| Bir çıkış kapısı ya da geçit var mı? Onu kullanmış olabilir mi? | Open Subtitles | هناك باب أو خروج أو بعض النوع ممر بإنّه يمكن أن يأخذ مستعمل؟ |
| Bilemiyorum, büyük bir koridor vardı tüm odalarda küvetler vardı. | Open Subtitles | لا أدري، كان هناك ممر وأحواض استحمام في كل الغرف |
| Sürpriz olmasının ötesinde oraya ulaşıp, Kall yolu ile kesişen nehri güvenceye almalıyız. | Open Subtitles | ليست هنا المفاجأة للوصول هناك، يجب علينا تأمين النهر الذي يقطع ممر كال |
| Zikzak çizerek Alaska'ya giden Sunshine geçidine doğru yol alacak. | Open Subtitles | انه يتبع طريقا متعرجا فى ممر صنشاين ليصل الى الاسكا |
| - Yerçekimsel ısıma. İç uzaydan dış uzaya bir geçiş yolu. | Open Subtitles | ممر من الإشعاعات الجاذبة من الفضاء الداخلي إلى الفضاء الخارجي |
| Kuzeydoğu Asya'dan Myanmar ve Bangladeş'ten Güney Çin'e uzayan bir ticaret koridoru inşa ediyorlar. | TED | وهي تقوم ببناء ممر تجاري يمتد من شمال شرق الهند من خلال ميانمار وبنغلاديش إلى جنوب الصين. |
| Mesela şimdi, sen bir koridorda durduğumuzu görüyorsun ama ben orman olarak görüyorum. | Open Subtitles | على سبيل المثال , أنت ترانا أننا جالسون فى ممر لكننى أراه كغابة |
| Karanlık bir sokakta bir sürü adamı tek başına halledebilirsin sanırım. | Open Subtitles | يبدو أنّه يمكنك أن تهتم بنفسك في ممر مظلم ملئ بالرجال |
| Gizli geçidi arıyorum! Her zaman bir gizli geçit olur! | Open Subtitles | أبحث عن ممر سري , لطالما يكون هنالك ممر سري |
| Bölge müdürlüğü Cheonggye deresine çıkan bir geçit olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | ..مكتب المقاطعة يقول بأن هناك ممر يقود لمسار.. تشونج جاي |
| Kimse Alpleri geçemez. Her geçit kendi lejyonu tarafından korunuyor. | Open Subtitles | لا أحد يستطيع عبور جبال الألب كل ممر فيها محمي بفيلق خاص به |
| Bu koridor makine dairesine gider. | Open Subtitles | ثمة ممر هناك يؤدى لغرفة المحركات لقد عبرته |
| Kazıyarak o ızgarayı çıkarabilirim, ve deliği koridor çıkışına kadar büyütebilirim oradan hücre katına ve belki çatıya. | Open Subtitles | يمكنني أن أكمل هذه الفجوة الي الخارج وأ ُكبر الفتحة ممر الخدمة. فوق بناية الزنزانة ولَرُبَّمَا الي السقف. |
| Yani burası onun araba yolu, ama Carli kaynaklı bir karışıklık istemezsin. | Open Subtitles | اعني انه في ممر سيارتها,ولكن لن اخاطر بأن تظنني اقصد كارلي اخرى |
| Hani ağaçlıklı bir yolu olan kırmızı tuğladan büyük bir ev. | Open Subtitles | منزل كبير بالطوب الأحمر ذو ممر مليىء بالأشجار ؟ |
| Karanlık ağaçlık bir yol veya... ...orman yolunda, bir yüz veya bir varlık mı diye... ...birçok şeyi ayırt etmeye çalışırız. | TED | فعندما ننظر إلى ممر مظلم أو طريق في غابة نحاول ملاحظة وجه أو مخلوق |
| Para, medya baskısı, Orta doğuya güvenli geçiş. | Open Subtitles | اموال .. وسائل الاعلام .. ممر آمن للشرق الاوسط |
| Güney kapısının altında bir servis koridoru var. | Open Subtitles | هناك ممر الأداة التي يتم تشغيله الجدار الجنوبي |
| Yolda buraya doğru gelirken, uçakta, koridorda aşağı yukarı yürüyordum. | TED | في طريقى إلى هنا على الطائرة , كنت أسير فى ممر الطائرة |
| Haberlerdeki olayı gördüm. Cesedini bir ara sokakta bulmuşlar. | Open Subtitles | لقد رأيت التغطية الإخبارية وجود جسمه في ممر |
| Onun adı yaya geçidi! Yaya geçidinden önce durmalısın, üzerinde değil! | Open Subtitles | انه يسمى ممر مشاه , يجب ان تتوقف قبله وليس عليه |
| Rahatça geçebileceğin bir yol, hatta patika bile olmayacak. | Open Subtitles | لن يكن هناك طريق او حتى ممر يمكنك الذهاب خلاله |
| Kim olduğumu bile bile sinema salonunda koridordan geçip, sahneye çıkabilecek miydim? | Open Subtitles | أيمكنني السيّر من ممر هذا المسرح و أعتلي المسّرح، داريًا من انا؟ |
| Kyber geçidinde, donuyordum. Giardia iltihabı kapmıştım. | Open Subtitles | ماذا عن االذي تعرضت له في ممر خيبر؟ |
| Onyx Pass yakınındaki bir kampa gitmesi gerektiği gibi bir şey söyledi. | Open Subtitles | قال شيئا عن الحاجة الى توصيلة الى مخيم قريب من ممر اونيكس |
| Bir keresinde, hastahane koridorunda durup annesiyle vedalaştıydı. | Open Subtitles | عندما وقفت ذات مرة في ممر المستشفى ولوحت مودعة أمها. |