| Bekleyiş boyunca bir sürü mesaj bırakıImış. Ama hiçbiri şu anda görmek istediği tek kişiden değildi. | Open Subtitles | قيامه بهذه الجولة , قد تركت لديه العديد من الرسائل لكن ولا رسالة من الشخص الوحيد الذي يريد أن يراه الآن |
| görmek istediği son kişinin ben olduğumdan eminim. | Open Subtitles | مُتأكّدة أنني آخر شخص يريد أن يراه في الوقت الراهن. |
| - görmek istediği tek seçenek. | Open Subtitles | لربما يكون الخيار الوحيد الذي يريد أن يراه |
| Takipçilerimin görmek istediği şey bu. | Open Subtitles | الجمهور يود رؤية ذلك على الانترنت |
| Takipçilerimin görmek istediği şey bu. | Open Subtitles | الجمهور يود رؤية ذلك على الانترنت |
| Yani Parker görmek istediği şeyi gördü, bir hayvanı. | Open Subtitles | لذا " باركر " رأى ما يريد أن يراه ، حيوان |