| Onu öldüren de hepimizi kandırıyor. | Open Subtitles | و أياً كان من قتلهم فهو يتلاعب بنا جميعاً |
| Seni kandırıyor. Arkanı döndüğün an kurşunu kafana yiyeceksin. | Open Subtitles | سوف يخدعك يا رجل، حالما تدر له ظهرك، سيرديك قتيلا، |
| Yani iki düzeyde kandırıyor - müthiş. | TED | انه إذا تخدع\تغري على مستويين .. أنه امر رائع |
| "Yaramaz kalbim kandırıyor." | Open Subtitles | "قلب شقي مضلل." |
| İki tarafta dürüstçe oynadığını düşünüyor ve iki tarafta birbirini kandırıyor. | Open Subtitles | لذا كل جانب يعتقد أنه يلعب بالعدل وكل جانب يظن أن الآخر يغش. |
| İnsanlar bunların kafa yapısını anladıklarını sanıp kendilerini kandırıyor. | Open Subtitles | يخدع الناس أنفسهم معتقدين بأنهم سيفهمون الوضع |
| Bizi ikinci kere kandırıyor. | Open Subtitles | حسنٌ، هذه ثاني مرة يخدعنا فيها |
| Aaa verme kandırıyor bizi. | Open Subtitles | لا تدفع يا صغيري، إنه يغشك |
| Hem de kabul etmek istemediğim kadar ama bu güçler seni kandırıyor da. | Open Subtitles | أتفهم هذا، أكثر مما أرغب في الاقرار به ولكن تلك القدرات.. إنها تخدعك أيضًا. |
| Seni kandırıyor. | Open Subtitles | إنها تتلاعب بك ؟ |
| Seni nasıl kandırıyor fark etmiyor musun? | Open Subtitles | ألا ترين كيف يتلاعب بكِ؟ انظري لغبائكِ |
| Bu da demektir Mattias başından beri Hetty'yi kandırıyor. | Open Subtitles | مما يعني " ماتياس " يتلاعب بـ " هيتي " طوال الوقت |
| Bunları sana kim söylediyse, o kandırıyor seni. | Open Subtitles | ، أيّـاً كان مـَن أخبرك بهذا ! فهو يخدعك |
| Olmaz Brendan. Seni kandırıyor. Kulede güvendeydin. | Open Subtitles | .لا يا "براندن" , سوف يوهمك و يخدعك كان يجب أن أتركك فى مأمن فى البرج |
| Kasanın şifre sistemine kısa devre yaptırıyor Ve doğru kombinasyonu girmişsin gibi kasayı kandırıyor. | Open Subtitles | انها تخدع القفل بأمان كانك أدخلتى الشفره الحقيقيه |
| "Yaramaz kalbim kandırıyor." | Open Subtitles | "قلب شقي مضلل." |
| Sen muhtemelen dünyadaki en iyisisin ve Marty karakteri hakkında da haklısın.O kandırıyor. | Open Subtitles | ربما انت الافضل في العالم وانت على حق عندما قلت مارتي غشاش ، انه يغش ـ لا ادري ـ انه يغش |
| Bu finansal bir krizdir ve bunu inkar eden herkes kendini kandırıyor demektir. | Open Subtitles | تلك أزمة مالية , وأي شخص لا يعترف بهذا فهو يخدع نفسه |
| Ne söylediğini bilmek istiyorum. Bizi kandırıyor olabilir. | Open Subtitles | اريد ان اعرف ماذا يقول ربما يخدعنا |
| Sizi kandırıyor. | Open Subtitles | يغشك. |
| -Taburcu olmak istemiyor. Seni kandırıyor. | Open Subtitles | -لا تريد إخراجها من المستشفى، إنها تخدعك |
| Yani o Sam'i kandırıyor ahlaki bir sapma yaşatıyor. | Open Subtitles | أعني من الواضح بأنها تتلاعب بـ (سام) لنوع من الهفوة الأخلاقية |
| İmparatorluk karargahı sadece halkı değil, bizi de kandırıyor. | Open Subtitles | قيادة الإمبراطور... ليست تخدع الشعب فحسب بل تخدعنا أيضاً |
| Kendimi kandırıyor olamam, hayalin beni perişan eder. | Open Subtitles | لن أقوم بخداع نفسي الأن وأسمح لمخيلتي تنهكني |
| "Almanların bizi kandırıyor olma ihtimali vardı." | Open Subtitles | كان محتملاً أن الألمان كانوا فقط يخدعوننا |
| Eğer beni kandırıyorsa aynı zamanda kraaliçenizi de kandırıyor. | Open Subtitles | لكن اذا كان يخدعني فهو ايضا يخدع ملكتكم |