| O senin ağabeyin. Seni seviyor. Bu yüzden böyle yaptı. | Open Subtitles | ،إنه شقيقك , هو يحبك لأجل هذا هو فعل ذلك |
| - Üç içkide yapabileceğime bahse girerim. - Kumarı seviyor musun? | Open Subtitles | اراهنك اني استطيع ان افعلها في ثلاثة كؤوس تحبين المقامرة ؟ |
| Ona yaptığın hiç hoş değil. Biliyorsun seni hala seviyor. | Open Subtitles | أنه ليس عدلا ماتفعله بها أنت تعلم أنها لاتزال تحبك |
| Bana karşı çok iyi, beni seviyor, benim için hayatını değiştirdi. | Open Subtitles | كان جيدًا جدًا معي و يحبني و غيّر حياته من أجلي |
| Öğrenciler TDP'yi seviyor. Onlar onun yeni bir bilgisayar oyunu olduğunu düşünüyorlar. | TED | ان الطلاب يحبون هذا الاسم .. انهم يظنون انه اسم لعبة فيديو |
| Beni seviyor çünkü ben kibar, nazik ve tasalıyım ve heyecanlı ve utangaç ve şefkatliyim! | Open Subtitles | أتدر لم تحبني؟ تحبني لأني جميل و لطيف و عطوف و عصبي المزاج و خجول و حنون |
| Vay be. Öğretmenin senin kara kıçını gerçekten seviyor olmalı. | Open Subtitles | اللعنة يا فتى ، لابد أن المدرّس يحبّ مؤخرتك السوداء |
| Yemek almak için değil, benim eski dergilerimi almayı seviyor. | Open Subtitles | ليس من أجل الطعام، لكنّها تحبّ الحصول على مجلّاتي القديمة. |
| O senin ağabeyin. Seni seviyor. Bu yüzden böyle yaptı. | Open Subtitles | ،إنه شقيقك , هو يحبك لأجل هذا هو فعل ذلك |
| O bu bir ogul gibi geldi evi ve seni seviyor | Open Subtitles | لقد جاء كولد لي في هذا المنزل كما أنه يحبك جداً |
| O da seni seviyor ama birine onu sevdiğini söylemen yetmez. | Open Subtitles | وهو يُحِبُكِ أيضاً ولكن هذا لا يكفي لتقولي أنكِ تحبين أحدهم |
| Dezenfektanların kokusunu, ışıkların bütün gece açık kalmasını seviyor musun? | Open Subtitles | هل تحبين رائحة المطهر الكريهة و الأضواء طوال الليل ؟ |
| Normal hayatlar... Bu bir rüyadır. Sen onu, o seni seviyor. | Open Subtitles | فرد كل بها يحلم التي الحياة هذهِ تحبك وهيَ تحبها أنت |
| Çok komik ve güzel bir kadınsın. İnsanlar seni seviyor Holly. | Open Subtitles | يا رجل , أنتِ مضحكة جميلة الناس تحبك , يا هولي |
| Jamie birlikteyken küçük anlarda hissediyorum çünkü beni çok sert seviyor. | Open Subtitles | يمكنني الشعور به في بعض اللحظات مع جيمي لأنه يحبني بشدة |
| Onu indirdim ama hastalar o ufaklığı çok seviyor gibi. | Open Subtitles | كنت على استعداد لإبعاده لكن المرضى يحبون هذا الطائر الصغير |
| Beni o kadar seviyor ki, Duysanız inanamazsınız. | Open Subtitles | واقول لكم 'هذا أمر لا يصدق أن نعتقد كم تحبني. |
| Bizi sevdiğinden fazla acılarını seviyor o. | Open Subtitles | الحزن سيقتله إنه يحبّ بؤسه أكثر منّا ويعيش عليه |
| Burada görebileceğiniz gibi, bizim gibi, çocuklarımız gibi, bu oyunu joystick kullanarak oynamayı seviyor. | TED | و كما ترون هنا، فهي تحبّ استعمال عصا التحكّم أثناء لعب ألعاب الفيديو، تماما مثلنا و مثل أطفالنا، |
| Unutma ki kızımız onu seviyor. | Open Subtitles | مرحبا سيد ماكنرى ضع فى عقلك ان ابنتنا تحبه |
| İnan bana, patron seni korur. Seni seviyor. Zekanı takdir ediyor. | Open Subtitles | اضمن لك أن رئيسي سيوفر لك الحماية انه معجب بك. |
| Leydi Geraldine kuzeni Ronald Marsh'ı çok seviyor görünüyor. | Open Subtitles | يبدو ان الليدى جيرالدين معجبة بابن عمها رونالد مارش |
| Aman Tanrım! Bu şeyi seviyor musunuz? | Open Subtitles | يا للسماء هل أصبحت تُحب هذه الأطعمة فجأة؟ |
| Toplum genellikle kütüphanelerini seviyor ve sunduğumuz hizmetin kesilmesini istemiyorlar. | TED | غالبًا ما يُحب أعضاء المجتمع مكتباتهم. وهم لا يريدوننا ألا نكون قادرين على الحفاظ على الخدمات التي نقدمها. |
| En iyi tarafı da beni ben olduğum için seviyor. | Open Subtitles | وأفضل جزءٍ هو، أنّها تحبّني على ما أنا عليه. |