| Yetenekli olduğunu biliyorsun ve eğer benim yüzümden kendinden kuşkulanırsan... | Open Subtitles | لديك هذية وأنت تعرفها وإن بدأت تشك في هذا بسببي |
| Yetenekli olduğunu biliyorsun ve eğer benim yüzümden kendinden kuşkulanırsan... | Open Subtitles | لديك هذية وأنت تعرفها وإن بدأت تشك في هذا بسببي |
| Bu insanların kurtarılmalarındaki tek umut, benim yüzümden suya düştü. | Open Subtitles | لقد ضاعت الفرصة الوحيدة لهؤلاء الأشخاص لكي يتم إنقاذهم بسببي |
| benim yüzümden, oğlumun hayali arkadaşı çöp kamyonunun altında ezildi. | Open Subtitles | بسبي فإن صديقة ابني الخيالية تم دهسها من سيارة الزبالة |
| Söylemenize gerek yok, yüzbaşı. Hepsinin benim yüzümden olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | ، لست مضطرآ لقول ذلك يا كابتن انا علم ان هذا كله بسببى |
| Eğer Sydney'e benim yüzümden birşey olduğunu öğrenirse benden nefret edeceğini biliyordum. | Open Subtitles | كنت أعلم بأن أمي ستكرهني حقاً لو حدث شيء ما لسيدني بسببي |
| Ve karımız benim yüzümden düştüğünden beri durum biraz karışık. | Open Subtitles | وبما أن أرباحنا انخفضت بشكل كبير بسببي فالأمر معقد قليلاً |
| benim yüzümden onun başına bir şey geldiği için onu kaybetmek. | Open Subtitles | فقدان هذا الانسان و انه قد يحدث شيئا لهذا الانسان بسببي |
| Haklısın tüm bunlardan ben sorumluyum. Pek çok insan, benim yüzümden zarar gördü. | Open Subtitles | أنت محق، أنا مسؤول عن كل هذا، الكثيرون أصيبوا بسببي وعندما أنظر لك، |
| benim yüzümden daha fazla insan ölmeden bunu durdurmalıyız Nathan. | Open Subtitles | علينا ايقاف هذا نايثن قبل ان يموتو ناس اكثر بسببي |
| Bu kişilere adanmış olmak lazım asla kim benim yüzümden. | Open Subtitles | اهداء منى ل لأولئك الذين لم يجب أن يكون, بسببي. |
| MS: Fakat sizce bu satış, film yüzünden mi, yoksa benim yüzümden mi zor bir satış? | TED | مايكل : ولكن هل هو بيع صعب بسبب الفيلم أم هو بيع صعب بسببي أنا؟ |
| Bölmenin, kazmalarla çalışan öğrenci ekibim , çapam ve benim yüzümden... ...değiştiğine inanmıyorum... ...ama bunun yerine su bastığımız zaman... ...bazen koloni daha derine gitmeye mecburdur. | TED | لا أعتقد أن هذه الحجرة كبرت بسببي و بسبب غباري أو بطاقم الطلاب مع المعاول، ولكن بدلاً من ذلك بسبب الفيضانات، أحياناً المستعمرة تتوسع بالتعمق بالداخل. |
| Bu yüzden kalabildiğim kadar kalmak istedim ama benim yüzümden yaralanınca kendimi üzgün hissedip istifa ettim. | Open Subtitles | . لكنك تأذيت بسببي و شعرت بأحساس سيء فقدمت أستقالتي |
| benim yüzümden mutsuz olmanı istemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أريدكِ . أن تكوني غير سعيدة بسببي |
| benim yüzümden bazı adamlar öldü. Kendimi mi öldüreyim yani? | Open Subtitles | مات بعض من الرجال بسببي ما علي أن أفعل، أقتل نفسي؟ |
| Dostlarım benim yüzümden acı çekiyor. | Open Subtitles | وعندما تعود ثانيا سأكون بالانتظار هنا أنت والآخرون تعانون بسببي |
| benim yüzümden gece kanepede uyumak zorunda kaldığın için üzgünüm. | Open Subtitles | آسفُة إنك إضطررت للنوم على الأريكة بسبي ليلة أمس |
| Güzel bir şarkı, benim yüzümden yarıda kesme... | Open Subtitles | إنها أغنية جميلة لا تتوقفوا عن العزف بسببى |
| Birisine bir şey olursa benim yüzümden olacak. | Open Subtitles | إذا أصيبَ أيً منكم بمكروه سيكون ذلك خطئي |
| Artık bursu kazanamayacak çünkü oraya vaktinde yetişemez ve hepsi benim yüzümden. | Open Subtitles | لأن مستحيل ان تصل الى هناك في الميعاد, و هذا كله خطأي |
| Nedenini anlayamadım ama böyle iç karartıcı olmasının benim yüzümden olduğu hissine kapıldım. | Open Subtitles | لم أعرف لماذا لكن راودني شعور بأني أنا السبب لقد كنت محبطاً للغاية |
| Alec kız arkadaşını muhtemelen benim yüzümden evde bırakmış. | Open Subtitles | ترك أليك صديقته في المنزل، ربما بسبب لي. |
| Kasıtlı yapmasam da önceki yargıçlar benim yüzümden öldü. | Open Subtitles | بالرغم من ان هذا لم يكن مقصوداَ لكننى انا السبب فى موت الحكام السابقين |
| benim yüzümden olduğunu söylüyor. Hiç çaba harcamıyormuşum. | Open Subtitles | ،وتقول أنني السبب أنني لا أبذل جهدا، ولا أخرج أبدا |
| Evin benim yüzümden küçük olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | ودائماً ما تقول أن أنا سبب ضيق الشقه |
| İtiraf ettiğim tek şey benim yüzümden ölüyor olmandı. | Open Subtitles | الشئ الوحيد الذي صرحت به كان ذنبي للوصول إلى قتلك |
| Muhtemelen benim yüzümden. Polisler beni köşeye sıkıştırmıştı. | Open Subtitles | ربما هذا خطأى, ان الشرطة كانت تتعقبنى |
| O gün öfkelendim çünkü benim yüzümden hislerini gizlediğini anlamıştım. | Open Subtitles | ..لقد كنت غاضبا في ذلك الوقت لاني كنت اعلم .. بانك لم تقم بذلك من اجلي |
| benim yüzümden. | Open Subtitles | كان هذا انا |
| Ludmilla ve Anton, bugün benim yüzümden öldüler. | Open Subtitles | لودميلا و أنطون لقوا حتفهم اليوم وهذه غلطتى |