Tek elle tutunuyorsunuz, diğer yedi milyar insanla aranızdaki tek bir bağlantı.. | TED | أنت الآن تمسك بيد واحدة، رابط وحيدا ل 7 ملايين شخص آخرين. |
Ve dünyadaki tüm web sayfaları arasında 55 trilyon bağlantı var. | TED | وهناك 55 تريلليون رابط بين كل الصفحات على الإنترنت في العالم. |
Bi bağlantı olmalı Bunu bi daha yapmam 2 genç öldü | Open Subtitles | يجب أن يكون هناك رابط لن أقوم بهذا مجدداً لن افعل |
Yani onunla, Bayan Kettering arasında bir bağ yok, değil mi? | Open Subtitles | اعنى, لايوجد رابط بينها و بين السيدة كيترينج اليس كذلك ؟ |
Ama Mary Drake ve Elliott Rollins arasında bir bağ bulamadım. | Open Subtitles | لكنني لم أستطع إيجاد رابط بين ماري دريك و إليوت رولينز. |
Mağara resimleri bağlantısı beni insanlığın en eski sanat eserlerinden bazısına götürdü. | TED | يأخذني رابط رسومات الكهوف إلى بعض من الفنون المعروف للجنس البشري |
Üzgünüm canım. Sadece bir ev sahibi ve kiracısı arasındaki bağı ortaya çıkardın. | Open Subtitles | آسفة يا عزيزي، لكن كلّ ما حددته .هو رابط بين مالك ومستأجر لملكيته |
Demek satış ve arama motoru sonuçları arasında hiçbir bağlantı yok. | Open Subtitles | إذا لا يوجد رابط بين المبيعات الإعلانية و نتائج محرك البحث؟ |
Burada gördüğünüz her bir bağlantı bir kimsenin söylediği bir şey ile içerikler arasındaki gerçek ğlantıları gösteriyor. | TED | كل رابط من هذه الروابط التي ترونها المقدمة هنا هي علاقة فعلية كونت بين شئ قاله شخص ، بين قطعة من محتوى. |
Yazıyı bağlantı işareti olarak kullanan ilk gruptular. | TED | كانوا أول من استخدم النص نفسه كعلامة رابط. |
Uygulamalı bilim eğitimi ile küresel sağlık arasında daha önce öngöremediğim ama hakikaten ilginç bir bağlantı var. | TED | لمأخطط لهذا من قبل. لكن هناك رابط مثير حقاُ بين المشاركة الفعلية في تعليم العلوم و الصحة العالمية. |
Geçtiğimiz ağustos ayında Facebook'a girdim ve ana sayfamdaki haberlere bakarken arkadaşlarım tarafından paylaşılan bir bağlantı dikkatimi çekti. | TED | في أغسطس الماضي دخلت فيسبوك كنت أطالع المستجدات، لفت نظري رابط تشاركه أصدقائي |
Tahmin edilebilir, duygusal bir bağlantı ve bu hileyi çok uzun bir süredir kullanıyoruz. | TED | إنه رابط عاطفي متوقع، وقد استعملناه منذ زمن طويل جدا. |
CRS ile immün sisteminin lösemiyi yok etme yeteneği arasında güçlü bir bağ var. | TED | لذا فهناك رابط قوي بين السي أر إس وقدرة جهاز المناعة على القضاء على سرطان الدم. |
Saydam güneş pilleri için yeni bir bağ, yeni bir madde keşfettiler. | TED | لقد اكتشفوا رابط جديد، مادة جديدة لخلايا الطاقة الشمسية الشفافة. |
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı. | TED | ولقد تسبب ذلك فى تحقيق رابط خاص بينى وبين المحيط |
Bazı insanların bir, bazılarının iki kimisinin altı, kimisinin de on tane bağlantısı var. | TED | بعض الأشخاص لديهم رابط واحد ، و آخرين لديهم إثنين البعض لديه ستة، و آخرون لديهم عشرة روابط |
Olmaz, onunla aramızda hiç bir kan bağı yok. | Open Subtitles | مستحيل، ليس بيننا رابط حقيقي كانت كلها كذبة كبيرة |
2010'un sonbaharında, Guatemala'dan bir arkadaş Octavio'ya TEDTalk'a giden bir link yolladı. | TED | في خريف 2010 , صديق من جواتيمالا ارسل الى اوكتافيو رابط تيدتوك. |
Bak, bana projenin linkini yollarsan biz de göz atarız. | Open Subtitles | أنظر، لماذا لا ترسل لي رابط مشروعك لألقي نظرة عليه |
Şimdi bu hücreler ve diğer çoğalıcılar arasındaki altuzay bağlantısını yeniden kurmalıyız. | Open Subtitles | و الآن يجب أن نعيد تأسيس رابط الفضاء الجزئي بين هذه الخلايا والمتبقين من المستنسخين |
Olay sırasında köprü havadaymış. Kurbanların, mekanların ve tanıkların arasında ilişki kurmaya çalıştık ama elimizde bir şey yok. | Open Subtitles | الجسر كان خارج نطاق العدسة، حاولنا إيجاد رابط بين الضحايا و الأماكن و الشهود ، لكننا لم نجد شيئاً |
Sanki aramızda harika bir bağlantımız varmış gibi hissettim, biliyor musun? | Open Subtitles | اشعر بأن هنالك رابط مثير بيننا، أتفهم؟ |
Tıpkı bakman için gönderdiğim halde senin görmezden geldiğin her ev linki gibi. | Open Subtitles | مثلما انك تتجاهل كل رابط لكل منزل احتاج منك ان تلقي نظرة عليه |
Ama ben aramızda kurduğumuz muhteşem bağlantıları aklımda tutmak istiyorum. | Open Subtitles | ولكن أحب أن أُفكر في أننا قمنا ببناء رابط كبير. |
Okuduğunuz veya belki duyduğunuz şeyler her ne ise bu psikopatla hiç bir kişisel bağım yok. | Open Subtitles | لكن بغض النظر عما قرأته أوسمعته ليس لديّ أي رابط شخصي بهذا المختل |
Tanıştığınız günden beri bir bağınız var.. | Open Subtitles | و لطالما كان هناك رابط بينكما منذ أول يوم إلتقيتما فيه |
Bununla işiniz bitince bir bağlantıya daha tıklayabilirsiniz. | TED | ومن ثم عندما تشبع من ذلك يمكنك الضغط على رابط آخر. |
Belki burada Mary ve Elliott arasındaki bağlantıyı bulmana yarayacak bir şey vardır. | Open Subtitles | ربما يوجد شيء هنا قد يساعدك في ايجاد رابط بين ماري و إليوت. |