| Ancak girişlerinin birbirine çok yakın olduğu bir solucan deliği, | Open Subtitles | ولكن الثقب الدودي الذي لديه .. فتحات قريبة من بعضها |
| Muhtemelen kurar, ...ama solucan deliği oluştuğu anda neler olacağını .bilemeyiz. | Open Subtitles | محتمل ولكن ماذا يحدث فى اللحظه التى ينشأ بها الثقب الدودى |
| Babamın bilgisayarına bu deliği açan kişiler de onu bulmak istiyor. | Open Subtitles | الأشخاص الذين عملوا فتحة في حاسوب أبي المحمول يبحثون عنه أيضاً |
| Sıkı kurallı oynuyoruz, böylece Korkarım deliği ve maçı kaybetiniz. | Open Subtitles | نلعب بقوانين صارمة ، لذا خسرت هذه الحفرة و المباراة |
| Kazıyarak o ızgarayı çıkarabilirim, ve deliği koridor çıkışına kadar büyütebilirim oradan hücre katına ve belki çatıya. | Open Subtitles | يمكنني أن أكمل هذه الفجوة الي الخارج وأ ُكبر الفتحة ممر الخدمة. فوق بناية الزنزانة ولَرُبَّمَا الي السقف. |
| Buralar tam bok deliği. Neden burada buluşmak zorunda olduğumuzu anlamıyorum. | Open Subtitles | هذا الحي حفرة من القذارة فعلا لا أعرف لم أصررت على لقائي هنا؟ |
| Lanet olsun! Bu şeyin babamın lastik ayakkabılarından daha fazla deliği var. | Open Subtitles | اللعنة , هذا الشىء به ثقوب كثيرة اكثر من ممحاة ابى |
| Çünkü solucan deliği iki tarafta da stabildir. Geleceklerindeki madde ve enerji etkilenmez. | Open Subtitles | لأنّ الثقب الدودي مُستقرّ عند كِلا الطرفين، المادّة والطاقة في مستقبلهم غير مُتأثر. |
| Böylece bir solucan deliği iki boyutluya dönüşür, bir çembere. | Open Subtitles | إلى ثنائي الأبعاد، والذي يحول الثقب ثنائي الأبعاد إلى دائرة، |
| Solucan deliği yaratmanın önündeki en büyük engel yeterli enerji sağlamaktı. | Open Subtitles | أكبر عقبة لفتح الثقب الدودي هو خلق ما يكفي من الطاقة |
| Uzun yani boylamasına olan böyle bir solucan deliği var. | Open Subtitles | يوجد هذا، الانحناء الطولي انحناء عبر الثقب الدودي مثل هذا. |
| Asansör yerine asmalar kullanırdım ve bornozlara kuyruk deliği açıp duş musluklarını alçaltırdım. | Open Subtitles | ولجعلت الحامي كمصعد. وفتحت فتحة للذنب في لبس الحمام ولجعلت مفاتيح الصنابير منخفضة. |
| Oyuncunun zor bir deliği düşündüğü ama güvenliği aklında tuttuğu vuruştur. | Open Subtitles | ضربة لكل لاعب , يقصد فتحة صعبة ولكن مع راحة البال |
| İşte tavşan deliği. Alice oraya girmişti. Ben de gireceğim. | Open Subtitles | هناك ، فتحة الارنب أليس ذهبت إلى هناك وأنا سأفعل |
| Bayanlar baylar. 18. delik, turnuvanın son deliği. Bu bölüm 140 metre. | Open Subtitles | السيدات والسادة، الحفرة الثامنة عشرة بالمدى الثالث على بعد مئة وستين ياردة. |
| Fareler bu ışıktan nefret eder ve kaçmaya ve resimde okla işaretli deliği bulmaya çalışır. Deliğin altında içinden rahatlıkla kaçabilecekleri bir tüp vardır. | TED | والفئران تكره ذلك وتحاول الهرب، والعثور على الحفرة المشار إليها بالسهم، حيث يوجد أنبوب في الأسفل يمكنها الهرب من خلاله والاسترخاء في الحفرة المظلمة. |
| Kazıyarak o ızgarayı çıkarabilirim, ve deliği koridor çıkışına kadar büyütebilirim oradan hücre katına ve belki çatıya. | Open Subtitles | يمكنني أن أكمل هذه الفجوة الي الخارج وأ ُكبر الفتحة ممر الخدمة. فوق بناية الزنزانة ولَرُبَّمَا الي السقف. |
| Banyodaki deliği o delmedi. | Open Subtitles | لاأظنه قام بثقب هذه الفتحة فى حائط الحمام |
| cumartesi günkü, otuz altı deliği... pazar günü zorlu bir otuz altı delik daha izliyordu. | Open Subtitles | ستٌ و ثلاثون حفرة بالسبــت متبوعــة بست و ثلاثين حفــرة صعبة بالأحــد |
| Bana o balinanın beyaz başını ve kuyruğundaki üç deliği ilk gösterecek olanınız, bu kadar altına sahip olacak. | Open Subtitles | أول شخص يعثر لي على حوت رأسه أبيض وثلاثة ثقوب في ذيله سيحظى بهذه القطعة الذهبية |
| Hedef kokuyu, birden fazla deliği olan bir kafeste tespit etmeyi öğrenir. | TED | ليتعلم كيفية العثور على رائحة الهدف في قفص مع عدة ثقوب، وتصل إلى 10 الثقوب. |
| Bir tane vajina deliği var sanırdım ama içinde iki delik daha varmış. | Open Subtitles | انا طوال المده أحسب انه هناك فتحه واحده واثنان من الفتحات المختلفه للأخراج |
| Einstein-Rosen köprüsü bir solucan deliği yaratıyoruz. | Open Subtitles | و مننشيء ما يسمى ب معبر اينشتين و روزين, و الذي يعرف ايضا ب جحر الدوردة |
| Sana yeni bir göt deliği açacağım. | Open Subtitles | ماذا لو فَتَحْتُ لك فجوة جديدة في جسدك ؟ |
| Yedi tane Burr deliği açtı ve hiç birinde beyin zarını delmedi. Son deliği kontrol edeceğim. | Open Subtitles | قامت بحفر 7 ثقوب ولم تُصِب الجافية. أتفقّد آخر ثقب. |
| Ted ile eşit duruma gelebilmen için, son beş deliği geçmen gerekiyor. | Open Subtitles | عليك إحراز الضربات المحدده للخمس حفر الأخيره لتتعادل مع "ريد" في الصداره |
| Fakat kara delikten gelen resme sıra geldiğinde gerçek bir muamma ile karşılaştık: Kara deliği daha önce hiç görmemiştik. | TED | لكن عندما يتعلق الأمر بصور لثقب أسود، فإننا نواجه معضلة حقيقية: لم يسبق وأن شاهدنا ثقباً أسوداً حقيقياً من قبل. |