| Yardım edemem. Bana emir verildi. | Open Subtitles | لا يمكننى المساعدة ، لدى أوامر قالوا لي أن أطلب منكم المغادرة |
| Yardım edemem. Bana emir verildi. Buradan gitmenizi söylememi istediler. | Open Subtitles | لا يمكننى المساعدة ، لدى أوامر قالوا لي أن أطلب منكم المغادرة |
| Bunu yapmayacaksan ve_BAR_ben de kelepçelerle yapamam... bize çok fazla seçenek kalmıyor,_BAR_değil mi? | Open Subtitles | و انا لا يمكننى التنظيف بهذة السلاسل فى يدى لا يوجد لنا خيارات |
| Bu erkek işi ve siz kadınsınız. Oraya inmenize izin veremem. | Open Subtitles | إنه عمل للرجال، وأنتِ رقيقة، لا يمكننى أن ادعك تذهبين لأسفل |
| Hakkımda ne düşündüğünüzü biliyorum... ..ama teslim olamam. | Open Subtitles | أعرف ما تفكره بشأنى ولكن لا يمكننى تسليم نفسى , لا يمكننى |
| Durdur Onu. Bekleyemem. Hemen yola çıkmalıyım. | Open Subtitles | لا يمكننى الأنتظار لابد أن أغادر فى الحال |
| İkinizi de kovardım ama şu anda personel çıkartmayı göze alamam. | Open Subtitles | كنت لأطردكما سوياً حالاً لكن لا يمكننى تحمل خسارة القوة العاملة |
| Hareket bile edemiyorum evlat. Sanki vücudumdaki her kas acıyor. | Open Subtitles | لا يمكننى التحرك حتى كأن كل عضلة فى جسدى تتألم |
| Söyledim, tren olmak zorunda. Bekleyemeyiz, böyle devam edemem. | Open Subtitles | لكننا لا يمكننا الانتظار لا يمكننى الاستمرار فى ذلك |
| Elimde değil. İyileşene kadar, burayı terk edemem. | Open Subtitles | لا يمكننى التحكم فى ذلك ، لن إذهب قبل أن أشفى تماماً |
| Mahkemeye gelip cinayet işlediği sırada benimle olduğu üzerine yemin edemem. | Open Subtitles | لا يمكننى أن أدخل المحكمة و أقسم أنه كان معى وقت ارتكاب الجريمة |
| Ne yazık ki, size yardım edemem. Tren yola çıkalı 1,5 saat oldu. | Open Subtitles | لسوء الحظ , لا يمكننى مساعدتك فالقطار غادر منذ نصف ساعه |
| Lütfen, lütfen, profesör! Bunu becerememezlik yapamam. Ben vizeli öğrenciyim. | Open Subtitles | أرجوك سيدى لا يمكننى الرسوب فى هذا أنا طالب منتدب |
| Sana göstermek istediğim bir şey var, ama şimdi yapamam. | Open Subtitles | لدى شيء أريه لكِ لكن لا يمكننى أريه لك الان |
| yapamam. Hukuka başlayamam. | Open Subtitles | لا يمكننى فعل ذلك لا يمكننى العمل فى المحاماة |
| O makineyi bir daha kullanmana izin veremem. Kusura bakma... | Open Subtitles | لا يمكننى أن أتركك تستخدم الأله مره أخرى أننى أسف |
| Tüm bunları bilerek emekli olamam, Mick. | Open Subtitles | لا يمكننى أن أتقاعد بعد أن عرفت كل هذا يا ميك |
| Onu hiç kimse ya da hiçbir şeyle paylaşamam. | Open Subtitles | لا يمكننى أن اتقاسمها مع أى أحد أو أى شئ |
| o olmasaydı bu gece de olmazdı. Bütün övgüleri alamam. | Open Subtitles | لن تكن ممكنة بدونة لا يمكننى ان اخذ كل الفضل |
| Hareket bile edemiyorum evlat. Sanki vücudumdaki her kas acıyor. | Open Subtitles | لا يمكننى التحرك حتى كأن كل عضلة فى جسدى تتألم |
| Bak, Pete, Sana para veremem, ama Sana yardım edeceğim. | Open Subtitles | انظر , بــيت , لا يمكننى إعطائك المال ,لكنى سأساعدك |
| Kahretsin adamım buna devam edemeyeceğim. Zor yürüyorum. | Open Subtitles | اللّعنه, لا يمكننى مزاولة هذا الهراء يا رجل يمكننى السير بصعوبه |
| Beni öldür ama aileyi bırak -Olmaz..önce Seni öldürürsem göremezsin | Open Subtitles | بإمكانك قتلى لكن دع العائله تذهب لا يمكننى تنفيذ ذلك |
| Villette zengindi... ..ama Artık parayı alamam. | Open Subtitles | فاليت كان غنى ولكن الان لا يمكننى الاحتفاظ بالمال |