| Cünkü rüyaların çokluğunda ve söz çokluğunda boş şeyler var; | Open Subtitles | العديد من الأحلام والعديد من الكلمات هناك أيضا غير مفيدة. |
| rüyaların ve kara sevdanın otomatı. | Open Subtitles | ،في حياتهم اليومية ماكنة تعرض الأحلام والهيام |
| Bu rüyaların gerçekten benim mi yoksa bütün şehrin de bir yansıması olabileceği; kolektif, devasa bir rüyanın bir parçası mı olduklarını düşünmeye başlıyorum. | Open Subtitles | أبدأ أتساءل إن كانت هذه الأحلام حقاً أحلامي أو أنها جزء من حلم كُلي وضخم حيث أن المدينة كاملةً قد تكون الإسقاط |
| Karar senin ama tahminimce sen konuşana kadar rüyaların durmaz. | Open Subtitles | هذا قرارك, ولكن تخميني أن أحلامك لن تتوقف حتى تفعلي |
| rüyaların hakkında konuşmak mı istersin yoksa Ian Price'dan kurtulmak mı? | Open Subtitles | كنت أريد أن أتحدث عن أحلامك أو قطع إيان السعر ؟ |
| rüyaların gelmesi için, tek gerekli olan uykunun doğal ve kazanılmış olması. | Open Subtitles | , لكي أحلم، الاحلام الهامة يجب أن يكون النوم طبيعياً و مستحقاً |
| O rüyaların kesilmesini istiyorum, böylece cevapları bulabiliriz. | Open Subtitles | أريد أن أوقف هذة الأحلام حتي نحصل علي بغض الإجابات |
| Her zaman, o rüyaların, sormayı bilemediğimiz soruların cevapları olduğunu düşünmüşümdür. | Open Subtitles | أنا في أغلب الأحيان شعرت بأنّ الأحلام تستجيب إليها يستجوب نحن ما فهمنا كيف نسأل. |
| rüyaların altın sayfalar olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | كنت أعتقد أن الأحلام توضع على الصفحات الذهبية |
| rüyaların korkutabileceğini düşünmezsin, fakat benimkiler o kadar kötü hale geldi ki, uyuyamaz oldum. | Open Subtitles | هل تعلم أنت لا تعتقد أن الأحلام قد ترعبك ولكن أحلامي كانت سيئة جدا لم أستطع النوم |
| Artık uyumam gerektiği için, rüyaların tanımı konusuna ilgi duymaktayım. | Open Subtitles | منذ شعوري بالحاجة للنوم، أعرت اهتمام لمفهوم الأحلام |
| İşe yaramayan rüyaların olduğu yere. Rüya Mezarlığına. | Open Subtitles | إلى أين تذهب الأحلام عديمة الفائدة إلى مقبرة الأحلام |
| Eski rüyaların olduğu yere mi? Orada dost edinebilirler! | Open Subtitles | من كل الأحلام القديمة يُمْكِنه أَن يجد حليفا |
| Ona bazı rüyaların, gerçek olmak için çok güzel... olduğunu nasıl söyleyebilirdi? | Open Subtitles | كيف تخبر جارتها أن بعض الأحلام أجمل من أن تتحقق؟ |
| Söyle bana tüm rüyaların gerçekleşince ne yapacaksın? | Open Subtitles | أخبرينى ماذا ستفعلين عندما تتحقق أحلامك ؟ |
| Rüyalar gördüğün söylenir hayatın gözlerinin önünden akıp gider ve tüm rüyaların gerçekleşirmiş. | Open Subtitles | من حياتك في المستقبل الآن كلّ أحلامك تتحقّق |
| Ve Ne farkı var? Belki rüyaların yanlıştı. | Open Subtitles | وما الفرق الذي يحدثه هذا ، ربما تكون أحلامك غير صحيحة |
| Ancak elmaslar sadece pahalı taşlar değil aynı zamanda rüyaların kaynağıdır. | Open Subtitles | الماس ليس مجرد احجار غالية لكن له اشياء من الاحلام |
| Bar'a, bu zevk ışığına, kaybolmuş rüyaların barınağına doğru yöneldi. | Open Subtitles | نحو قاعة الرقص ذلك الضوء المنبعث للمتعة ذلك الصدى للأحلام الضائعة |
| Hayır, bilseydi gördüğü rüyaların onun olmadığını bilirdi. | Open Subtitles | لا، لو عرف بذلك، سيعرف أن أحلامه ليست فعلا ً أحلامه |
| rüyaların bana kötü kokuyor. Pis kokuyorlar. | Open Subtitles | احلامك رائحتها سيئة بالنسبة لي انها مقززة |
| Gördüğüm rüyaların dışında olanları hiç hatırlamıyorum. | Open Subtitles | .... ماعدا هذه الأحلامِ ... سَيكونُ لدى لا أَتذكّرُ شيء عن ما حَدثَ |
| Bu çok saçma! Hayat, senin rüyaların gibi değil. | Open Subtitles | كل شيء هراء الحياة ليست كما تتصورينها في أحلامكِ |
| Yani senin böyle rüyaların hiç olmadı mı? | Open Subtitles | . . إذاً أنت لم تحلم حلماً غريباً من قبل؟ |
| rüyaların ve kabuslarının en güçlü olduğu zamanlardır. | Open Subtitles | عندما تحلم وعندما تصل كوابيسك إلى ذروة قوتها |
| rüyaların onları gören insanın içindeki anlaşmazlıkları yansıttığını söyleyebilirim. | Open Subtitles | يمكننى أن أخبرك أن الأحلام تميل إلى نسخ التضارب الرئيسى فى الحالم نفسه |
| rüyaların Erkeği, rüya gibi bir kızla yaramazlık mı yapıyordu? | Open Subtitles | ماكدريمي) كان يعبث مع فتاة؟ ) |