باستخراجه من ملف الخدمات العامة ؟ |
| Ne yaptın, isteyebileceğin rastgele iyilikler dosyasından seçip mi geldin? | Open Subtitles | ماذا، هل قمت باستخراجه من ملف الخدمات العامة ؟ |
| Bende olduğunu söyleyeceğim ve karşılığında birtakım iyilikler isteyeceğim. | Open Subtitles | سأخبره أنها بحوزتي و سأطلب بعض الخدمات بالمقابل |
| Böyle iyilikler herkesten istenmez. | Open Subtitles | لا يُطلب من كل أحد مثل هذه الخدمات |
| Birbirimize iyilikler yapıyoruz. | Open Subtitles | نحن نقوم ببعض الخدمات لبعضنا البعض |
| ve son olarak kumar borçlarıyla ve bazı iyilikler karşılığı... mafyaya yaptığı ödemelerle bağırsaklarını çıkaracağız. | Open Subtitles | واخيرا تجعله يغرق بديون القمار و بعض الخدمات المدفوعة إلى رفاقه المعروفين من الغوغاء . |
| İyilikler seni öldürtmez. | Open Subtitles | الخدمات لا تقتلك |
| İyilikler bedava değildir, tamam mı? | Open Subtitles | الخدمات ليست مجانية، إتفقنا؟ |
| Ben burada sana kişisel iyilikler yapmak için bulunmuyorum. | Open Subtitles | أنا لَستُ هنا لعمل خدمات خاصة لك |
| Kara'dan cinsel "iyilikler" bekledin. Peki ne elde ettin? | Open Subtitles | (لقد توقعت خدمات جنسية من (كارا فعلى ماذا حصلت؟ |