| Lanet olsun. Şerifi burada değil ki. Özellikle de böyle bir günde. | Open Subtitles | لا تخلطوا الأمر يا رجال المأمور غير متواجد ، خاصة اليوم |
| Şerifi yeniden seçtirmek gibi mesela. | Open Subtitles | مثل إعادة انتخاب المأمور على سبيل المثال |
| Bu adama, Red Rock'ın yeni Şerifi olduğumu söylediğimi duydun, değil mi? | Open Subtitles | لقد سمعتني أخبر هذا الرجل أني الشريف الجديد في ريد روك صحيح؟ |
| Şerifi kızdırmak için taşıdığın içki şişesi duruyor mu? | Open Subtitles | انت معك زجاجة خمر ، التى جعلت الشريف يجن |
| Gözaltındaki kişi kendini kasabanın Şerifi Jack Carter olarak tanıtıyor. | Open Subtitles | موضوع تحت الحراسة سمى نفسه بجاك كارتر ، شريف بلدة |
| Çok büyük bir yer değil, ama bir avantajı var çok küçük olduğundan Şerifi yok! | Open Subtitles | غير ذات أهمية لكنها لفتت انتباهى لشىء واحد إنها صغيرة جدا، فلا يوجد بها مأمور |
| Hemen çıkmasını istiyorum. Yoksa Şerifi mi aramak zorundayım? | Open Subtitles | اُريدة أن يخرج من هُنا . أو سأتصل بالمأمور |
| Bölge Şerifi ile savcı buradalar, Şerif Hunt ile görüşmek için. | Open Subtitles | عمدة المقاطعة والمدعى العام جائوا من بيكرسفيلد ليتشاوروا مع العمدة هانت |
| Şerifi tanıyorsun. Böyle bir zamanda formalitelere mi uyacaksın? | Open Subtitles | أنت تعرف المأمور هل ستتمسك بالقواعد فى وقت كهذا ؟ |
| Babamı, Şerifi bulacağım, sonra evimize döneceğiz, tamam mı? | Open Subtitles | أنا سأجد أبى المأمور ثم نستطيع الذهاب للبيت، موافقون؟ |
| Table Rock lütfen. Rawlins Şerifi'nin ofisi. Evet. | Open Subtitles | تابل روك, لو سمحت, مقاطعة راولنس قسم المأمور, نعم |
| - Yüzbaşı, Şerifi bilgilendirin lütfen. - Evet efendim. | Open Subtitles | أيها النقيب, هل تطلع الشريف على ما يحصل إذا سمحت |
| - Younger diyen haydutlar Şerifi ve halktan üç kişiyi yaralayarak kaçtılar. | Open Subtitles | وخرجوا من المصرف مطلقين النيران وأصابوا الشريف و3 من أبناء البلدة |
| Oscar ben Katie, bir köpek balığıyla mücadele edip, kazanan ilk balık olarak... söyler misin bu artık resifin koruyucusu, kasabanın yeni Şerifi... yeni kahraman olduğun anlamına mı geliyor? | Open Subtitles | واجهت قرشاً وفزت عليه اخبرني هل هذا يعني انك الآن حامي شعبة المرجان؟ الشريف الجديد في البلدة ؟ |
| Billy the Kid arkasındaki Tombstone Şerifi Pat Garrett'i vurdu. | Open Subtitles | تم إطلاق النار في ظهر الفتى بيلي بواسطة شريف بلدة تومبستون بات غاريت |
| Londra Şerifi kilisenin giyinme odasında bekliyor. | Open Subtitles | إن شريف لندن بالانتظار بغرفة ملابس الكهنة |
| Ama, Bölge Şerifi bu konuda.... bana yardımcı olursa çok makbule geçerdi. | Open Subtitles | ولكن ، حقاً سوف يساعد إذا... كان شريف المقاطعة مستعدٌّ لإعطائي توصية |
| El Paso Şerifi şu anda ne yapıyor? | Open Subtitles | ماذا يفعل الآن مأمور إل باسو ؟ الآن؟ يبحث عن النقود التي كانت في المصرف |
| Endişelenme Şerifi arıyorum. Kasabadan çıkamazlar. | Open Subtitles | لا تقلق سوف أتصل بالمأمور هم لن يخرجوا من خارج المدينة |
| Şerifi kimin öldürmeye çalıştığını biliyorum. | Open Subtitles | . أنا أعرف من الذى يحاول قتل عمدة البلدة |
| Helikopterler kalkmadan Şerifi ara. Çok özür dileriz. | Open Subtitles | اتصلي بالشريف قبل أن تنطلق المروحيات للبحث عنها |
| Ben Şerifi buraya çıkartırken, sen de kendine veranda bir yer bul. | Open Subtitles | ابق على الشرفة بينما أسحب المارشال إلى الخارج |
| Wyatt Earp, Birleşik Devletler Şerifi. Arayıp da bulmadığım. | Open Subtitles | ويات إرب مدير شرطة فى الولايات المتحدة ، ذلك ما أحتاج إليه |
| Şerifi, seni benim gözetimim altında salıvermeye ikna edebildiğim için şanslısın. | Open Subtitles | أنتي محضوضة بأن مدير الشرطة تفهم القضية وأطلق سراحك على مسؤليتي |
| İskoç düşkünü Şerifi ziyaret etmem lazım. | Open Subtitles | سأذهب لزيارةِ عاشقة الإستكلندي المأمورة. |
| Sanırım duymadın. Bu bölgenin Şerifi benim. | Open Subtitles | لا أعتقد إنّك سمعت بهذا أنا رئيس الشرطة بهذة الأرجاء |
| - Şerifi arasam iyi olur. - Bence de, arasan iyi olur. | Open Subtitles | اعتقد انه من الافضل ان اطلب العمده - نعم هذا افضل - |
| Şerifi ve adamalrını bulmak zorundayız, | Open Subtitles | نحن يَجِبُ أَنْ نَجِدُ مُديرَ الشرطة ورجالَه |
| Kasabanın yeni bir Şerifi var. | Open Subtitles | فهناك مأمورة جديدة بالبلدة |