| "Sanki hikâyenin bana anlatılmayan başka kısımları var ve iş işten geçmeden benim bu kısımları öğrenmem gerekiyormuş gibi." | Open Subtitles | كما لو أنك هناك أجزاء بالقصة لا أسمعها و أريد أن أعرف ما هي تلك الأجزاء قبل فوات الأوان |
| Çok gergindi çünkü işin bazı kısımları ona pek uymuyordu. | Open Subtitles | وكان متوترا بسبب أجزاء من العمل لم أتفق معه حقا، |
| Eğer dünyanın diğer kısımları hayatlarına devam ettiyse biz neden şimdi yapamayalım? | TED | فإذا تحركت أجزاء أخرى من العالم قدمًا، لماذا لا نستطيع نحن ذلك الآن؟ |
| Polise gerçekten her şeyi anlattın mı, yoksa en iyi kısımları kendine mi sakladın? | Open Subtitles | هل قلت للشرطه كل شئ ام حذفت افضل الاجزاء |
| Kitabın bütün son kısımları bu acıyı unutmakla ilgili. | Open Subtitles | كل الاجزاء الاخيرة عن كيفية محاولتي تخطي الالم |
| Altı çizili kısımları mahkeme için okur musunuz lütfen? | Open Subtitles | هل ستقرأ الأقسام المهمة للمحكمة, لو سمحت؟ |
| Aynı zamanda çok sayıda patenti de uçağın temel kısımları için almışlardı. | TED | وقاموا أيضا بالحصول على العديد من براءات الإختراع على أجزاء أساسية من الطائرة |
| Ormanın bütün bu kısımları farklı bitkilerden oluşmakta ve birbirinden farklı hayvanlar buralarda yaşıyor. | TED | كل أجزاء الغابة تلك تتكوّن من نباتات مختلفة، وتعتبر موطنًا لحيوانات مختلفة. |
| Tam da hayal ettiğim gibi, harika ve zor kısımları vardı. | TED | كما في أحلامي بالضبط، كانت هناك أجزاء رائعة وآخرى صعبة. |
| Çünkü bu yeni, tuhaf görüntüleri yaratmak için, beynin bildiği kısımları alıp bunları sanki fotoğraf parçalarından bir kolaj yapar gibi, yeni bir şekilde birleştirir. | TED | لأنه لإنشاء هذه الصور الجديدة الغريبة، يأخذ عقلك قطعاً مألوفة ويجمعها بطرق جديدة، كملصقات مكونة من أجزاء من الصور. |
| Dikkatinizi verdiğiniz kareye bağlı olarak, beyninizin belirli kısımları yanıp sönme oranıyla aynı oranda yankılanmaya başlayacaktır. | TED | استنادً على أي من هذه الومضات توليها انتباهك، ستبدأ أجزاء معينة في دماغك بالاستجابة بنفس المعدل بما يساوي معدل الوميض. |
| -Pekâlâ, tam olarak ve bariz şekilde bedenlerinizin hangi kısımları birbirine değdi? | Open Subtitles | حسنا، بالضبط وعلى وجه التحديد، والتي أجزاء الجسم جعلت الاتصال وأين؟ |
| Gövdenin kısımları buluttaki gazlar tarafından aşındırılıyor. | Open Subtitles | أن أجزاء من جسم السفينة تآكلة من الغازات في هذه السحابة |
| Yani evet, pürüzlü kısımları olduğu doğru ama yazının bir gerçekliği ve ruhu var. | Open Subtitles | أقصد, أجل هناك بعض الاجزاء الصعبة لكن كتاباتك تحوي حقيقة, روح |
| - Sence? - Mor kısımları sevmedim. | Open Subtitles | لا يعجبني ان تلك الاجزاء منه تحمل اللون البنفسجي |
| Ama seninle zor kısımları atladık böylece her şey yolundaymış gibi davranabilirdik. | Open Subtitles | ولكن أنا وأنتِ نوعاً ما تخطينا الاجزاء الصعبه لذا يمكننا الإدعاء بأن كل شيء على مايرام |
| Sadece komik kısımları anlat. | Open Subtitles | الاجزاء الممتعه فقط رجاء |
| Karmaşık kısımları en iyi kısımları. | Open Subtitles | الاجزاءالفوضويةهي ... افضل الاجزاء |
| Baş ve kıç kısımları kesici titanyum başlıklarla desteklendi, her biri 50 metrik tona dayanabilir ya da uygulayabilir. | Open Subtitles | الأقسام الأمام والخلفية مجهّزة برؤوس قاطعة من التيتانيوم، كلّ منها يمكن أن يقاوم أو يطبق دفعات بحدود 50 طنّ متري. |
| Aşınmadan etkilenmiş kısımları mühürledim, ama bu sadece geçici bir önlem. | Open Subtitles | أغلقت تلك الأقسام متأثّر بالتآكل لكنّه فقط إجراء مؤقّت |
| Evet ama önce bu kısımları kesip çıkarabilir ve kabarcıklarda sıkışan gazı çıkarmanın bir yolunu bulana kadar onları dondurabiliriz. | Open Subtitles | .. نعم،ولكن. نعم، لكن أولاً، يمكن أَن نقطع هذه الأقسام ونجمّدهم |
| Ve bu yüzden, zamanla bize lazım olmayan kısımları kaybetmekteyiz. | Open Subtitles | وبالتالى، نحن فقدنا الأجزاء التى لم نعد فى حاجة إليها |