| Bundan kısa bir zaman sonra, bir şekilde Honduras karşıtı radikaller tarafından kaçırılmışlar. | Open Subtitles | وقت قصير بعد ذلك ، وقالوا انه اختطف من جانب متطرفين معادين لهندوراس |
| İyi tarafından bakarsak, Yu ile geçmişte birçok işbirliğimiz oldu. | Open Subtitles | من جانب مشرق , إنه سيكون أكثر تعاوناً من الماضي |
| Evet, ama bu biraz tek taraflı geliyor değil mi? | Open Subtitles | نعم، ولكن لا تظن أن يبدو قليلا من جانب واحد؟ |
| Bazen tek taraflı aşklar için fazla zaman harcamak iyi değildir. | Open Subtitles | أحيانا يمكن، أن تقضي وقتاً طويلاً على حب من جانب واحد. |
| Bir taraftan, bu biyolojik bir etki, ve epey büyük. | TED | فهو من جانب تغير إحيائي وتغير كبير في الواقع. |
| Gerçek bir kovboyla tanıştım, bu arada. | TED | لقد التقيت راعي بقر فعلى، من جانب الطريق. |
| Aynı zamanda mevcut objeleri getirebilirsiniz ve de bir tarafta elde edilerek diğer tarafa iletilenleri de. | TED | وكذلك يمكنك أيضاً جلب المجسمات الموجودة، وسوف يتم القبض على هذه المجسمات من جانب ونقلها للجانب الآخر |
| MDPD barkoduna göre CSI'lardan biri tarafından teslim alınmış efendim. | Open Subtitles | باركود الشرطة يقول بأنّه فُحص من جانب أحد محققينا، سيّدي. |
| "Pasifik'in bir tarafından diğer tarafına gidiyor mular?" | TED | يذهبون من جانب واحد من المحيط الهادئ إلى أخرى؟ |
| Vadinin bir tarafından diğerine bir grup yuvadan bir sonrakine bu seslenişin gezdiğini duyarsınız | TED | يمكنك أن تسمعه من جانب الوادي إلى الجانب الآخر، من مجموعة أوكار واحدة إلى التالية. |
| İşte anahtar nokta: Eğer fitili bir tarafından başlatınca 30 saniye boyunca yanıyorsa fitilin yanması 30 saniye daha sürecektir. | TED | ها هي الفكرة الرئيسية: إذا أشعلت خيط من جانب واحد، سيستغرق حرقه 30 ثانية، سيتبقى 30 ثانية أخرى لحرق ما بقي منه. |
| Ordu tarafından yönlendirilmekte bir sakınca görmüyordu. | Open Subtitles | لـقـد سـمـح لـنـفـسـه أن يـتـم .. التلاعب به من جانب العسكريين |
| Ring tarafından geliyor, Felaketin Efendisi, Acının Kralı, eşsiz ve benzersiz Apollo Creed. | Open Subtitles | أنه يصعد من جانب الحلبة,سيد الكوارث وملك الأعاصير الوحيد الفريد ,أبولو كريد |
| Aslında hayır çünkü ben onun fikrini almadan tek taraflı karar vermiyorum. | Open Subtitles | لا، في الواقع، لأنّني لا أتخذ قرارات من جانب واحد دون إشراكها. |
| Çoktan kendi içinde kozasına çekildiğinden, tek taraflı bir veda oldu. | TED | في الوقت الذي كانت منغلقة على نفسها، كان هناك توديع من جانب واحد. |
| Büyük ihtimalle beynini uçurup gelirsin ve böylece bu konuşmalar da tek taraflı olmuş olur. | Open Subtitles | أو من المحتمل أن تعود وأنت مصاب برأسك لا يمكن أن تكون المحادثات من جانب واحد |
| Bununla birlikte, bir taraftan gelen düşük frekanslı ses, uzak olandan mikrosaniyeler önce yakındaki kulağa ulaşacaktır. | TED | أما صوت منخفض التردد قادم من جانب واحد سيصل إلى الأذن القريبة قبل البعيدة بأجزاء من المليون من الثانية. |
| Bir sonraki figür daha büyük görünür ve bir taraftan diğer tarafa atılan bir figür görürsünüz. | TED | يرتسم الشكل التالي بشكل أكبر، و ترى شكلا يندفع من جانب إلى الجانب الذي يليه. |
| Eşofman sende kalsın bu arada. | Open Subtitles | يمكن عليك أن تبقي تلك السراويل، من جانب الطريق. |
| Ya da iki yer arasında bağlı bir objeniz olabilir, böylece eğer bir tarafta bir topu hareket ettirirsem, top diğer tarafta da hareket eder. | TED | أو يمكن أن يكون لديك مجسم مرتبط بين مكانين، بحيث يمكنني أن أنقل الكرة من جانب واحد، وتتحرك الكرة من الجهة الأخرى كذلك. |
| Bu dünyada sana tek bir şey öğrettiysem o da her hikayenin birden fazla tarafı olduğudur. | Open Subtitles | لو كنت علمتك أمراَ واحداَ في هذا العالم هو أن هناك أكثر من جانب لكل قصة |
| Babamın tarafında 7 erkek daha vardı, o zamandan itibaren, Cornell'ların hepsi katil olmuşlardı. | TED | كان هناك سبعة رجال إضافيين، من جانب أبي، بدأوا حينها، من أسرة كورنيل، كانوا جميعهم قتلة. |
| Baba tarafim. | Open Subtitles | - من جانب أبي - |