| - Çünkü genellikle ya gemiyle, ya da uçakla gidilir. | Open Subtitles | و لماذا لا ؟ لأن طريق البحر هو الأكثر إعتيادا |
| - Çünkü bu boynuzlar oldukça büyük. - Kilo verdiğimi mi düşünüyorsun? | Open Subtitles | ــ لأن القرون تبدو أكبر قليلاً ــ أتعتقد أني فقدت بعض الوزن؟ |
| - Çünkü bugün burada olmasını ona söyledim. Sebebi bu. | Open Subtitles | لأنني قلت له أن يكون هنا اليوم، هذا هو السبب |
| - O zaman, neden verdin, peki? - Çünkü, ihtiyacın vardı. | Open Subtitles | ،لأنك كنت فى حاجة إليه لأنك لم تكن لتستمع إلىَّ بدونه |
| - Çünkü o size bir kardeş - daha gelmemesini sağlıyor. | Open Subtitles | لأنها الصديقة التي تطمأنني أنني لن أنجب لكِ أخاً أو أختاً |
| - Mesajlarınızı hiç sormazdınız. - Çünkü hiç beklemem. | Open Subtitles | ـ وانت لا تسألين عن رسائلك يا آنسه داشوود ــ نعم، لأني لست متوقعة أي رسائل |
| - Belli ki söylüyor... - ...çünkü sarhoşken araba kullanmayız. | Open Subtitles | حسناً ، على الأرجح يكذب لأننا لا نقود ونحن نشرب |
| - Çünkü açıkçası Onikinci Gece'yi yine koro kıyafetleriyle oynamaya hiç niyetim yok. | Open Subtitles | لأن بصراحة، أنا أرفض أن اقضي اثني عشر ليلة آخري في جوقة الجلباب |
| - Çünkü ilk 48 saat içinde kurtarılmayan evliliklerin kurtarılma şansı | Open Subtitles | لأن الزواج لا يحافظ عليه بعدما يمر 48 ساعة علي الأنفصال |
| - Çünkü eşlerinizin tuvalet masalarında bunlardan ve ponponlardan vardır. | Open Subtitles | لأن طاولات تزين زوجاتكم ستحتوي على علب و بقايا بودر |
| - Çünkü oldukça komikti. Yani, resmen o kızları kesiyordun. | Open Subtitles | لأن هذا كان مضحك جدا كنت تتفحص تلك الفتايات كليا |
| - Çünkü sıkıldım. Bana gerçekleri anlatmanı istiyorum. | Open Subtitles | لأنني فى حالة غثيان وأريدك أن تقولى لي الحقيقة |
| - Çünkü uğruna yaşadığın bütün o idealleri yok etmene yardım etmeyeceğim. | Open Subtitles | لأنني لن أساعدكِ في تدمير كل مثالياتكِ التي عشتِ عليها |
| - Çünkü gerçekten arkadaş olmaya başladığımızı sanıyordum. | Open Subtitles | لأنني اعتقدت أننا بدأنا نصبح صديقين حقيقيين |
| - Çünkü beni evine aldığında yasa dışı işlere müsamaha etmeyeceğini açıkça söylemiştin. | Open Subtitles | لأنك حين قبلت بي وضحت تماماَ بأنك لن تتساهلي مع أي نشاطات إجرامية |
| - Ben sadece... - Çünkü bu senin için hiç iyi değil. | Open Subtitles | ـ أنا فقط ـ لأنك تعلمين أن هذا ليس جيداً بالنسبة لك |
| Kesinlikle. - Ama şimdi bunun yanlış olduğunu düşünüyorsunuz. - Çünkü bu cinayet. | Open Subtitles | والآن تظنين أنه من الخطأ أن تفعلى ذلك - لأنها جريمة قتل - |
| - Çünkü film çekeceğim ve film çekerken tam bir sessizlik ve konsantrasyon gerekir. | Open Subtitles | لأني سأصور وعندما نصور يجب أن يكون هناك صمت مطبق |
| - Çünkü sekiz kişiyiz, onunla dokuz olacak. | Open Subtitles | لماذا أحضرته يا بينى؟ لأننا ثمانية وهو سيجعلنا تسعة |
| - Çünkü hiç kimse burada olmanı istemiyor. - O zaman, neden bana yardım ediyorsun? | Open Subtitles | لان احدا لا يرحب بوجودك هنا لماذا تساعدنى إذا؟ |
| - Kilisede de onu görmedim. - Çünkü saklanıyordun. Saklanmıyordum. | Open Subtitles | انا سعيد لانه أعجبك إنها وصفة قديمة من مخزن اسكتلندي |
| - Çünkü... Şu anda bacaklarımı birine dolamak istememe rağmen erkekler berbat. | Open Subtitles | لأنّه على الرغم من حقيقة أنني أحبّ أن تكون ساقي ملفوفة حول أحدهم الآن، |
| - Korkunç. - Çünkü korkunç olmak istiyorsun. Nedenini biliyor musun? | Open Subtitles | لأنكِ تريدين بأن تكوني مريعة أتعرفين لماذا؟ |
| - Çünkü evrende hiçbir şey sadece bir kez olmaz, Angela. | Open Subtitles | لأنه لا شيء يحدث لمرة واحدة في هذا الكون يا أنجيلا |
| - Çünkü bütün inançlar Tanrının insana özgür irade verdiğini söyler. | Open Subtitles | ــ لأنّ الأساطير كلّها تقول انّ الله منح البشر الارادة الحرّة |
| - Çünkü 5 dakika içinde O'Neil ile toplantım var. | Open Subtitles | لاني رتبت لك لقاءاً مع أونيل بعد 5 دقائق ؟ |
| - Çünkü seni seviyorum, Grace. - Seni seviyorum, Bobby. | Open Subtitles | ـ لأننى أحبك يا جريس ـ وأنا أحبك يا بوبى |
| - Sen niye konuşmuyorsun? - Çünkü sen konuşmak istiyorsun. | Open Subtitles | لماذا لا تتحدّث إليها أنت لأنّي أراك أنت الذي تريد التحدّث إليها |