| Ben, kızların Ukiyo-e'lerini yaptıktan sonra, onlar, limana yakın bir galeride kapatırlar. | Open Subtitles | بعد أن أرسم الفتيات الصغار اليوكيو, فهي تعلق في المعرض قرب الميناء. |
| Biz sadece limana doğru küçük bir gezintiye çıkıp, gemilere bakacağız. | Open Subtitles | نحن ذهابون لمجرد التنزه على طول الميناء . للنظر إلى السفن |
| - Evet, gemiye bindiğin gece limana bunu sana söylemek için gelmiştim. | Open Subtitles | أجل, الليلة التي ذهبتِ فيها على تلك الرحلة قصدتُ الميناء لأخبركِ بذلك |
| Onların bunun gibi küçük bir limana yanaşması oldukça şaşırtıcı. | Open Subtitles | إنه من المفاجئ لهم أن يأتوا إلى ميناء صغير كهذا. |
| limana varmadan önce, seyir defterine yolculuğumuzu yazmalısınız. | Open Subtitles | قبل أن نصل للميناء يجب أن تكتب سجل رحلتك البحرية |
| limana indiğimde, yüzmeye gittim ve birisi bunu bana ödünç verdi. | Open Subtitles | عندما ذهبت إلى المرفأ سبحت وأعارني إياها أحدهم |
| Eğer yardıma ihtiyacınız olsa ve hâlâ hayattaysanız, bir geminin sizi alması dört günü alıyor ve bir de o geminin seni limana geri götürmesi de dört gün. | TED | إذا احتجت مساعدةً، ولا تزال على قيد الحياة، تحتاج لأربع أيام لتصل إليك السفينة وأربع أيام لتوصلك إلى الميناء. |
| Baron yakında benim gemimde limana ulaşacak. | Open Subtitles | اعلموا ان البارون سيدخل الميناء قريبا على سفينتي |
| Gemi parçalandı, biz de limana doğru yol aldık. | Open Subtitles | الباخرة تعطلت بنا وتوجهنا مباشرة إلى الميناء |
| Rüzgar yardım ederse, 5 günde limana varırız. | Open Subtitles | برياح معتدله سنصل الميناء خلال خمسه أيام |
| Yakında, limana kadar inip, orada da çıplak dolaşacaklar. | Open Subtitles | سرعان ما سوف يكون المشي في الميناء عراة؟ |
| Şimdi, herkes limana. | Open Subtitles | تكلمنا بما فيه الكفاية، ايها الرجال إلى الميناء. |
| Ağdan geçerek gizlice limana sızıyor. | Open Subtitles | من الواضح أنها تحاول التسلل . خلال الشبكة إلى الميناء |
| Bu limana ne zaman gelsek kötü bir şeyler oluyor! | Open Subtitles | كل مرة نصل فيها إلى هذا الميناء يأتى سوء الحظ , الطاعون |
| Sanki turistmişiz gibi, bizi limana götürmesini istedik. | Open Subtitles | وطلبنا منه أن يأخذنا إلى الميناء كما لو أننا سياح. |
| Daha büyük gemilere terfi ettikten sonra limandan limana göç etmeye başladılar. | TED | وبعد الارتقاء إلى سفن أكبر حجمًا، أصبحت هي أيضًا تهاجر من ميناء إلى آخر. |
| Eğer Gazze işleyen bir limana sahip olabilirse ve bunu Batı Şeria'ya bağlayabilirse, tutarlı bir Filistin'e ve Filistin ekonomisine sahip olabiliriz. | TED | إذا تملكت غزة ميناء بحري فعلي ونشط قادر على ربط الضفة الغربية , عندئذ يمكن إقامة دولة فلسطينية , إقتصاد فلسطيني . |
| Köle gemilerinin, limana yarı kargolarının ölü geldiğini ve hala kâr yaptığını bilirim. | Open Subtitles | وفيات أقل من الثلث ، المعلوم أن سفن الرق تصل للميناء بأقل من نصف العدد أحياء و تجني الأرباح |
| Bir gemiyi denize gönderdik ve o gemiyi limana geri getirememek canımı acıtıyor. | Open Subtitles | وضعنا هذه السفينة في البحر، وقلبي يتحطم لعجزنا عن مساعدتها للعودة للميناء |
| - Şimdi de ölü ve bizim hemen limana gitmemiz gerekiyor. | Open Subtitles | و الآن هي ميتة . و علينا الوصول إلى المرفأ |
| limana gidip bekleyin o zaman. Ve adadan canlı çıkabilmek için dua edin. | Open Subtitles | إذاً إذهبوا عند المرسى و إنتظروا و صلّوا لأن تنجوا من هذه الجزيرة |
| Tamam, yolcu gemisi limana geceyi orada geçirmek için geliyor değil mi? | Open Subtitles | ستبقى الباخرة السياحية إذاً في حوض السفن لليلة واحدة، صحيح؟ |
| Bu gecelik limana girsek olur mu? | Open Subtitles | أترضى إن رسونا للّيل؟ |
| Bazı çocuklar şu an oraya gidiyorlar, onları limana geri getirmeni istiyorum. | Open Subtitles | هناك بَعْض الأطفالِ يُبحرونَ هناك أنا أُريدُ إستعادههم إلى الميناءِ نعم . |
| Üzgünüm ama şuanda onun için yapabileceğimiz bir şey yok. Hemen limana gitmeliyiz. | Open Subtitles | أنا متأسف لا يمكننا فعل شيء حيالها الآن علينا الوصول إلى مرفأ السفن |
| Kargonun güvenli bir limana ihtiyacı var. | Open Subtitles | يجلب كريستو شحنة تحتاج لميناء آمن |
| Bir limana ihtiyacımız var ve Acheron peşimizde olabilir. | Open Subtitles | و لكن نحتاج لمرسى من أجل الاصلاحات و الأكيرون قد تكون لا تزال تبحث عنا |
| limana dön. İznim olmadan hiçbir tekne adadan ayrılmayacak. | Open Subtitles | - اذهب الى المرفاء, لاقارب يغادر الجزيرة دون اذني " " |
| Nasıl olur da Admiral gemisini bu kadar dostane bir limana çekmez? | Open Subtitles | لكن أمام 100,000 كيف سيرفض ور أدميرال هذا التحدى؟ .... إرساء سفينته |
| limana indim. Bilirsin, toptancıdan alabiliyorsun. | Open Subtitles | من أحواض السفن و أحصل عليها بسعر الجملة |
| limana vardığımız zaman bu çantayı alıp tam olarak harita gösterdiğim yere yerleştireceksin. | Open Subtitles | بمجرد أن نرسو ستأخذ الحقيبة و تضعها تماماً حيثما أريتك |