ve bu daha sonra görülmemiş ve beklenmedik ahlaki bir tartışmaya yol açtı. | TED | و هذا قد أدى إلى جدال غير مسبوق و غير متوقع جدال أخلاقي. |
ve bu yarış Web'de iş yapmak istediğiniz herhangi biri suçlu olduklarını öğrendiğiniz zaman nasıl iş yaparsınız, nasıl güvenirsiniz, | TED | و هذا التحدي هو: كيف تتاجر، كيف تثق في شخص على الانترنت تريد أن تتاجر معه عندما تعلم أنه مجرم؟ |
Yahudi olan birini arıyordum, çünkü ben Yahudiyim ve bu benim için önemliydi. | TED | كنت أبحث عن رجل يهودي، فأنا كذلك، و هذا أمر مهم بالنسبة لي. |
Kızkardeşim arkadaki yatak odasında öldü Ve o öyleydi, pis bir sır. | Open Subtitles | اختى ماتت فى غرفة النوم الخلفي و هذا ما كانت عليه سر |
...sadece Wraith gemilerinin gelişini gördüm ve tam olarak yaşanan da bu. | Open Subtitles | بل مجرد أن سفن الريث قادمة و هذا هو بالضبط ما حدث |
Mutluluğun senin hayatında hiçbir yerinin olmayışının sebebi de bu! | Open Subtitles | و هذا سبب أن حياتك كُلها لا شيء سوى النعيم |
ve bunun için Pentagon tarafından buhar edilen kaynakların sadece bir kısmı. | Open Subtitles | و هذا جزء من الأموالِ المهدره بواسطه وزارة الدفاع الأمريكيةِ لهذه العمليه |
ve bu, tabii ki, 1980'lerdeki Iran-Kontra skandalı ile zirveye erişti. | TED | و هذا بالطبع بلغ ذروته في فضيحة إيران كونترا في الثمانينات. |
Karmaşık sistemler basit, kendine özgü kurallara göre hareket eden birçok etkileşimli parça barındırır ve bu yeni özellikler doğurur. | TED | إن الأجهزة المركبة لها العديد من الأجزاء المتفاعلة التي تتصرف وفقاً لقواعد بسيطة، فردية، و هذا يؤدي إلى خصائص ناشئة. |
ve bu da en fazla sayıda insanı memnun edecekti. | TED | و هذا ما سيتسبب في إسعاد العدد الأكبر من الناس. |
Bize sadece bildiklerini değil, nasıl bildiklerini de açıklamak zorundadırlar ve bu da daha iyi dinleyiciler olmaları gerektiği anlamına gelir. | TED | ليس عليهم فقط أن يفسروا لنا ما يعرفوه و لكن كيف عرفوه و هذا يعني أننا يجب أن يكون أفضل استماعا |
ve bu da bilimi doğal davranışın arkasına yerleştirmenin bir başka örneği. | TED | و هذا مثالا من نوع آخر أن نضع السلوك فى منهج علمي |
Ben, benim dediğimi yapalım diyorum. ve bu bir emirdir! | Open Subtitles | أنا ارى ان نفعل الامر على طريقتي و هذا امر |
O sana komşu, oradan geçiririz yolu... ve bu seni çılgına çevirir. | Open Subtitles | انه يسكن بجانب منزلك و سنضع السكة هناك و هذا سيدفعك للجنون |
Havuzda ölü bir adam var Ve o kişi sensin. | Open Subtitles | هناك رجل ميت في الحوض, و هذا الرجل هو أنت |
Kayba karşı bir duyarlılık yoksa aşk diye bir şey de yoktur, Ve o çaresizliğin hayaleti samimiyetin lokomotifi olabilir. | TED | لا يوجد حب دون ترقّب الخسارة، و هذا شبح اليأس يمكن أن يكون الدافع للمودة. |
Ve o cildi! Dışarıda çalışmaktan olmalı. | Open Subtitles | و هذا اللون ، أعتقد أنه من العمل فى الخارج |
Dünyanın yarısı hiç olmamasından iyidir. Şimdi olan da bu. | Open Subtitles | نصف عالم أفضل من عدمه و هذا الذي لدينا الآن |
- Hukuk okumayı da bu yüzden bıraktın. - Yapma. | Open Subtitles | و هذا سبب عدم انهائك لكلية الحقوق لا نفعل ذلك |
Yanlış kişiyi yakaladılar demenin sebebi de bu cezalandırılmak istemenin sebebi de bu. | Open Subtitles | و لهذا قبض على الشخص الخطأ, و هذا ما تريد أن تعاقب عليه |
Anlaşılan semptomlardan biri de bu ve oldukça da sinir bozucu. | Open Subtitles | و هو ما يبدو بأنه أحد الأعراض و هذا محبط جداً |
Evet, durumun ne kadar rezalet olduğunun farkındayız ve bunun nedeni ben değilim. | Open Subtitles | نعم و لكن الكل يعلم كم ان هذا فظيع و هذا ليس بسببي |
İşte bu hepimiz için yeni türde riskler demek olacaktır. | TED | و هذا ما يفتح نوع جديد من المخاطر لنا جميعا |
Belli bir amacı yok, zaten oyun oynamanın en güzel tarafı budur. | TED | ليس له أي هدف محدد, و هذا هو الأمر الرائع في اللعب. |