| Omuzluğum olmadan beni tanımanız çok güzel. | Open Subtitles | لطيف منك أن تتعرفى على بدون حشيات الأكتاف |
| çok naziksin, ama eminim ki çok güzel görünmüyordur. | Open Subtitles | هذا لطيف منك , لكني متأكدة من أنه ليس رائعاً |
| Çok kibarsın, bu kadar kısa zamanda gelebildin. | Open Subtitles | حقا لطيف منك أن تأتي من قبل على هذا إشعار قصير. |
| Bunu söylemeniz çok hoş ama, ben öyle bir yere uygun değilim. | Open Subtitles | لطيف منك أن تقول هذا، لكني لست الشخص المناسب لمكان مثل ذاك. |
| Bunu teklif etmen büyük incelik, ama anlıyorsun, değil mi? | Open Subtitles | لطيف منك إقتراح هذه الوظيفة، لكنّك تتفهم الوضع، صحيح؟ |
| Teşekkür ederim. Seslenirim. Çok naziksiniz. | Open Subtitles | شكراً جزيلاً ، سأفعل كان هذا لطيف منك. |
| Bir başkasını böyle düşünmen çok tatlı, biliyor musun? | Open Subtitles | هذا لطيف منك بأنك تفكر بشخص أخر بهذه الطريقة, أتعلم |
| Hey, Klaski, boş zamanlarında bize katılman çok güzel. | Open Subtitles | مرحبا كلاسكى .. لطيف منك ان تنضم لنا فى يوم عطلتك |
| - Sen işimi çok kolaylaştırdın. - Şey bunu söylemen çok güzel. | Open Subtitles | ـ تجعل مهمتي سهلة جدا ـ حسن ، لطيف منك أن تقول ذلك |
| İkimizin de bunun gerçek olmadığının bilmemize rağmen bunları söylemen çok güzel | Open Subtitles | انه لطيف منك ان تقولي حتى ولو كنا نعرف بأن هذا ليس صحيحا |
| Çok kibarsın. Evet, Jerry de takdir ediyor. | Open Subtitles | وهذا لطيف منك , وجيري يقدر ذلك |
| Çok kibarsın ama eve dönmeyi düşünüyordum, çünkü hem annem hamile hem de taşınıyoruz, ayrıca eve dönmezsem arkadaşlarım beni öldürür. | Open Subtitles | حسنا هذا في الحقيقة عمل لطيف منك... ...ولكن أعددت خطط للعودة إلى المنزل, لان أمي حامل... ...ونحن ننتقل.. |
| "Ne kadar kibarsın." diyorum sadece. | Open Subtitles | انا فقط ساقول هذا لطيف منك ان تقول |
| Hepimizi akşam yemeğine çıkarman çok hoş George. | Open Subtitles | هذا لطيف منك أن تصحبنا جميعاً على العشاء، جورج. |
| Bu çok hoş bir teklif ama yine de planımıza sadık kalalım. | Open Subtitles | إنه عرض لطيف منك ولكن لنلتزم بالخطة, إتفقنا؟ |
| Bunu söylemen büyük incelik. Gelmen de ince bir davranış. Mecbur değildin. | Open Subtitles | لطيف منك قول ذلك، لطيف منك الحضور، لم يكن لزاماً عليك |
| Komiser Hurst, aramanız ne büyük incelik. | Open Subtitles | المفوّض هيرست، كَمْ لطيف منك للإتِّصال. |
| - Çok naziksiniz. | Open Subtitles | هذا أمر لطيف منك. لا شكر على واجب. |
| - Bu gerçekten de çok tatlı... bunu şimdi açabilir miyim? | Open Subtitles | إنه حقاً تصرف لطيف منك هل أستطيع فتحه الآن؟ |
| Ne kadar kibarsınız, Başçavuş. | Open Subtitles | ايها العريف، كَمْ لطيف منك للمَجيء صباح الخير |
| Gerçekten çok naziksin ama ben hayatım boyunca hokey oynamak için eğitildim. | Open Subtitles | لطيف منك ان تقول هذا، ولكنى تدربت طوال حياتى لالعب الهوكى. |
| - Miss Jouvet, gelmeniz ne kadar güzel. | Open Subtitles | ضربة تلك. الآنسة جيوفيت، كم لطيف منك للمجيء. |