| Çünkü bu hikaye yetişkinler için çok tehlikeli bir şey ifade edebilir. | Open Subtitles | لأنه يمكن أن يعني أن شيء ما قد كبر شيء خطير جدا |
| Etrafta bir sürü çöl adamı var, çok tehlikeli. Sabaha kadar beklemek zorundayız. | Open Subtitles | انه خطير جدا مع كل هؤلاء الناس حولنا يجب أن ننتظر حتى الصباح |
| Senin de hemen eve gitmen lazım. Buralar çok tehlikeli olacak. | Open Subtitles | وأنتي يجب أن تذهبي للمنزل حالا فالوضع خطير جدا جدا هنا |
| Pakistan'da kadınların her gün yüzleştiği çok ciddi ve bazen ölümle sonuçlanan türde bir taciz. | TED | هذا النوع من المضايقات التي تتعرض لها النساء في باكستان خطير جدا ويؤدي إلى حدوت وفيات في بعض الأحيان. |
| -Sakın! çok riskli. Telefonda söyle. | Open Subtitles | لا , لا هذا خطير جدا أيضا يجب عليك إستخدام الهاتف |
| Bu çok tehlikeli. Ölü ya da diri senin için tekrar üzülmek istemem. | Open Subtitles | أنه أمر خطير جدا ولا أريد أن أشعربالاسف عليك |
| Hiç bir yere gitmiyoruz. Kasabaya inmek çok tehlikeli. | Open Subtitles | أنت لن تذهب إلى أي مكان انه أمر خطير جدا الذهاب إلى المدينة |
| Yalnız kalmak için çok tehlikeli. | Open Subtitles | كوني عاقلة، المكان خطير جدا عليك هنا اترك لنا بندقيتك |
| Tek bildiğim Harry Ashcombe'un çok tehlikeli bir adam olduğu. | Open Subtitles | كل ما أعرفه بأن هاري أشكومب رجل خطير جدا |
| Aşağıda çok tehlikeli bir şeyler olduğuna dair hislerim var, | Open Subtitles | يتملكني شعور بأن لدينا على الأقل شيء خطير جدا بالأسفل هناك |
| -Adıi Koh olan bir ruh. Ama çok tehlikeli. Onu Yüz Çalan diye çağırırlar. | Open Subtitles | الروح تدعى كو، ولكنه خطير جدا والجميع يناديه سارق الوجوه |
| Yalnız başına kalması çok tehlikeli olur. Beni sen yarattın. | Open Subtitles | إنه خطير جدا ليبقى وحده - أنت من صنعتني - |
| Başka seçeneğimin olmadığını biliyorum, ama bu çok tehlikeli görünüyor. | Open Subtitles | انا اعرف انني ليس لدي خيار هنا هذا يبدو خطير جدا |
| Alt uzay paraziti sadece Wraith'lerin hipersürücü sistemlerini etkiliyor olsa bile Yıldız Geçitleri'nin çalışma prensibini karıştıran çok tehlikeli bir tür radyasyon ortaya çıkartıyor. | Open Subtitles | على الرغم من أن إضطرابات الفضاء الثانوي تؤثر فقط على محركات الريث الفائقة فهى تولد نوع خطير جدا من الإشعاع |
| Uzun hikaye, ama bizden çok tehlikeli bir hedefi yok etmemizi istedi. | Open Subtitles | إنها قصة طويلة ،لكنه طلب أن نقوم بتحييد هدف خطير جدا |
| Hemen eve gidiyorsunuz. Çok ama çok tehlikeli burası. | Open Subtitles | وأنتي يجب أن تذهبي للمنزل حالا فالوضع خطير جدا جدا هنا |
| - Yapamayız. Bir sürü var. çok tehlikeli. | Open Subtitles | هناك الكثير منها , والوضع خطير جدا يجب أن نفعل شيئا ما |
| Mike, baylar ve bayanlar, Buy More'da yönetimi almak hem yasal değil hem de çok tehlikeli, inanın. | Open Subtitles | مايك، سيداتي ساداتي، السيطرة على الباي مور ليس فقط غير قانوني، و لكنه خطير جدا |
| NBA gerçeklerle yüzleşmeli. Olanlar çok ciddi. | Open Subtitles | أتحاد السلة يجب أن يواجه الحقيقة ما يحدث خطير جدا |
| Bir şey daha: Dışarda silah taşıma. Bu çok riskli olur. | Open Subtitles | شيء أخر, لا تخرجي مع مسدسك, ذلك خطير جدا |
| Bu kadar tehlikeli olacağını bilseydim, Katılmana izin vermezdim. | Open Subtitles | لو كنت أعرف أن هذا أمر خطير جدا , وأود أن لم يكن لديك تتيح لك الانضمام إليه. |
| İkiyüz Harvey çok tehlikelidir, tekrar ediyorum, çok tehlikelidir. | Open Subtitles | هارفي أو ذو الوجهين خطير جدا نكرر, خطير جدا |
| Çok endişe verici bir suçlama. | Open Subtitles | إنه اتهام خطير جدا |