| Ben yanaşıyorum ve yiyorum, son yemeğim olsa da zararı yok çünkü en güzeli geçmişte kaldı. | Open Subtitles | سآكل و لو كان هذا عشائي الأخير بما أنني أشعر أن الأفضل ولى |
| Eğer bu benim son yemeğim olacaksa, lanet olası konuya girelim artık. | Open Subtitles | لو من المفترض أنه عشائي الأخير، لنقطع هذه المطارة البائسة |
| yemeğim! Bir şey istemiyorsunuz. Oraya götürün. | Open Subtitles | انتم هذا طعامي ، انتم لاتريدون شيئاً ، احضره الي هنا |
| yemeğim bittiğinde bahşiş istersin değil mi? | Open Subtitles | متأكده انك لاتريدين رأس قضيبي عندما انهي طعامي |
| Sadece saat 1'de yemeğim ve müziğim burada olacak. Tam 1:00'de. | Open Subtitles | فقط قم بإحضار وجبتي و الموسيقى في الواحدة تماماً، الواحدة تحديداً |
| - yemeğim için ödedim, ve bu dana çok saçma bir şeyler başarmışlık duygusu verdi. | Open Subtitles | -دفعت قيمة غدائي مما أعطاني شعورا سخيفا بالإنجاز |
| Sadede gel artık, benim yemeğim soğuyor. | Open Subtitles | مالهدف من اتصالك سيبرد طعامى |
| Umarım hakim bir an önce gelir. Öğle yemeğim var. | Open Subtitles | اتمنى أن تأتي القاضيه إلى هنا قريباً لدي موعد غداء |
| Hepinizi hipnotize edip, kötü niyetli olup olmadığınıza bakıcam, eğer yanlış bir durum sezersem hepiniz yemeğim olursunuz. | Open Subtitles | ،إذا استطعت تنويمك مغناطيسياً فنواياكم غير نقية وستصبحون عشائي |
| Şu an akşam ve yemeğim önce soğudu - ve sonra küflendi. | TED | جاء المساء و عشائي برد ثم تعفن♪♫♪ |
| - Evet, en azından yemeğim için Dino ile kavga etmek zorunda kalmıyorum. | Open Subtitles | إنه عمل نزيه - نعم ، أنا لا أضطر لمحاربة دينو من اجل عشائي - |
| Benim yemeğim de kovada gelebilir. | Open Subtitles | قد يصل عشائي في دلو أتودين الخروج؟ |
| - Oradaki benim de yemeğim! - Beyler, beyler, beyler. | Open Subtitles | إنه طعامي أيضاً - يارفاق ، يارفاق ، يارفاق - |
| - Lanet yemeğim nerede kaldı, pislik? | Open Subtitles | أين بحق الجحيم طعامي يا صاحب الوجه اللعين؟ |
| Burada en azından elbiselerim var... yemeğim ve yatağım var. | Open Subtitles | هنا على الاقل لدي ملابسي و طعامي وسرير |
| Sadece saat 1'de yemeğim ve müziğim burada olacak. Tam 1:00'de. | Open Subtitles | فقط قم بإحضار وجبتي و الموسيقى في الواحدة تماماً، الواحدة تحديداً |
| Bu kötü işte. Son yemeğim bir tabak dolusu Şili fıstığı oldu. | Open Subtitles | هذا ليس جميلاً، كانت وجبتي الأخيرة زبدة فول سوداني بالفلفل الأحمر |
| İkimiz çok eğleneceğiz. - Bu öğle yemeğim mi? | Open Subtitles | وسنقضي وقتا ممتعا سوية هل هذا غدائي ؟ |
| Öğle yemeğim. | Open Subtitles | هذا ليس من أجل المسابقة، إنه غدائي |
| yemeğim mi o? Çok açım. | Open Subtitles | هل هذا طعامى ؟ |
| Yanında rozbifin yoksa yemeğim bile olamaz. | Open Subtitles | وبدون كيلو لحم مشوي معه لن يكون ذلك حتى غداء |
| Bu da benim ünlü İspanyol paella yemeğim. | Open Subtitles | وهذا طبقي المشهور الذي يبدو مظهره ومذاقه |
| Son zamanlarda yemeğim biraz ezilmiş yumruklanmış gibi, geliyor. | Open Subtitles | لأن مؤخراً غدائى ...اصبح مطحون كما لو تعرض للكم |
| Bırak onu. Hey! O benim yemeğim. | Open Subtitles | ضع هذا مكانه هاى، هذا عشائى |
| Mızıkam ve bir sonraki yemeğim, karşılığında kol saatin. | Open Subtitles | سأمنحك المزيد. آلةالهرمونيكا... ووجبتي القادمة... |
| - Konu ne? Potansiyeli olan bir müşteriyle akşam yemeğim var ve bana katılman çok iyi olur. | Open Subtitles | لدي عشاء مع عميل محتمل، وأحبّذ أن تنضمي إلي. |