| Bu en iyisi. Kazanan o! Yaşasın Deliler Kralı! | Open Subtitles | إنه الأفضل ، إنه الرابح يعيش ملك السفهاء |
| Ve bu yılın Kazanan temasını seçmek üzere Ten Commandments'ın yıldızı, Charlton Heston aramızda. | Open Subtitles | ومعي هنا لأختيار الموضوع الرابح لهذه السنه نجم الوصايا العشره تشارتن هيستن |
| - Kazanan takım değiştirilmez. | Open Subtitles | اننىاحبهذةالسيارة، لا تقم ابدا بتغيير الفريق الرابح |
| - kazandın. Pes ediyorum. - Pardon? | Open Subtitles | ـ انت الرابح انا استسلم ـ المعذرة ؟ |
| 8 kazanır ve sevgili kraliçe kaybeder. | Open Subtitles | رقم 8 هو الرابح والملكة الجميلة هي الخاسرة |
| Eğer sizin numaranız çekilirse, 2 milyon $'ı Kazanan şanslı siz olabilirsiniz. | Open Subtitles | لو تمَ سحبُ رقمِك يمكنكَ أن تكونَ الرابح المحظوظ لـ 2 مليون دولار |
| Kazanan Takımın belediye başkanı, o lezzetli şeyi pişirmek için fırını, fritözü, ızgarayı ya da ocağı hazırlamaya başlasa iyi olur. | Open Subtitles | بأفضل طريقة لطبخ الطيبات سواء كانت بالشواية أو بالمقلاة أو بالبخار عمدة الفريق الرابح |
| Kazanan tarafta ölmeyi tercih ederim. Teşekkürler. | Open Subtitles | لذا ، أعتقد بأني سأموت و أنا مع الجانب الرابح شكراً لك |
| Kazanan suçluluğu. Loto talihlilerinde oldukça yaygındır. | Open Subtitles | ذنب الرابح إنّها شائعة فعلاً مع المستفيدين من اليانصيب |
| Kazanan bana Rönesans Partisi'nde eşlik eder ve çok özel randevu hakları kazanır tıpkı eski zamanlarda olduğu gibi. | Open Subtitles | الرابح سيرافقني إلى نهضة فاير وسيحظى بحقوق حصرية في الموعد كما كانت تجري الأمور في ذلك الوقت |
| Kazanan takımda olduğun sürece sadık olmamaları zor olacaktır. | Open Subtitles | لا يصعب أن تكون وفياً حينما تكون بالفريق الرابح. |
| Kazanan sen olurdun yine de. | Open Subtitles | من الواضح , أنكِ ستكونين الرابح الأكبر هنا |
| Ölümler, şiddet, korkunç insan davranışları oldu ve buradaki büyük Kazanan kesinlikle Kanal 9 haberleri oldu. | Open Subtitles | ، حصل موتٌ، و عنف ، تصرفات إنسانيّة فظيعة و الرابح الأكبر بالتأكيد هي القناة التاسعة للأخبار |
| -Hadi gidelim. -Peki Clark sen kazandın. | Open Subtitles | هيا دعنا نذهب - حسناً كلارك أنت الرابح - |
| Sen kazandın birader. | Open Subtitles | أنت الرابح يا أخي |
| kazandın. 100.000 dolar. | Open Subtitles | أنت الرابح مائة ألف دولار |
| Top sana çarparsa elenirsin, ama topu yakalarsan o elenir ve sonuçta sahada adamı kalan takım kazanır. | Open Subtitles | إن ضربك بالكرة، تخرج لكن إن أمسكت بالكرة، هو يخرج ــ وآخر فريق يبقى لديه أحد صامد يكون الرابح ــ يا لها من لعبة مسلّية |
| Hata yapmışım. Ne aptalım! İki numara kazandı. | Open Subtitles | فعلت خطأ كمْ غبي منّي إنّ الرقم الرابح إثنان |
| kazanıyor olduğun için bana nazik davranman gerekmez. | Open Subtitles | الآن، لاأريدك بأن تتساهل معي، لآنك الرابح. |
| Bana öğrettiği şey; savaş senin savaşın değilse kazanacak tarafa geçmek gerektiğiydi. | Open Subtitles | علمني , أنها إن لم تكن حربك إنحاز للجانب الرابح |
| Sanki onu hak etmediğini hissediyordu. Buna "Kazananın suçluluğu" demiştim. Ama ya bambaşka bir suçluluktan bahsediyorsak? | Open Subtitles | أطلقتُ عليها "ذنب الرابح" ولكن ماذا لو كان هناكَ نوع آخر من الذنب تماماً؟ |
| Düellonun galibi Kraliçe Lemon'a Rönesans Partisi'nde eşlik edecek. | Open Subtitles | أذكركم بأن الرابح في هذه المبارزة سيرافق الملكة ليمون |
| Kesin gözüyle bakılıyor. Tamamen. | Open Subtitles | أنا الرابح الأكيد , سأكون أنا المدير بكل تأكيد |
| Fry ve Bender! Kazandıran kombinasyon. | Open Subtitles | فراي و بيندر هما الفريق الرابح |