| 20 yaşındayken bazı ödüller kazandın ve bir roman yayınladın. | Open Subtitles | عندما كنتِ في العشـرين، حصلتِ على بعض الجوائز ونشرتِ رواية. |
| Sizi evinde ağırlayan nazik insanlarla ilgili bir roman yazıyorsunuz. | Open Subtitles | أن تكتبي رواية كهذه عن أشخاص نبلاء استقبلوكِ كضيفةٍ لهم |
| Eğer roman yaşar da damarlarında benim kanımın aktığını öğrenirse Antonov kanından olduğunu öğrenirse seni de öldürene kadar durmaz. | Open Subtitles | وإذا عاش الروماني وأكتشف أن دمي يتدفق في عروقك ولديك دم أنتونوف لا شيء سيوقفه ، فإنه سوف يقتلك أيضا |
| Gerçeği söylemek gerekirse bunu bir hayli komik buldum çünkü roman karmaşıklık üzerinedir. | Open Subtitles | أجد هذا مسلياً نوعاً ما. لأكون صادقاً معك لآن الرواية تتحدث عن التعقيد |
| Buna rağmen, çizgi roman okumaya devam ettim ve hatta kendim çizmeye başladım. | TED | بالرغم من ذلك، استمررت في قراءة الكتب المصورة، وحتى أني بدأت أصنعهم. |
| Başarısız olursan, istediğin zaman kendine bir çizgi roman dükkanı açabilirsin. | Open Subtitles | وأن فشلت، يمكنّك أن تفتح متجراً لبيع القصص المصورة بأيّ وقت |
| Bayan Counts, kütüphanede Bishop O'Dowd Lisesi için oldukça etkileyici bir grafik roman koleksiyonunu bir araya getirdi. | TED | في المكتبة، أسست الآنسة كاونتس واحدة من الأمور اللافتة وهي مجموعة روايات مصورة للأسقف أودود. |
| 4 yaşında bir çocuk tarafından yazılmış mükemmel bir roman var. | Open Subtitles | هناك رواية رائعة جدا مكتوبة من قبل طفل بعمر 4 سنوات. |
| Gelip bunu yüksek hızdaki kameralarla kaydedersek, bunun bir roman gibi olduğunu farkedersiniz. | Open Subtitles | أما عند تسجيل الوميض نفسه بآلات التصوير فائقة السرعة هذه، فذلك مثل رواية. |
| Ama kocamın burada bir ailesi ve bir roman için teslim tarihi var. | Open Subtitles | لكن زوجي لديه حقوق عائلية هنا ووقت نهائي لكتابة رواية ـ ماذا عنك؟ |
| Yalnızca bir roman yazdım, 40 sene evveldi. Bulması da imkânsız. | Open Subtitles | لقد كتبت رواية وحيدة قبل 40 سنة و من المستحيل أن.. |
| Siz bütün gazetecilerin, kalbinizin bir yerinde gömülü bir roman yok mu? | Open Subtitles | لا ليس كل رفاق الصحيفة حصلوا علي رواية دفن مكان ما قلبك؟ |
| Biliyordun. Biz birlikteyken bir roman yazıyordu. Hatırlamak istemiyorsun sadece. | Open Subtitles | بلى لقد كان يكتب رواية أثناء علاقتنا ولكنك لا تتذكر |
| Misilleme olmamasını garantilemenin tek yolu benim roman'ı tek başıma öldürmem. | Open Subtitles | والطريقة الوحيدة لضمان لا يوجد تدعيات يكون علي قتل الروماني وحدى |
| - Hayır. roman Vadik'le olan tek bağımız kayboldu. | Open Subtitles | وصلتنا الواحد إلى الروماني فاديك له مختفى. |
| Peki, bu oğlunun yazacağı roman, arka aksımın parasını karşılayacak mı? | Open Subtitles | هذه الرواية التي يكتبها إبنك. أسيمكنه دفع قيمة عمود السيارة الخلفي؟ |
| Bu çizgi roman kahramanları, çağdaş efsaneleri oluşturuyorlar. | TED | أنهم أساطير حديثة، أبطال الكتب الهزليه ،هؤلاء. |
| Ailesi bilim kurgu izlemediğini söylüyor, çizgi roman da okumuyor. | Open Subtitles | الآباء يقولون أنه لا يشاهد الخيال العلمي أو القصص المصورة |
| Bu da serinin tamamı, yani yedi roman. Çünkü yazar sonlara doğru biraz aylaklık yaptı. | TED | هذه هي جميع روايات هاري بوتر السبعة، لأنها تميل إلى فاف على قليلاً بالقرب من النهاية. |
| Canlı çizgi roman gibi. Adeta çizgi romanın vücut bulmuş hali. | TED | إنه حقاً كتاب هزلي حي. إنه كتاب هزلي تدب فيه الحياة. |
| Aslında, çizgi roman dükkânına yarın gitsek sana uyar mı? | Open Subtitles | هل تعتقدى من الجيد أن أترك المجلات الهزلية غداً ؟ |
| roman, oksijen membranlarını yoğunlaştırmaya çalış. 5 kilo kadar israf edebiliriz. Elini çabuk tut! | Open Subtitles | رومن حاول تكثيف الأغشية الأوكسجين يمكننا أن نخسر عشرة باوند بسرعة هيا |
| Tam tersi olsa roman'ın St. Petersburg'a dükkan açmamızdan hoşlanacağını sanmıyorum. | Open Subtitles | وإذا تم عكس الأدوار أنا لست متأكد من أن رومانى يكون سعيد إنشاء متجر في سانت بطرسبرغ |
| - İyi bir seçim bu. - roman'deki o kadın kimdi... | Open Subtitles | - هذا خيار جيد من تلك المرأة التي مثلت في روماني |
| roman sürüsünü öncelikle korku ile yönetir. | Open Subtitles | الرومانية يوجه القطيع أساسا من خلال الخوف |
| Bu bakımdan roman Coliseum'u garanti edebilirim. | Open Subtitles | الى هذا الحد استطيع التاكيد المدرج الرومانى |
| roman, bilim-kurgu olarak bilinir ama aslında benim 21.yüzyılla ilgili kendi vizyonumu anlatıyordu. | Open Subtitles | إنها ليست روايه بل هي رؤيتي لدور الفرد في القرن الحادي و العشرين |
| Çizgi roman delisi olmuştum, ancak onları asla okula götürmedim. | TED | أصبحت قارئًا شرهًا للكتب المصورة، ولكني لم أحضرها أبداً إلى المدرسة. |