| Bu herif bu işle karı tavlarsa, Şapkamı yerim vallahi. | Open Subtitles | اذا حصل الفتى على فتاة من هذا سوف أكل قبعتي. |
| Bana ne istersen söyle ama Şapkamı karıştırma, oldu mu? | Open Subtitles | قُل ماذا تُريد منيّ لكن أترك قبعتي خارج الموضوع، إتفقنّا؟ |
| Sen bir karar vermeden önce söyleyeyim, ben de Şapkamı ringe atıyorum. | Open Subtitles | قبل أن تتخذ أي قرار أنا ألقي قبعتي في مهب الريح ايضاً |
| Neden benim Şapkamı giyerken başka bir adamla dans ediyorsun? | Open Subtitles | لماذا ترقصين مع رجلا ً اخر وأنت ترتدين قبعتى ؟ |
| - Görmen için Şapkamı çıkarayım mı? | Open Subtitles | تُريدني أن أنزع قبّعتي لأعطيك منظر أفضل ؟ |
| Yanına oturdum, Şapkamı yere koydum ve İskoç aksanıyla şarkı söylemeye başladım. | Open Subtitles | لذا جلست إلى جواره، وضعت قبعتي وبدأت أغني بأفضل لهجة اسكوتلندية لدي. |
| Bunu biliyorum çünkü onu sıkça Şapkamı takıp, aynaya bakarken yakalıyorum. | Open Subtitles | أعرفُ لأنني غالباً ما أمسك بها ترتدي قبعتي وتنظر في المرآة |
| Eğer Şapkamı çıkarırsam artık burada olmayacağımdan korkuyordum. | TED | كنت أخشى أنه إذا خلعت قبعتي لن أكون هنا بعد الآن. |
| Alın, bunu giyin. Şapkamı takın. | Open Subtitles | ارتدى هذا ، واعتمر قبعتي الصغيرة إنهملك. |
| Efendim, üzgünüm ama Şapkamı kaybettim. | Open Subtitles | سيدي، أتوسل أن تقدم تقريرا بأنني فقدت قبعتي يانكي |
| Annem bana bir hanımın önünde Şapkamı çıkartıp sigaramı söndürmeyi öğretti. | Open Subtitles | لقد علمتني أمي أن أخلع قبعتي و أطفئ سيجاري في حضرة النساء |
| Şapkamı alıp gidiyorum. Madem beni tutuklamak niyetindesiniz, şimdi ne diyeceksiniz? | Open Subtitles | هأنا ذا أتناول قبعتي وأنصرف, فما عساك تقول, إلا أن أردت أن تعتقلني؟ |
| Hey, Şapkamı kafamdan bir kez çıkartmana izin verdim, vato... ama seni sopalamadan önce s.ktiğiminin suratını işimden uzak tut süt çocuğu. | Open Subtitles | لقد تركتك تسقط قبعتي من على رأسي مرة من الأفضل لك ألا تتدخل في شؤوني مرة ثانية أيها الخنيث الأبيض |
| Çay bitene kadar seni albayla evlendiririm, yoksa Şapkamı yerim. | Open Subtitles | سوف أفضح الحقيقة منك يا أنسه ماريان، اذا لم تتزوجي الكولونيل عند وقت الشاي، سوف أبلع قبعتي |
| Bayan Steele'i gördüm ve Şapkamı çıkardım. | Open Subtitles | كنت ماراً عندما رأيت أنها الآنسة ستيل فخلعت قبعتي |
| Dinle, seni rahatsız etmek istemedim ,ama salaklık bende Şapkamı senin dairende unuttuğumu sanıyorum, düşündümde sonra uğrayıp, alayım. | Open Subtitles | اسمعي، لا أقصد ازعاجك ولكن لسخافتي أظنني تركت قبعتي في شقتك لذا أفكر في القدوم لاستلامها. |
| Şapkamı götürdü ama onu sonra bulurum. | Open Subtitles | لقد أخذها أخذ قبعتي .. سأجده بالرغم من ذلك |
| Özür dilerim. Şu işe bakın, Şapkamı düşürdüm. Bende kalsa iyi olur. | Open Subtitles | أنظرى إلى هذا , أوقعت قبعتى من الأفضل أن أحملها |
| Neden Şapkamı beğendiğini söyleyemiyorsun? | Open Subtitles | لم لا تقولى أنكى تحبى قبعتى ؟ لم لا تقولى أنكى تحبى بدلتي ؟ |
| - Ben bunu gerçekten de yaptım, ...en sevdiğim Şapkamı su birikintisine düşürdüğü için arkadaşımı terk ettim. | Open Subtitles | فعلتُ هذا بالفعل، تخلّيتُ عن صديقة لأنّها رمت قبّعتي المفضّلة في بركة. |
| Ya da bir Kafeye gider, kulubenin içinde Şapkamı öne eğerim. | Open Subtitles | أو سأذهب إلى محل القهوة، واضعاً القبعة على وجهي. |
| İyi, Şapkamı kafamdan çıkarmadığım sürece. | Open Subtitles | أنه بخير,طالما أرتدي القبعه |
| Tabi o zaman Şapkamı almama da gerek kalmazdı. | Open Subtitles | بالطبع حينها لن احتاج لقبعتي |
| Şapkamı çıkardığımda, bana mesaj at. | Open Subtitles | عِندما أخلع قُبّعتي أرسل لي رسالة نصيّة |
| Bu yüzden Şapkamı kafamdan hiç çıkartmam, böylece boynuzlarım görünmez. | Open Subtitles | ولذلك احتفظ بقبعتي على راسي لكي لا تظهر قروني |
| - Bir bardak süt için popo mu ve Şapkamı verebilirim. | Open Subtitles | -يمكن أن أعطي مؤخرتي وقبعتي من أجل كوب من الحليب |
| Hayatta gerçekten neyin önemli olduğu sorusu CEO (genel müdür) Şapkamı bir hafta için çıkarıp Himalayaların tepelerine uçmama sebeb oldu | TED | انه ذلك السؤال المؤرق نوعا ما حول مايهم؟ الذي جعلني انزع عني قبعة الرئيس التنفيذي لأسبوع و اسافر الى قمة الهيمالايا |