| Daha önce bir arabadan ya da sandviçten başka hiçbir şeyi sevmemiştim. | Open Subtitles | لم أقع في حب شيء ما قط من قبل, بإستثناء سيارة و شطيرة |
| Senden iyilik isteyeceğim gün gelip çattığı zaman yarım bir sandviçten çok daha fazlası olacak. | Open Subtitles | و عندما يحلّ اليوم الذي أقدّم فيه طلبي، سيكون أكثر مِن مجرّد نصف شطيرة. |
| Çünkü sandviçten bahsedebiliyorsun. Ama bu da kötü bir doğaçlama. | Open Subtitles | لأنك تستطيع التحدث عن الشطيرة والتي هي ارتجال سيئ أيضاً. |
| O büyük sandviçten bir parça alırsam ödeşmiş oluruz. | Open Subtitles | حسناً، سنتراضى إن تناولت بعضاً من تلك الشطيرة الكبيرة. |
| Orda sandviçten var ama, bir tek Reuben bulamadım. | Open Subtitles | لسوء الحظ، هم يقدّمون الشطائر هنا ولكن لا يبدو أنّها على طريقة روبن |
| sandviçten haberim yok! Paco! | Open Subtitles | لا أعرف أي شيء بشأن سندويتش |
| Aşağı indiğimde tezgahın üzerine oturmuş, sandviçten kalan peynir artıklarını yiyordu. | Open Subtitles | لا أستطيع الفهم كان يجلس هناك على العداد يأكل بقايا سندويش مشوي الجبن |
| Ton balıklı sandviçten şimdiden pişmalık duymaya başladım. | Open Subtitles | بدأت أندم على أكل شطيرة التونة في وقت سابق |
| "Subway'e gidip beş dolara 30 santimlik sandviçten almalısın!" | Open Subtitles | اذهب الى مطعم و احضر شطيرة بخمسة دولارات |
| Öğle yemeğinde yediğim yengeçli ve mayonezli sandviçten olsa gerek. | Open Subtitles | لقد اشتهيت شطيرة مايونيز على الغداء |
| Eğer orada oturup bir saat meditasyon yapmak sana keyif veriyorsa, yap... yap elbet... eğer salamlı sandviçten zevk alıyorsanız yiyin. | Open Subtitles | وإذا ، يا ولد ، إذا واجهت فقط الفرح جالسا هنا وتتأمل لمدة ساعة ، استحلفك ,افعلها. إذا واجهت الفرح بتناول شطيرة سلامى ، افعلها. |
| Ama jambonlu bir sandviçten tavsiye almayı tercih ederim. | Open Subtitles | ولكني أفضل تلقي النصيحة من شطيرة لحم. |
| Onu hatırlamamın nedeni, o da senin sandviçten ısmarlamıştı ama korkarım servisi karıştırmışız ve sanırım senden önce ayrıldı buradan. | Open Subtitles | أتعرف سبب أنّي أتذكّر أنه طلب تلك الشطيرة أيضاً وكنت أخشى أن نخلط الطلبين. أعتقد أنه رحل قبلك. |
| Bıktım şu sucuklu sandviçten. | Open Subtitles | لقد سأمت من هذه الشطيرة |
| Gümüş sandviçten bir ısırık al. | Open Subtitles | خذ قضمة من الشطيرة الفضية |
| Bu atık sandviçten ders alıyorum. | Open Subtitles | أنا أتعلم الآن من هذه الشطيرة |
| sandviçten değilmiş. | Open Subtitles | هذا ليس تأثير الشطيرة |
| İki gün, iki tuvalet üstü banyo ve bir sürü kulüp sandviçten sonra.... | Open Subtitles | بعد يومين، وإغتسالين والكثير من الشطائر الكبيرة |
| Biz 4 saat boyunca sandviçten falan bahsetmedik. | Open Subtitles | لا أحد يتحدث عن الشطائر لمدة أربع ساعات |
| Çayı paylaştıklarına göre sandviçten olmalı. | Open Subtitles | اذاً لابد أنها الشطائر |
| sandviçten haberim yok! | Open Subtitles | لا أعرف أي شيء بشأن سندويتش ! |
| Bu etli sandviçten bir parça yiyeceğim. | Open Subtitles | سوف أتناول شيئاً من سندويش اللحم. |
| Ben de ertesi gün, o sandviçten yapmaya karar verdim. | Open Subtitles | لذا في اليوم التالي قررت تحضير هذه السندويشة. |