| - Atlara güvenmediğini söylemiştin. - Güvenmem Ama onlar bana güvenir. | Open Subtitles | ـ قلت بأنك لا تأتمن الخيول ـ أنا لا، لكنهم يأتمنونني |
| Bizi sınamak için her şeyi yapacaklar, Ama onlar sadece kendi utançlarını sınayacaklar. | Open Subtitles | و سوف يفعلون ما بوسعهم لكي يختبرون قوتنا و لكنهم سيختبرون إحراجهم فقط |
| Affedersin Ama onlar bir işe yaramaz. Sadece anneyi suçlarlar. | Open Subtitles | اعذريني لكنهم لا يفيدون إنهم يلقون اللوم على الأم فحسب |
| Ama onlar diğer tarafa geçince kimse onlarla dalga geçmiyor. | Open Subtitles | ولكنهم لا يشعرون بالذلّ والمهانة عندما يصلون إلى الجانب الآخر |
| Bir kaç silahsız kargo gemisi, Ama onlar da diğer görevlerdeler. | Open Subtitles | عدد من سفن الشحن غير المسلحة لكن هم في مهمات أخرى |
| Katılıyorum Ama onlar ilişkilerine devam ettiler ve çok mutlu oldular. | Open Subtitles | موافق,لكنهما استمرا بعدها وعاشا حياة سعيدة بعدها |
| Haydi millet. Kötü olabilir , Ama onlar daha çocuklar. | Open Subtitles | تباً أيها الناس، أعلم أنها مسرحية فاشلة لكنهم أطفال فحسب |
| İfadelerinde neden beraber olmadıklarını söylediler bilmiyorum ama, onlar yapmadı. | Open Subtitles | لست أدري لماذا كذبوا بشأن كونهم معه لكنهم لم يقتلوه |
| Seferine yeni bedenler ekliyor olabilirsin ama, onlar kenarda kalanlar. | Open Subtitles | , ربما قد تستقطب المزيد بحملتك . لكنهم من الحافية |
| Ama onlar beni çöpmüşüm gibi kapı önüne koyabileceklerini düşündüler. | Open Subtitles | لكنهم ظنوا أنهم يستطيعون أن يرموا بي كقطعة من القمامة. |
| Şey, yani, kesin olarak bana söylemediler Ama onlar burada değiller ve onlar yokken de ben burada kalıyorum. | Open Subtitles | حسنا ، أعني لم يقولو لي على وجه التحديد ، لكنهم بعيدون ، وهذا ما أفعله عندما يكونو بعيدين |
| Komşular birbirimize bağırdığımızı duymuş... Ama onlar Angela nın gezisini görmediler. | Open Subtitles | وسمعنا الجيران نصرخ على بعض لكنهم لم يروها تتعثر من نفسها |
| Bilirsin, Ama onlar her yıl sadece milyonlarca beyin hücresinin öldüğünü söylüyor. | Open Subtitles | لكنهم يقولون أن ملايين من خلايا المخ تموت هكذا فحسب كل عام |
| Birkaç on yıldır burada kalıyorum Ama onlar yüzyıldan fazla süredir buradalar. | Open Subtitles | إنني أسكن هنا منذ بضعه عقود لكنهم هنا منذ أكثر من قرنٍ |
| Daha yeni Odessa'da bir otelden annesini aramış Ama onlar... | Open Subtitles | لقد إتصلت بأمها من فندق في أوديسا لكنهم لم يكونوا |
| Ama onlar için yapamayacağın bir şey olmadığını da biliyorlar. | Open Subtitles | ولكنهم يعرفون انك لن تتوانى عن فعل اي شيء لأجلهم |
| Oldukça değişik türde radyasyon yayınlamaya başlamış, Ama onlar hemen cihazı kapamayı başarmışlar. | Open Subtitles | وبدات باصدار نوع غريب جداً من الاشعة, ولكنهم كانوا قادرين على اغلاقها مباشرة. |
| Ve bir çifte-çifte sipariş ettim, Ama onlar bana çifte-çifte-çifte-çifte verdiler. | Open Subtitles | و أنا طلبت البرجر ذو الطبقتين, لكن هم أعطوني ذو الأربع طبقات |
| Ama onlar saraya taşınacaklar ben gübrelerimle kalacağım ve her şey yoluna girecek. | Open Subtitles | لكنهما سينتقلان إلى القصر وأنا سأبقى في المزرعة وأدير الأمور |
| Kameralarımız var Ama onlar bilgisayarı besleyen dijital sisteme yönlendiriyorlar. | Open Subtitles | لدينَا كاميرات لكنّهم يغيرونها إلى النِظام الرقمي الذي يُغذّي الكمبيُوتر. |
| Ben sosyalistlere yazdım Ama onlar cevap vermedi. | Open Subtitles | كَتبتُ إلى الإشتراكيين لَكنَّهم لم يجيبوا كَتبتُ إلى الإشتراكيين لَكنَّهم لم يجيبوا |
| Ama onlar tüm süper güçlerin en kötüsüne sahipler: görünmezliğe. | TED | لكن هؤلاء يعيشون تحت واقع مؤلم: واقع التهميش |
| Ama onlar bizi tanımıyor. Bir sorun olduğunu anlayacaklar. | Open Subtitles | ولكن هم لايعرفوننا سيعلمون بأن هنالك خطأً ما |
| Olanlardan bahsediyorsun Ama onlar uzun zaman önce olmuş oluyor. | Open Subtitles | أنت تتحدثين عن أشياء قد حدثت و لكنها قد حدثت منذ زمن بعيد |
| Sadece bir bekliyordum, Ama onlar vardı. | Open Subtitles | لقد كنت أتوقع واحدة فقط لكنهن كانوا هناك |
| Bu senin için şaşırtıcı olabilir Ama onlar da acı çekerler. | Open Subtitles | قد يكون ذلك جديدٌ عليك، ولكنّهم يمروّن بمعاناةٍ صعبة، أيضاً عزيزتي |
| Evet, Ama onlar yüz yaşında falanlardı, ve dilleriyle konuşuyorlardı. | Open Subtitles | نعم، ولكن هؤلاء الرجال كانت مثل 100 سنة، ويتحدثون بألسنة. |
| Üşüyormuş gibi yapıyorlar Ama onlar için de aynı taktik geçerli: | Open Subtitles | يتظاهروا بانهم يشعورن بالبرد الشديد ولكن بالنسبة لهم, نفس النظام : |
| Kimseyi tanımıyoruz, aileden başka, Ama onlar da bizi tanımıyor. | Open Subtitles | نحن حقاً لا نعرف أحد ، ما عدا العائلة و هم لا يعرفوننا |
| Ama onlar sokakları araştırırken, biz bilime sadık kalacağız. | Open Subtitles | ولكن بينما هم يقومون بمسح الارصفة سنتمسك نحن بالعلم |