| Köyleri planınız hakkında uyardım, tam zamanında. | Open Subtitles | لقد حذرت القرويين من خطتك, في الوقت المناسب |
| Sör Francis Bryan'ı senden uzak durması için uyardım. | Open Subtitles | لقد حذرت السير فرانسيس بريان للبقاء بعيدا عنك |
| Sör Francis Bryan'ı, senden uzak durması için uyardım. | Open Subtitles | سأكون شاكرا, أيها السير فرانسيس في المستقبل لتركك زوجتي وحدها لقد حذرت السير فرانسيس براين لكي يبقى بعيدا عنك |
| Tanrı şahidim ki bu ikisini daha önce uyarmıştım. | Open Subtitles | إن الله تعالى على ما سأقول شهيد لقد حذرت هذين الإثنين |
| Herkesi tehlikelere karşı ısrarla uyarmıştım. | Open Subtitles | لقد حذرت الجميع بأستمرار من المخاطر التي تنطوي عليها |
| Matmazel Monro'yu cesarete ihtiyacı olduğu ve çok tehlikeli bir hal alabileceği konusunda uyardım. | Open Subtitles | لقد حذرت الأنسة مونرو انها ستكون فى حاجة الى الشجاعة لأن الأمر قد يكون خطيرا جدا |
| Yapabilir misin? Ahsoka'yı gözetlemeleri için en alt seviyelerdeki güvenliği çoktan uyardım bile. | Open Subtitles | لقد حذرت الامن بالفعل فى المستويات السفلي |
| Piçi uyardım, ama yaklaşmaya devam etti. | Open Subtitles | لقد حذرت هذا الحقير لكنه أستمر بالتقدم |
| İngilizleri çekilmeleri için uyardım. | Open Subtitles | لقد حذرت الانجليز للعوده لبلادهم |
| Ben herkesi uyardım. | Open Subtitles | لقد حذرت الجميع مسبقا |
| Dreiberg'ü çoktan uyardım. Buraya da sizi uyarmaya geldim. | Open Subtitles | لقد حذرت (درايبيرج) بالفعل، وجئت كي أحذركما أيضاً |
| Drei Berg'i uyardım. Şimdi de sizi uyarıyorum. | Open Subtitles | لقد حذرت (درايبيرغ) بالفعل، وجئت كي أحذركما أيضاً |
| Diğerlerini çekilmeyeceğim konusunda uyardım. | Open Subtitles | لقد حذرت الآخرين انني لن افعل . |
| İlaç bölümünü uyardım, o kadar. | Open Subtitles | لقد حذرت الصيدلة, لكن لا |
| Herkesi uyardım. | Open Subtitles | لقد حذرت الجميع |
| Herkes'i, Atherton'ı hacklemelerinin kendi ölüm fermanları olacağı konusunda uyardım. | Open Subtitles | (لقد حذرت "الجميع" بأن اختراق (آثرتون سيكون ناقوس نعيهم |
| A.J'yi, Ty hakkında aptalı oynaması için, uyardım. | Open Subtitles | لقد حذرت (إي.جي) بأن يتظاهر بعدم المعرفة بأمر (تاي) |
| Wayne'i şu küçük siyah kutular konusunda uyarmıştım. | Open Subtitles | لقد حذرت واين عن الصندوق الاسود الصغير |
| Onu yanına almaması için babanı uyarmıştım. | Open Subtitles | لقد حذرت والدك من إعطائه ملاذاً. |
| Böyle bir şeyle karşılaşabileceğine dair seni uyarmıştım. | Open Subtitles | لقد حذرت من أن شيئا مثل هذا قد يحدث. |