| Bunlar, kötü adamlarla bu ağacın dibinde birlikte olan kızlardan kalmış. | Open Subtitles | هذه سراويل الفتيات اللواتي كنّ تحت هذه الشجرة مع رجال أشرار |
| Tam sonsuza kadar yalnız kalacaklarını düşündüklerinde, annelerini bu ağacın altında uyurken buldular. | Open Subtitles | وعندما اعتقدوا انهم سيظلون بمفردهم للأبد عثروا على والدتهم نائمةً تحت هذه الشجرة |
| Bu devrilmiş ağacın orada meydana gelmiş, bu yüzden yapmamız gereken O ağacı bulmak ve böylece olay mahallini de bulmuş oluruz. | Open Subtitles | لقد حدث الأمر عند هذه الشجرة المُنخفضة، لذا كلّ ما علينا فعله هُو إيجاد الشجرة، وسنجد مسرح الجريمة. |
| Son iki saat içinde şu ağacın yanından 4. kez geçiyoruz. | Open Subtitles | إذاً هذه رابع مرّة نمرّ على هذه الشجرة خلال الساعتين الماضيتين |
| O ağaç bir Perez aile geleneğiydi. Noel'in içine ettin! | Open Subtitles | هذه الشجرة كانت تقليداًَ عائلياً أنت أفسدته |
| Affedersiniz. şu ağaç çok hasta. Bakıma ihtiyacı var. | Open Subtitles | عذراً, هذه الشجرة مريضة جداً تحتاج إلى رعاية |
| Şu ağacı görüyor musun, Arnold? | Open Subtitles | تبدو انها ارهفت حواسي. اترى هذه الشجرة هنا يا ارنولد؟ |
| Ne tür bir böcek, bir adamı o ağacın tepesine kadar çıkarabilir ki ? | Open Subtitles | ما هو نوع الحشرة التى تستطيع رفع رجل عاليا إلى هذه الشجرة ؟ |
| bu ağacın, eski zamanlardan beri var olduğunu biliyor muydunuz? | Open Subtitles | هل تعلمون أن عمر هذه الشجرة يعود لعصر تحديد حدود المدينة؟ |
| Ve bu da Bodhi ağacı. Mahatma Gautam Buddha bu ağacın altında yatmış ve kemale ermiş. | Open Subtitles | المهاتما غوتام بودا , جلس تحت هذه الشجرة |
| Bugün hayattaki herkesin DNA'sı, bu ağacın bir yerine uyar. | Open Subtitles | الحمض النووي لأي شخص يعيش اليوم يناسب مكان ما في هذه الشجرة |
| Hemen hemen her bitki için tuzlu su ölümcüldür, ...bu yüzden de günde iki kez su altında kalan bu ağacın ölmesi gerek. | Open Subtitles | لمعظم النباتات ، يعتبر الماء المالح قاتلا لذا انغمار جذور هذه الشجرة بمياه المدّ مرتين يوميا ينبغي أن يقتلها |
| Büyük dedem bu ağacın meyvesini erkeklerin toplamasına asla izin vermezdi. | Open Subtitles | الامر هو، أن جدي الاعظم لم يسمح لأي رجل أن يلتقط من هذه الشجرة. |
| bu ağacın ve buraların sahibi benim Çekilin yolumdan | Open Subtitles | أنا امتلك هذه الشجرة , إنها ضمن أرضي لذا أبتعد عن طريقي |
| O ağacı kendi ellerimle dikmiştim. | Open Subtitles | لقد غرست هذه الشجرة بكلتا يديَّ |
| Köpeği aldığımız ilk zamanlar sürekli şu ağacın oradaki köşeyi kazıyordu. | Open Subtitles | عندما حصلنا على كلبنا, انه كان يحفر هناك في الزاوية اين هذه الشجرة |
| Ne denli büyük olursa olsun koca koca dünyayla kıyaslayınca O ağaç hiç kalır! | Open Subtitles | ستبقى هذه الشجرة صغيرة الحجم مُقارنة بهذه الأرض مهما بلغت ضخامتها |
| Vay, ya da şu ağaç. şu ağaç! | Open Subtitles | يا للروعة , هذه الشجرة , هذه الشجرة |
| Önümüzü kapatan tek bir ağaç var. Ki o da bizi saldırıya açık bir noktada alıkoyuyor. | Open Subtitles | أنا فقط أرى هذه الشجرة هنا بمنتصف مكان يصعب المدافعة فيه. |
| bu ağaç uzaktaki büyük bir obje ya da yakındaki küçük bir obje olabilir ve beynin hiçbir şekilde bunu bilemez. | TED | هذه الشجرة قد تكون جسمًا كبيرًا من بعيد أو جسمًا صغيرًا عن قرب، ودماغك لا يوجد لديه أي طريقة للمعرفة. |
| Bildiğimiz her bir organizma bu ağaçta bir yere aittir. | Open Subtitles | كل كائن حيّ نعرفه ينتمي بطريقة ما إلى هذه الشجرة |
| Yaşlandığımız zaman hâlâ buraya gelip Bu ağaçların altında oturacağımıza söz verir misin? | Open Subtitles | ... هل تعدني , بأننا عندما نكبر . سنأتي الي هنا مجداداً , تحت هذه الشجرة ؟ |
| Babana bu ağacı 400 parçaya bölmesi için yardım etmek. böylece çöp tenekesine sığabilir. Sevgililer günü karanfili almak ister misiniz? | Open Subtitles | مساعدة والدك في تقطيع هذه الشجرة الى 400 قطعة حتى يمكننا وضعها في برميل النفايات اترغب بشراء ورد القرنفل لعيد الحب؟ |
| Burası çok güzel bir yer. İçeri girin. Şu ağaca bakın. | Open Subtitles | هذا المكان الصحيح هيا بنا إنظر إلى هذه الشجرة |
| İn o ağaçtan. | Open Subtitles | ابتعدى عن هذه الشجرة |
| Bu ağaçlar, AVM'dekilerden daha iyi. | Open Subtitles | البوب له وضع هذا الأمر أيضا. هذه الشجرة هي وسيلة أفضل من منها في مجمع للتسوق. |