| Güçlü duygusal bağlar yok,siyasi inanç yok, özel ilgiler yok. | Open Subtitles | لا روابط عاطفية قوية، لا معتقدات سياسية، لا مصالح معيّنة. |
| Çünkü cayacak bir inancın bile yok, yani. | Open Subtitles | لإنك... ليس لديك معتقدات لتكفر بها، ماذا إذاً؟ |
| Eğer ailevi inançları ve... ...düşünceleri değiştirebilirsek... ...toplumun inançlarını ve düşüncelerinide değiştirebiliriz. | TED | لو إستطعنا تغيير طريقة تفكير و معتقدات الأسر، يمكننا أن نغير معتقدات و طرق تفكير المجتمعات. |
| Onun ve Emily'nin içinde bulunduğu koşulları anlamamızda Peder Moore'un inançlarının hayati önemi var. | Open Subtitles | معتقدات الأب مور في هذه القضية مهمة في تكوين مفهوم له ولفهم إيميلي لحالتها |
| İhtiyaç içinde olanı geri çevirmek Druid inanışlarına terstir. | Open Subtitles | هذا ضد معتقدات الكهنة أبعاد الذين يحتاجون للمساعدة |
| İslami inanç ve Mormon inancı, hatta Scientology inancını görüyorum. | Open Subtitles | أرى معتقدات إسلامية ومورمونية وعلمولوجية حتى |
| İroni yoluyla saf inanışın zarar görmeyeceği, parçalanmayacağı anlamına gelmez. | Open Subtitles | الأمر لم يكن مجرد معتقدات ساذجة يتم تقويضها وتفكيكها بطريقة ساخرة |
| Tuhaf inanışları olan sanrılı bir adam onlara avlanıp öldürmeyi öğretti. | Open Subtitles | مريض نفسي ممسوس مع معتقدات غريبة والذي علمهما الصيد ومن يقتلوا انظروا لهذا |
| Kral Robert'ı putlarından ayırıp Işığın Efendisi'ne yönlendirmek. | Open Subtitles | لطرد معتقدات الملك (روبرت) ودفعه للإيمان بـ (إله النور). |
| Bazılarınızın inançlarıyla Emily'nin veya sanığın inançları bağdaşmıyor olabilir. | Open Subtitles | بعضكم قد يجد نفسه غير قادراً على التوفيق بين معتقدات إيميلي روز أو معتقدات المتهم مع معتقداته الخاصة |
| Aynalar hakkında bir inanç var şöyle ki yalanlarını, sırlarını gösterir; | Open Subtitles | هناك معتقدات كثيرة عن المرايا أنها تظهر كذبك أو أسرارك |
| Acaba hiç... dini bir inancın oldu mu? | Open Subtitles | هل لديك أي معتقدات دينية |
| Bayan Herman herhalde oğlunuzun inançlarını onaylıyor olamazsınız? | Open Subtitles | مس هيرلين, بالطبع لن تتغاضي عن معتقدات ابنك |
| Tibet dini yapısı Budizm'le çok daha eski olan ve bir zamanlar bölgenin tamamına hâkim durumdaki Şaman inançlarının emsalsiz bir sentezinden oluşur. | Open Subtitles | الدين التيبتي مزيج فريد من البوذية قائم على عدة معتقدات واسعة الإنتشار في كافة أنحاء المنطقة. |
| - İnsanları inanışlarına göre yargılamayın. | Open Subtitles | آنسة (كولنز)، إننّا لا نتدخل في معتقدات الآخرين. |
| Herkesin inancı yanlış küçük olanlar hariç. | Open Subtitles | معتقدات الجميع على خطأ، عدا المعتقدات الصغيرة. |
| "Totemik hiyerarşisindeki hakimiyet yeri, onların kutsallık bölgesinde müşterek ve geçmiş inanışın bir sonucudur." | Open Subtitles | شغفه هو السيطرة على العمود السحري. يمثل نتيجة مشاركة معتقدات الأسلاف. في ممتلكاتهم الخاصة. |
| House'un güçlü inanışları vardır ve güçlü inanışları olan insanlara saygı duyar. | Open Subtitles | وهو يحترم الآخرين الذين لديهم معتقدات قويّة |
| Kral Robert'ı putlarından ayırıp Işığın Efendisi'ne yönlendirmek. | Open Subtitles | لطرد معتقدات الملك (روبرت) ودفعه للإيمان بـ (إله النور). |
| İnsanların temel inançlarıyla alay etmek yasal değil biliyorsunuz. | Open Subtitles | تعلمون, إنه من غير القانوني السخرية من معتقدات الآخرين |
| Ve bunun için başkalarının inanışlarını tam olarak anlamamız da gerekmez. Saygı duyalım yeter. | TED | وهذا لا يتطلب منا حتى أن نفهم معتقدات الآخرين بشكل كامل، بل يتطلب أن نحترمهم فقط. |
| Bu yüzden inançlarımız var. | Open Subtitles | لهذا لدينا معتقدات |
| Bu, Sayın Yargıç, yalnızca doğaüstü inançlara ya da dinsel konulara dayanılarak yapılabilir. | Open Subtitles | و هذا , سيادتكم, يمكن أن يحدث بناء على معتقدات ميتافيزية و دينية فقط |
| Bu fermanla zulüm gelecek, inançları yüzünden masum insanların kanı dökülecek. | Open Subtitles | هذا القانون يدعو اضطهاد وسفك دماء الأبرياء الذين يشاركون معتقدات مختلفة |