| Kalbimi kırdın. Kalbimi kırdın! | Open Subtitles | أعلم أنك من فعل ذلك يا فريدو لقد كسرت قلبى |
| Çünkü annen hiçbir yere gitmezdi. Beni ayarttığında onun kalbini kırdın. Sen yaramaz bir kızsın, fahişesin... | Open Subtitles | لقد كسرت قلب أمك عندما إختطفتنى منها لقد كنت فتاة سيئة, عاهرة |
| Bugün bir sürü şey kırdım. En azından bu kadarını yapayım. | Open Subtitles | لقد كسرت العديد من الأشياء اليوم، هذا أقل شيء أقوم به.. |
| Baba, ödül dolabını kırdım ve uzaklaştırma aldım. | Open Subtitles | لقد كسرت خزانة الجوائز يا أبي وتم فصلي مؤقتاً |
| Bir uçak kadar büyüktü. İki elimi de kırdı. | Open Subtitles | بيج بابى هذا فى حجم الطائرة لقد كسرت كلتا يدى فى هذه المباراة |
| Hukuk fakültesinde öğretilen ilk kuralı çiğnedin. | Open Subtitles | لقد كسرت القانون الأول الذى علمتك إياه فى مدرسة المحاماة |
| Aferim Kate. Anne babasının da kalplerini kırdın. | Open Subtitles | وقت الرحيل يا كايت لقد كسرت قلوبنا جميعا |
| Aman tanrım. Aman tanrım, çantamı kırdın! | Open Subtitles | أوه، يا إلَهى أوه يا إلَهى، لقد كسرت حقيبتي |
| Aman tanrım. Aman tanrım, çantamı kırdın! | Open Subtitles | أوه، يا إلَهى أوه يا إلَهى، لقد كسرت حقيبتي |
| 62.50 dolarlık, son moda Sergio da Vincis gözlüklerimi kırdın. | Open Subtitles | لقد كسرت نضارتي من سيرجيو دافنشي وثمنهم 62.50 دولار |
| Kayak yapmak çok tehlikeli. Kolunu spadayken kırdın. | Open Subtitles | التزلج خطر جداً لقد كسرت يدك في المنتجع الصحي |
| Evine hoş geldin evlat. İki lamba kırdım ve tüm mektuplarını kaybettim. | Open Subtitles | مرحباً بعودتكم ياولدي، لقد كسرت مصباحين وفقدت كل بريدكم |
| Bloomingdale'den. Camı kırdım ve küçük beyaz adamdan aldım. | Open Subtitles | تبا لقد كسرت النافذة واخذتها من الرجل الابيض. |
| Durun. Herkes duysun. Profesörün şişe gemisini ben kırdım! | Open Subtitles | انتظر, يجب أن يعرف الجميع لقد كسرت سفينة البروفيسور التي كانت بداخل الزجاجة |
| Camını ben kırdım, ama özür diledim öyle değil mi? | Open Subtitles | لقد كسرت الواح زجاج نافذتك لكنى قلت اسف اليس كذلك؟ ؟ |
| Aşağılık sürtük burnumu kırdı! Ver o silahı bana! | Open Subtitles | أيتها السافلة لقد كسرت أنفي أعطني ذلك المسدس |
| En iyi arkadaşım Angelic tatilde Abilene'deki evinde dans ederken kalça kemiğini kırmış. | Open Subtitles | لقد كسرت أعز صديقة لدي حوضها وهي ترقص في أبيلين |
| Seçime üç gün kala siyasi anlaşmamızı bozdun. | Open Subtitles | لقد كسرت بوعدك السياسي قبل 3 ايام من الانتخابات |
| Ayağım kırıldı! Bagajda çekme halatı olacak. | Open Subtitles | لقد كسرت قدمى فى حقيبة السيارة يوجد حبل للسحب |
| O gidişatı bozdum. Sen de olsan gülümserdin. | Open Subtitles | لقد كسرت تلك الوتيرة، لتبسمت لو كنت مكاني أنت أيضاً |
| Güneş gözlüğümü kırdınız. | Open Subtitles | لقد كسرت نظاراتي الشمسية إلى نصفين |
| Yedi ayak parmağın kırılmış ama sen ona beş de çünkü serçe parmakları kırıktan sayılmaz. | Open Subtitles | لقد كسرت 7 أصابع, ولكن 5 منها حقيقية لأن الخنصر بالكاد يحسب. |
| Birkere sırf şişe kapağını açamadığım için kafamda kırmıştım, anlıyor musun? | Open Subtitles | لقد كسرت زجاجه فوق راسي ذات مره لاني لم استطع فتحها |
| Sanırım hayır. 12 yaşındayken patenle bileğini kırmıştı. | Open Subtitles | لا لقد كسرت كاحلها عندما كانت في الثانية عشرة وهي تتزلج |