| Tek istediğim, 33'ünde olan evli bir adam için uygun bir maaş. | Open Subtitles | كل ما اطلبه هو اجر محترم لرجل متزوج بعمر الثالثة و الثلاثين |
| evli bir adam. Poirot'a ulaşmak için Bayan Lemon'u kullandı. | Open Subtitles | أنه رجل متزوج ,وقد أستغل الانسة ليمون بدم بارد .. |
| Babam bu meziyeti hatırladı ve evli bir adamla neredeyse kaçıyorken beni affetti ve bizim evliliğimizi kolayca onaylayabildi. | Open Subtitles | أبي تذكّر تلك المقولة الحكيمة.. وغفر لي عندما كنتُ قريبةً من الهروب مع رجلٍ متزوج. وسمح لزواجنا بهذه السهولة. |
| Birkaç ay önce Malezyalı biriyle evli bir kadınla tanıştım. | TED | قبل بضعة أشهر مضت، قابلت سيدة متزوجة من رجل ماليزي. |
| Sadece usül, hepsi bu.Ama onlara söyleyemediğim evli bir kadınla birlikte olduğum. | Open Subtitles | مجرد اجراء اعتيادي، ولكن لم استطع اخبارهم بأنني كنت برفقة امرأه متزوجه |
| Ve o taptığınız kızınız evli bir adamla ilişki yaşamıştır. | Open Subtitles | والإبنةالتيتعشقينها.. حسناً ، إنها على علاقة غرامية سرية برجُل متزوّج |
| evli bir adamın alışması gereken birşey kadınları beklemek. | Open Subtitles | الأمر الذى يجب أن يعتاده الرجل المتزوج هو إنتظار زوجته |
| evli bir adamla ilişkiye girmek de senin haddine değildi. | Open Subtitles | لم يحق لكِ أن تكوني على علاقة غرامية برجل متزوج |
| Sen sadece çocuktun. Ben 20 yıldan fazladır evli bir adamım. | Open Subtitles | لقد كنت مجرد طفل إنني متزوج منذ أكثر من عشرين عاماً |
| Patron, içimden bir ses kızın evli bir erkekle ilişkisi olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | أيها الرئيس، حدسي يقول لي انها كانت على علاقة مع رجل متزوج |
| Claudia hala tıp fakültesinde ve sen evli bir doktorsun. | Open Subtitles | هي ما زالت في كلية الطب و أنت دكتور متزوج |
| Ben evli bir adamım. O tür kadınlarla işim yok. | Open Subtitles | أنا رجل متزوج ولا أرغب في النساء من هذا النوع. |
| İşsiz bir baterist veya ekmeği seven evli bir ortodontist olması fark etmiyor. | Open Subtitles | لا يهمهم اذا كان قارع طبل عاطل او مقوم اسنان متزوج يحب الخبز |
| Topeka'lı evli bir adamın Otel Cortez'de Liz Taylor'a dönüşmesi mi? | Open Subtitles | كيف لرجل متزوج من توبكيا تحول الى ليز تيلور بفندق كورتيز |
| Şimdi de oğlunun evli bir adamla eş cinsel ilişki yaşadığını öğrenirlerse. | Open Subtitles | والآن سيكتشف الشعب أن ابنه مرتبط بعلاقة جنسية مثلية مع رجل متزوج |
| Henüz evlenmesem de bir gelinim olduğundan evli bir adam olarak düşünebilirsin beni. | Open Subtitles | سأتزوجُ قريبًا، لكن أنا أحتاجُ إلى العروس، لذلك يمكنكِ التفكيرُ بي كشخصٍ متزوج. |
| evli bir erkekle dışarı çıkmaya pek alışık değilim. | Open Subtitles | لم تسمح لي التقاليد بالخروج في العلن مع رجل متزوج |
| Yani ben yukarıda uyurken evimden evli bir kadını mı arıyor? | Open Subtitles | إذاً هو يتصل بإمرأة متزوجة من منزلي بينما انا في الدور العلوي نائمة ؟ |
| Yoksa kimin mi demeliydim? Dostum, içimizde son zamanlarda evli bir kadınla yatmış tek bir kişi var o da benim.? | Open Subtitles | هه يا زميل ،من ننا نحن الاثنان اراهنك انني الوحيد الذي نام مع إمرأه متزوجه مؤخرا |
| Sanırım evli bir adamla ilişki kurmanın her daim riski var. | Open Subtitles | أعتقد أنه هناك دائمًا مخاطرة، إن تورّطي مع رجلُ متزوّج. |
| Hayır, evli bir erkeğin belli sınırları koruyarak kadınlarla takılmasını kastediyorum. | Open Subtitles | لا , أعني الاستمتاع بصحبة امرأة في حدود ممكن ان يتمتع بها المتزوج |
| Sanırım döndüğünde evli bir kadın olacağım. | Open Subtitles | أتوقع أنني سأكون امرأة متزوجة عند عودتك |
| Hayatım, evli bir kadının çalışmaması gerektiğine sen karar verdin. | Open Subtitles | عزيزتي, أنتي التي قررت أن المرأة المتزوجة يجب ألا تعمل |