| Astronomlar baktıkları heryerde, ağır karanlık madde varlığını bulmaya başlıyorlar. | Open Subtitles | في كل مكان الفلكيين ينظرون فيه يبدأون في الاحساس بوجود المادة المظلمة |
| Onlar yüzeye bakar ve baktıkları yığından ibarettir. | Open Subtitles | إنهم يُحطِمون الأشياء ، و ينظرون إلى الحِطام عن طريق ميكروسكوبات فى غاية القوّة. |
| Hepsi arkadaşlarımın bana artık farklı gözle baktıkları düşüncesi yüzünden. | Open Subtitles | ولكن ما يزعجني هو عندما أتذكر أن كل أصدقائي ينظرون إليّ بطريقة مختلفة الآن |
| Tatlım, bence asıl baktıkları sensin. | Open Subtitles | حبيبتي، أعتقد أنهم كانوا يحدقون بكِ أنتِ |
| Tatlım, bence asıl baktıkları sensin. | Open Subtitles | حبيبتي، أعتقد أنهم كانوا يحدقون بكِ أنتِ |
| İnsanların bana niçin o şekilde baktıkları umurumda değil. | Open Subtitles | إنني لا أعرف لم نظروا إلي بهذه الطريقة |
| Kölelerin ona anne gözüyle baktıkları ve Dany'nin de onların sevgisini kabul edip lider olduğu muhteşem anla sezonu kapatıyoruz. | Open Subtitles | وكانت هذه اللحظة الرائعة منهم وهم ينظرون اليها كأمهم وقبولها لحبّهم واصبحت قائدتهم |
| Birkaç akil adamın bir delikten baktıkları resim. | Open Subtitles | إنها مجرد مجموعة حكماء ينظرون إلى حلقة فارغة |
| Sana farklı gözle baktıkları zaman zor oluyor, değil mi? | Open Subtitles | -لا الأمر قاس عندما ينظرون إليكِ بنظرة مختلفة، أليس كذلك؟ |
| Taş Devrinde kadınlarla erkeklerin yan yana oturup gökyüzüne baktıkları ve " Bu parlayan ışıklar ne?" diye sordukları zaman vardı. | TED | كان يجلس الرجال و النساء في العصر الحجري ينظرون الى السماء و يتسائلون، "ما هي تلك الأنوار اللامعة؟" |
| İnsanlar bize baktıkları zaman yüksek davranış standardını görür. | Open Subtitles | الناس ينظرون إلينا ليروا كيف نتصرف |
| Hangi yöne baktıkları herhangi bir ipucu veriyor mu? | Open Subtitles | أهناك أية دلالة عما ينظرون إليه؟ |
| Seninle ilgili değil. baktıkları sen değilsin. | Open Subtitles | فلست أنت من ينظرون إليها |
| Seninle ilgili değil. baktıkları sen değilsin. | Open Subtitles | فلست أنت من ينظرون إليها |
| Birbirilerine garip ve sessiz bir şekilde baktıkları zaman hani? | Open Subtitles | مثلما ترين عندما يحدقون لبضعهم وكأن هناك شيئاً غريب يحدث بصمت؟ |
| Yıllarımı, insanların bana gece boyunca baktıkları bir yerde çalışarak geçirdim. | Open Subtitles | - .. لقد قضيت سنوات كثيرة - أعمل في مكان حيث الناس يحدقون إليّ طوال الليل |
| Neden? Çünkü baktıkları grafik diyor ki: Nüfus bu oranda artmaya devam ederse, New York etrafına bu nüfusu yerleştirmek için altı milyon ata ihtiyaçları olacak ve altı milyon atın oluşturacağı dışkı altından kalkılamayacak bir hal almış olacak. | TED | لماذا؟ لأنهم نظروا إلى المنحنى وقالوا: إذا استمر عدد السكان بالارتفاع بهذا المعدل، سيحتاج سكان نيويورك إلى ست ملايين حصان كي يتمكنوا من التنقل. وسيكون التعامل مع روث هذا العدد الهائل من الخيول مستحيلاً. |
| Bana baktıkları zaman şeytanı görüyorlardı. | Open Subtitles | عندما نظروا إلي، رأوا شيطاناً |