| Bu adama önermek üzere olduğum şey zaten kendisine ait. | Open Subtitles | الذى أنا على وشك تقديمه لهذا الرجل هو جاهز بالفعل |
| Molada içmek üzere olduğum bu biraya da mı engel olacak? | Open Subtitles | يأخذ منّي البيره التى أنا على وشك إحتساءها فى وقت إستراحتى؟ |
| Şimdi ben de bu kuvvetli sadakatine güveniyorum çünkü paylaşmak üzere olduğum şey beni çok büyük tehlikeye atabilir. | Open Subtitles | الآن، أنا أعتمد على هذا الولاء الشديد لأن ما أنا على وشك إعلانه قد يضعني شخصياً في خطر داهم. |
| Barry, neredeyse evlenmek üzere olduğum adamdı ve Mindy de en iyi arkadaşımdı. | Open Subtitles | باري كان الرجل الذي كنت على وشك الزواج منه ومندي كانت أعز صديقاتي |
| Ama hiçbir şey hem de hiçbir şey, beni duymak üzere olduğum şeye hazırlayamazdı. | Open Subtitles | ولكن لا شيء، لا شيء على الاطلاق، يمكن أن يجعلني مستعدَاً لما كنت على وشك سماعه |
| Size vermek üzere olduğum bilgi karşılığında tamamen dokunulmazlık istiyorum. | Open Subtitles | أريد حصانة تامة لقاء المعلومات التي أوشك أن أخبرك بها. |
| Ajan Hotchner, söylemek üzere olduğum şeyler son derece gizlidir. | Open Subtitles | ايها العميل هوتشنر ما أوشك على إخبارك إياه هو معلومة سرية |
| Bulunduğumuz ortam söylemek üzere olduğum şey için uygun olmayabilir ama benimle baloya gelir misin? | Open Subtitles | قد لا يكون هذا مكاناً مناسباً لما سأقوله الآن ولكن هل تودين مرافقتي إلى الحفلة الراقصة؟ |
| Şimdi ben de bu kuvvetli sadakatine güveniyorum çünkü paylaşmak üzere olduğum şey beni çok büyük tehlikeye atabilir. | Open Subtitles | الآن، أنا أعتمد على هذا الولاء الشديد لأن ما أنا على وشك إعلانه قد يضعني شخصياً في خطر داهم. |
| Sarmak üzere olduğum cigara maharet istiyor. | Open Subtitles | الصاروخ الذي أنا على وشك لفّه يتطلب حرفي |
| Bu adama önermek üzere olduğum şey zaten kendisine ait. | Open Subtitles | ما أنا على وشك تقديمه لهذا الرجل ، هو ملكه بالفعل |
| Bugüne kadar bu sektörde şu anda sizlere sunmak üzere olduğum gibi bir teklif, hiç yapılmamıştır. | Open Subtitles | لم يحدث من قبل في تاريخ هذه الصناعة تم تقديم عرض كالذي أنا على وشك تقديمه لكم |
| Bugüne kadar bu sektörde şu anda sizlere sunmak üzere olduğum gibi bir teklif, hiç yapılmamıştır. | Open Subtitles | لم يحدث من قبل في تاريخ هذه الصناعة تم تقديم عرض كالذي أنا على وشك تقديمه لكم |
| Size göstermek üzere olduğum şey, gizli operasyonların gizli hamleleridir. | Open Subtitles | أنا على وشك تعليمكم حركات العمليات الخاصة |
| Onun için başarmak üzere olduğum şeyi duyunca sanırım fikrini değiştireceksin. | Open Subtitles | أظنكِ سترفضي هذهِ الفكرة، حينما تعلمي ما أنا على وشك فعله لأجلهُ. |
| Yapmak üzere olduğum şey size delilik göstergesi gibi gelebilir. | Open Subtitles | إنني أدرك أن ما أنا على وشك القيام به الآن قد تأتي باعتبارها نوعا من إشارة للجنون |
| Yapmak üzere olduğum şey için tanrıdan bağışlanmamı diliyorum. | Open Subtitles | أطلب من الرب أن يغفر لي ما أنا على وشك القيام به. |
| Beyler, size göstermek üzere olduğum şey bana çekmem için para verdiğiniz reklam değil. | Open Subtitles | ما أنا على وشك أن أريكم إياه أيها الساده هو ليس الإعلان الذي أعطيتموني المال للقيام به |
| Bu, eee, bırakmak üzere olduğum, eksik maaşları ödeyen bir servisti ve birileri gelip payın %51'ini teklif etti. | Open Subtitles | شركة مالية دائمة الخسارة كنت على وشك إحلالها وأتى أحدهم ومعه عرض بشراء 51 بالمئة من الأسهم |
| Çok nazik yaklaştı. Yapmak üzere olduğum şeye inanamıyorum. | Open Subtitles | كان لطيفاً جداً حيال الأمر لا أصدق ما كنت على وشك فعله |