| Ben çocukken, annem bir dava üzerinde gece gündüz çalışıyordu. | Open Subtitles | وأنا صغير، كانت أمّي تعمل على قضية على مدار الساعة. |
| Bir elektronu yörüngede tutan gücün, kütleçekimiyle hiçbir ilgisi yoktur. | Open Subtitles | القوة التي تُبقي الإلكترون في مدار لا علاقة لها بالجاذبية |
| Bu 5.5 gün boyunca el sallayan TV oldu. Sevdiklerine canlı bir mesaj gönderdiklerinde insanlar Son derece mutlu oldular | TED | كان هذا تلفاز تلويح على مدار خمسة أيام ونصف، ويشعر الناس بسعادة بالغة عندما يستطيعون إرسال رسالة حارة إلى أحبابهم. |
| Elektron, daha büyük bir yörüngeye sıçramak için enerji kazanmalıdır. | Open Subtitles | على الإلكترون أن يحصل على طاقة للقفز إلى مدار أوسع |
| Onun da yörüngesini değiştirmek yaklaşık bir buçuk saat alır. | Open Subtitles | ويحتاج الأمر إلى ساعة ونصف فقط ليتغير مدار ذلك القمر |
| Süperman yüzlerce ölümcül savaş başlığını etkisiz hale getirmek için sürekli çalışırken. | Open Subtitles | بينما سوبرمان تم تعمل على مدار الساعة لنزع مئات الرؤوس الحربية الفتاكة، |
| deniz hatlarının üstünde oturuyor. Her kutupsal yörünge uydusunu kontrol edebileceğiniz bir yer. Her yörüngedeki. | TED | كما أنه أيضا، بسبب جغرافيتها، تعتبر مكانًا يمكنك فيه التحكم في كل قمر صناعي مداري القطبية في أي مدار. |
| En iyi ajanlarımızın bu olayda gece gündüz çalıştığını ikinize de temin edebilirim. | Open Subtitles | يمكننى أن أوكد لكلاكما أن أفضل عملائنا يعملون على هذا على مدار الساعه |
| Bu, 90 memurun gece gündüz çalıştığı karışık bir operasyon. | Open Subtitles | هذه عملية معقدة تشمل 90 ضابطا العمل على مدار الساعة |
| Bunun aksine yıldız ise daha küçük bir yörüngede döner. | Open Subtitles | ولكن النجم يتحرك كذلك ، ولكن في مدار أصغر بكثير |
| Başlıyoruz, Mars Keşif Gezgini gibi bir yörüngede dönüp sonra geri dönüyoruz. | Open Subtitles | وها نحن , نلف في مدار مثل كوكب المريخ يرحل و يبتعد. |
| Yıl boyunca, timsahların asıl besinleri memelilerden ziyade, balık ve yumuşakçalardır. | Open Subtitles | على مدار السنة, تتغذي التماسيح على السمك والرخويات بدلا من الثدييات |
| Sonraki üç ay boyunca, şehirdeki insanlar açlıktan ölmeye başladı. | Open Subtitles | على مدار الشهور الثلاثة التالية بدأ الناس بالمدينة بالتضّور جوعاً. |
| Siz gelmeden hemen önce hiperuzaydan çıktı ve Ay'ın çevresinde yörüngeye girdi. | Open Subtitles | لقد خرجت من الفضاء الفوقي وأخذت مدار ثابت حول القمر قبل وصولك |
| Bu eşsiz hızlı çekim görüntüler Son dört yılda çekildi. | Open Subtitles | اُلتقطت هذه الصور المميزة المتباطئة على مدار الأعوام الأربع الماضية |
| Kullandığımız yöntem, yıldızların karadelik etrafındaki yörüngesini izlemek. | TED | و الأداة التي نستخدمها هي مراقبة طريقة دوران النجوم في مدار الثقب الأسود |
| Yani istediğimiz şey, kıta boyutundaki buzun kilometrelerce altını gözlemlemek ve bunu sürekli yapmak. | TED | إذَاً ما نريده هو صور رصد لما يوجد تحت كيلومترات من الجليد بمساحة قارة، ونريدها على مدار الساعة. |
| Döner, park yıl boyunca 7 gün 24 saat açıktır. | Open Subtitles | و هكذا، المتنزه مفتوح سبعة ساعات باليوم، على مدار العام، |
| Dünyadaki yörünge eğitimlerinde bunu binlerce kez yaptın. | Open Subtitles | لقد قمت بهذا ألف مرة في التدريب حول مدار الأرض |
| Yıl boyu kış mı olacak sanmıştın? | Open Subtitles | هل إعتقدتِ أن الشتاء سيبقى على مدار السنة؟ |
| tüm odalar 24 saat boyunca gözetim ve güvenlik altında. | Open Subtitles | مراقبة على مدار الساعة و رجال الأمن في كلّ غرفة |
| Biz aslında gezegen atmosferlerini buradan, Dünya yörüngesinden inceleyebilmekteyiz. | TED | يمكننا حاليا القيام بدراسة أجواء الكوكب من هنا، من مدار الأرض. |
| On bin ila yüz binlerce yıllık sürelerde meydana gelen Dünya'nın yörüngesindeki küçük değişimler güneş ışığının Dünya'daki dağılımını değiştiriyor. | TED | تغيرات بسيطة في مدار الأرض تحدث على مدى العشرات إلى مئات الآلاف من السنين تغير توزيع ضوء الشمس على الأرض. |
| Millet, bunca yıldır tek bir takımın karıştığı kavgaya ilk kez şahit oluyorum. | Open Subtitles | حسنـًا، علـى مدار سنوات عملي هذا أول شجار حدث بين أعضاء فريق واحد |
| ÜIkemizin güvenlik güçleri geçen hafta boyunca dur durak demeden Başkan Grant'e düzenlenen alçakça saldırının sorumlularını aradılar. | Open Subtitles | خلال الأسبوع الماضي، قامت وكالات الأمن الوطني بالعمل على مدار الساعة، بحثاً عن الأشخاص المسؤولين |