| Bizi Anlamıyorsun bile. Cehenneme gitmesi gereken kişi sensin, melez. | Open Subtitles | انت لا تفهمين انت من يجب عليه الذهاب الى الجحيم |
| Anlamıyorsun. Tamam mı? Dikkatini çekmek için kendimi küçük düşürdüm. | Open Subtitles | لا تفهمين , أُذللت و أنا أحاول أن أجلب انتباهك |
| Bana çift kişilik yatak almıyorsun çünkü neden ihtiyacım olduğunu Anlamıyorsun | Open Subtitles | لكنكِ لن تبتاعين لي فراشاً مزدوجاً لأنكِ لا تفهمين حاجتي له |
| Bak, Anlamıyorsunuz, O şimdi orada kızımı alıyor, şimdi, şimdi! | Open Subtitles | أنت لا تفهمين إنه هناك الآن إنه يقلها الآن، الآن |
| Muhtemelen Anlamıyorsun ama bu başına gelen en iyi şey | Open Subtitles | لعلك لا تفهمين هذا الآن لكنه أفضل ما حدث لك |
| Farkındayım, hiç meraklı olmayan ahmak bir kadın olduğumu düşünüyorsun, lâkin Anlamıyorsun. | Open Subtitles | أنا أعلم إنك تعتقدين أنني امراة ..حمقاء بدون فضول لكنكِ لا تفهمين |
| - Hiç Anlamıyorsun be kızım! - Sana çok kızgınım! | Open Subtitles | إنّكِ لا تفهمين الأمر، أليس كذلك أنا غاضب جداً منكِ. |
| "Neden bin yıl sonra böylesine ortaya çıkmışken, hala annemle kalasın ki?" Ve bana, "Hiç bir şey Anlamıyorsun." dedi. | Open Subtitles | لماذا تريد ان تصرح للعلن بعد بعد كل هذه السنوات وتبقى مع امي ؟ عندها قال انتِ لا تفهمين شيئاً |
| Anlamıyorsun. Bunların hepsi bir düşünce. | Open Subtitles | .لا تفهمين الأمر يا أمي كل الأمر أنها مجرد أفكار |
| Seninle gurur duymak istiyorum. lrma, beni Anlamıyorsun. Daha önce kimseye karşı böyle şeyler hissetmedim. | Open Subtitles | لكن يا ايرما,أنت لا تفهمين أنا لا أريدك أن تفعلين هذا من أجلى |
| Anlamıyorsun. Bence sandığından daha iyi anlıyorum. | Open Subtitles | ـ أنتي لا تفهمين ـ أكثر من أن تتمنى فعلت |
| Anlamıyorsun. Ares delirdi. Bu kazanamayacağınız bir savaş. | Open Subtitles | أنت لا تفهمين إنه مجنون هذا قتال لا يمكنك كسبه |
| Langford'un söylediklerinde ne anlam olduğunu Anlamıyorsun. | Open Subtitles | أنتى لا تفهمين ما معنى أن أظهر ببرنامج لانجفورد |
| Lisa, ailemi Anlamıyorsun. | Open Subtitles | هل جربت الجذم المقلوبه ليزا انت لا تفهمين والداى |
| İşler nasıldır Anlamıyorsun. Erkekler işler nasıldır bilir. | Open Subtitles | انتِ لا تفهمين كيف تعمل هذه الاشياء الرجال يفهمون كيف تعمل |
| İşler nasıldır Anlamıyorsun. Erkekler işler nasıldır bilir. | Open Subtitles | انتِ لا تفهمين كيف تعمل هذه الاشياء الرجال يفهمون كيف تعمل |
| Anlamıyorsun. Horace olursam, evimiz olmaz. | Open Subtitles | أنتِ لا تفهمين لو كنتُ هوراس ، فلن يكون هناك بيت |
| - Ama Anlamıyorsunuz. - Deliğin tam yanına gitti. | Open Subtitles | ولكنكِ لا تفهمين انها هناك بجانب السارية |
| Hayır, Anlamıyorsunuz. | Open Subtitles | أنت لا تفهمين إنها لم ترد ذلك الطفل مطلقا |
| Sen böyle şeylerden anlamazsın en iyisi bize bırak. | Open Subtitles | أنت لا تفهمين شيئاً عن تلك الأشياء ، إتركيها لنا |
| Benim nasıl çalıştığımı bilmiyorsun. Bazı kurallarım vardır. | Open Subtitles | أنتِ لا تفهمين كيف أعمل، لدي طريقة معينة في العمل |
| Bir bok anladığın yok! Şimdi yürüyebiliyorum. | Open Subtitles | لا ، أنت لا تفهمين شيء أستطيع المشي الآن |
| Dünyaya ne kadar güzel olduğunu göstermek istiyorum, Anlamıyor musun? | Open Subtitles | أنتِ لا تفهمين أنني أيد أن أريى العالم هذا الجمال |
| Ama yaparken, bana ne kadar zor geldiğini de anlayamazsın. | Open Subtitles | لكنّكِ أيضا قد لا تفهمين أبدًا كم كان صعبًا عليّ أن أفعل ما فعلت.. |
| bence psikolojik desteğe ihtiyacı olan sensin, çünkü hala anlamadın. | Open Subtitles | الذي يَحتاجُ بَعْض المساعدةِ النفسيةِ لأنك ما زِلتَ لا تفهمين. |
| Bunu şimdi anlamadığını biliyorum, ama bir gün anlayacaksın. | Open Subtitles | أعرف أنكي لا تفهمين ذلك الآن ولكنك ستفهمين يوما ما |
| Belki geri dönüşümün ne kadar kolay olduğunun farkında değilsin. | Open Subtitles | ربما أنتِ لا تفهمين كيف أن إعادة التكرير أمر سهل |