| Bu yüzden bunu söylüyorum. Söylüyorum çünkü, tekrarlayayım, iyi bir neden için değilse hiçbir şey var olamaz. Güzel rüyamızın, bu uygarlığın nedeni. | TED | لهذا السبب أنا أقول ذلك. أقول ذلك ، لأنه، وأكرر، لا شيء موجود إذا لم يكن لسبب وجيه، سبب حلمنا الجميل، لهذه الحضارة. |
| Elbisemizi ilikle. Eğer iliklediğim sizin elbiseniz değilse nedir peki? | Open Subtitles | إن لم يكن ثوبكم الذي أقفله , فيكون شيئا آخر |
| Bu sana uygun değilse, emekli olup emekli maaşını alabilirsin. | Open Subtitles | إذا لم يكن هذا ملائما بإمكانك التقاعد مع الاحتفاظ براتبك |
| Şimdi eğer bu meşruiyet değilse, meşruiyet nedir emin değilim. | TED | والآن إن لم تكن هذه شرعية، فلست متأكداً من ماهيتها. |
| - Eğer sıcak değilse, soğuk. - Eğer soğuk değilse, yağmurlu. | Open Subtitles | أن لم تكن حرآ,فانها بردآ، أن لم تكن بردآ, فأنها تمطر. |
| Eğer burası yeterince sıcak değilse, Bay Jewett, söylemeniz yeter. | Open Subtitles | اذا لم يكن الجو مناسبا هنا,سيد جويت قل الكلمة فسحب |
| Eğer bu şey bir insan veya hayvan değilse nedir? | Open Subtitles | إذاً, إذا لم يكن رجلاً ولا حيواناً, ما عساه يكون؟ |
| Eğer bu şey bir iblis değilse, ne olabilir bilmiyorum. | Open Subtitles | إذا لم يكن ذلك الشيء شيطاناً، فلا أعلم ماذا يكون |
| iş çok çok zor değilse iyi niyet insanlara yardım eder. | Open Subtitles | الرغبة في مساعدة الاخرين على الاقل اذا لم يكن ذلك صعبا |
| Eğer gerçek bir dizi değilse, neden bana yapmam gerekenleri söylüyorsun? | Open Subtitles | إذا لم يكن مسلسلا حقيقيًا، فلِمَ تملي عليّ ما يجب فعله؟ |
| Her zaman bir şeyler çıkar. Bu değilse, başka şey olur Mary. | Open Subtitles | دائما يحدث شئ ما إن لم يكن هذا فشئ اخر يا مارى |
| Bekle bir saniye. Alkolün içinde değilse, o halde neyin içinde? | Open Subtitles | إنتظري لحظة إذا لم يكن موجوداً بالكحول , فأين يكون ؟ |
| Eğer bu sizin kaderiniz değilse... kalabalık sizden bir Romalı gibi onurlu davranarak... | Open Subtitles | علي اية حال,إن لم يكن هذا قدرك0 الجمهور سيعتبرونك نلت نهايتك بكل شرف |
| Bir ölüm alameti bizim ölümlülüğümüzün bir görünümü değilse ne? | Open Subtitles | ما هي إشارة الموت إذا لم تكن رؤية موتنا نحن؟ |
| Eğer bu bir hainlik değilse, başka ne olabilir ki? | Open Subtitles | إن لم تكن هذه خيانة , فأنا لاأعرف ماذا تكون |
| Eğer değilse, sana hayatının ne kadar kötü olduğunu hatırlatır. | Open Subtitles | ولو لم تكن كذلك فإنها ستذكركِ كم هي حياتكِ سيئه |
| Eğer Don Lope beni öldürecekse, hiç değilse bir sebebi olsun. | Open Subtitles | إذا كان الدون لوبه سيقتلني, فلأفعل ما يستوجب ذلك على الأقل |
| Eğer öyle değilse... yanlış çocuğun şampuanına işemişim demektir, adamım. | Open Subtitles | إذا لم يكن كذلك فأنا تبولت في شامبو الرجل الخاطئ |
| Eğer buyatak yeni değilse, Nasıl oluyor da üzerinde naylon oluyor? | Open Subtitles | لو هذا السريرِ لَيسَ بجديدَ، اذا كيف جاءُ بلاستيك على المفرشِ؟ |
| Takip yeteneğim standardına uygun değilse, özür dilerim. | Open Subtitles | حَسناً، أَنا آسفُ إذا مهاراتِ تتبعي لَيستْ إلى معيارِكِ. |
| Eğer peşinde oldukları para değilse burada ne arıyorlar ki? | Open Subtitles | إذا لم يكونوا هنا من اجل المال ماذا يفعلون هنا؟ |
| Su hayaleti değilse ne olabilir? | Open Subtitles | إذا لم يكُن شبح ماء، ماذا يُمكن أن يكون؟ |
| Eğer boyunuz bu kadar değilse, hızlı trene binemezsin ufaklık. | Open Subtitles | إذا لم تكوني بهذا الطول فغير مسموح لك ركوب الأفعوانة |
| - Evet. Peki ya takvimdeki tek araç o değilse? | Open Subtitles | ماذا إذا لمْ تكن تلك الشاحنة الوحيدة على الجدول الزمني؟ |
| değilse de katilmiz rastgele cinayetler işliyor demektir. | Open Subtitles | و أن لم تكُن كذلك ، أذن قاتلُنا يقوم بأختيار ضحاياهُ عشوائياً |
| Onu bulmana yardım edebiliriz ortağım için sorun değilse. | Open Subtitles | أعتقد أنّ بإمكاننا مُساعدتك على إيجادها، إذا لمْ يكن يُمانع شريكي. |
| Aranızdan en şanslısı da bu herif. Hiç değilse bugünkü yuhalamaları duymadı. | Open Subtitles | ها هو الشخص المحظوظ, على الاقل لا يمكنه سماع صيحات الاستهجان اليوم |