| Fikirlerinin kötü olduğunu biliyordum. Pekâlâ. Biz onunla oynayalım. | Open Subtitles | عرفت ان أفكارك كانت سيئة حسناً, سوف نتلاعب به |
| Çok da işime gelirdi. Lynn'in ona âşık olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | وهذا كان يناسبنى, وقد عرفت ان لين قد وقعت فى غرامه. |
| Teşekkürler. Kendinizi suçlu hissettiğinizde, bazen, başınızın üstünde fırtına bulutları dolaşıyormuş gibi olur. Bu fırtınayı başınızdan defetmenin tek bir yolu olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | أحياناً عندما تشعر بالذنب يشبه الأمر غيوم عاصفة فوق رأسك عرفت ان هناك طريقة واحدة لجعل عاصفة الذنب تختفي |
| Resmini gördüğüm zaman, bu dünyada bir kardeşim olduğunu anladım. | Open Subtitles | فى اللحظة التى رايت فيها الصورة, عرفت ان لى اخ فى هذا العالم. |
| 11 Eylül 2001 sabahı oğlumun dünya ticaret merkezinde olduğunu öğrendim | TED | لقد عرفت ان ابني كان في مركز التجارة العالمي في صباح الحادي عشر من سبتمبر 2001 |
| Öyleyse Bayan Qahraei'nin ona numarayı verdiğini nereden bildin? | Open Subtitles | إذن كيف عرفت ان السيدة قهارى اعطتها رقم هاتف الطبيب؟ |
| Korktuğunuz gibi ejderha yumurtadan çıktı. | Open Subtitles | عرفت ان بيضة التنين فقست |
| Dairenin boş olduğunu biliyordun çünkü Ms. Winters'ı Avrupa'ya yollamıştın. | Open Subtitles | انت عرفت ان الشقة كانت فارغة لأنك أرسلت الآنسةَ نويل إلى أوروبا |
| Bu yeleğin kötü bir fikir olduğunu biliyordum, ...ama ofisteki eşcinsel adam geri döndüklerinde söyledi bunu. | Open Subtitles | عرفت ان هذه السترة فكرة سيئة ولكن الرجل الشاذ في المكتب اخبرني انها رائجة مجددا |
| Ama asla ona vermedim, çünkü yanlış olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | ولكني لم اعطها له أبداً لأني عرفت ان هذا خاطئ. |
| Ama ertesi sabah aynı yerde bulduğumda bir terslik olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | لكن عندما وجدته في صباح اليوم التالي عرفت ان هناك شيئا خاطئا |
| Araştırmamı yaptım, buraya taşındığımızda bunun seni bulmam için elime geçen fırsat olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | لكنني بحثت عنك, وعندما انتقلنا إلى هنا عرفت ان هذه هي فرصتي لإيجادك |
| Bir şekilde bunun olmasının tek yolunun bu olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | بشكل ما عرفت ان هذه كانت السبيل الوحيدة لحدوثة |
| Sonra garajdayken, bir şeylerin yanlış olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | ثم عند موقف السيارات, عرفت ان شيئا ما سيحدث |
| O oda hakkında yanlış birşeyler olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | عرفت ان هناك شيء خاطئ بتلك الغرفة |
| Adresi gördüğüm zaman bir şeyler olduğunu anladım. | Open Subtitles | لقد عرفت ان هناك شىء سيء عندما رايت العنوان |
| Ama sonra, senin istediğinin de bu olduğunu anladım. | Open Subtitles | عرفت ان هناك جثث, وسيموت اشخاص .. |
| Şimdi yakınına uğramayacağım bir bölge olduğunu öğrendim. | Open Subtitles | الآن فقط عرفت ان هذه المنطقة يجب ان لاألمسها |
| Ailemin Nijerya'daki Fulani kabilesinden olduğunu öğrendim. | Open Subtitles | عرفت ان عائلتي من قبائل الفولاني بـ نيجيريا |
| Önce onun döneceğini nasıl bildin? | Open Subtitles | كيف عرفت ان ذلك البدين سينحرف اولا ؟ |
| Korktuğunuz gibi ejderha yumurtadan çıktı. | Open Subtitles | عرفت ان بيضة التنين فقست |
| Bu akşam onun için ne kadar önemli olduğunu biliyordun ve onun için bu delilikleri yaptın. | Open Subtitles | عرفت ان الشّيء المهمّ ...لها كان ذلك اليوم و حدث إليك لعمل هذا الجنون |
| Onsuz grubun daha hızlı olacağını biliyordum. | Open Subtitles | عرفت ان بدونه ستتحرك المجموعة بسرعة اكبر |