| Gerçekten de okula gittiğim ilk gün, altı yaşındayken teknik olarak yetersiz beslendiğim için özel bir beslenme programına dahil edildim. | TED | بالفعل في أول يوم عند ذهابي للمدرسة في سن السادسة وضعت في برنامج مخصوص للتغذية لانني كنت مصاب بسوء التغذية فعلياً |
| İlk gün dönmek ve her şey için yeterince iş yaptı, resmen. | Open Subtitles | تبينت بأن لديها ما يكفي لتقوم به أول يوم بالعودة وكل ذلك |
| Hapishanede ilk gün, buradaki en sağlam adamla çıkmak istiyorsun. | Open Subtitles | أول يوم في السجن، وتريدين أن تصبحي الأقوى في الساحة |
| Evet. Gece boyunca yeniden yazdın ve bu daha ilk gün. | Open Subtitles | لقد كنت تعيد الكتابة طوال الليل و إنه فقط اليوم الأول |
| Bu daha ilk gün, daha 6 gün daha oyalamamız gerekiyor. | Open Subtitles | ان هذا اليوم الأول فقط. عليك أن تضيع 6 أيام أخرى. |
| içeri girdiğim ilk gün, onlara nasıl bakacağımı bilmiyordum. | TED | في اليوم الاول عندما دخلت السجن ، لم أكن أعرف كيف أنظر إليهم. |
| Buradaki ilk gün o mektubu bulmamla. | Open Subtitles | بدأ منذ اول يوم لنا هنا عندما وجدت ذلك الخطاب |
| Bir aydan beri, McKinley Lisesi'nde kimsenin sarhoş davranışlar sergilemediği ilk gün bugün. | Open Subtitles | اليوم هو أول يوم بلا أي تصرف على الملأ يدل على الثمالة بالثانوية |
| O zaman biliyorsundur, ilk gün büyük köpekler, hep boy gösterirler. | Open Subtitles | إذن أنت تعرف، البحارة دائماً ما يتربصون ببعضِهم فى أول يوم. |
| Yeni birimdeki ilk gün. Eminim ki burada toplanmamızın sebebini bilmiyorsunuzdur. | Open Subtitles | حسناً أول يوم في وحدة جديدة بالتأكيد تعلم لم نحن هنا |
| İlk gün işten sonra yaptığım şey daha da rahatsız ediciydi. | Open Subtitles | ما هو اكثر إرباكاً هو ما فعلته بعد أول يوم عمل |
| Lisedeki ilk gün ve bir kere daha sırt çantasıyla konuşan tuhaf çocuğum. | Open Subtitles | أول يوم في المدرسة الثانوية ومرة أخرى أصبحت الغريب الذي يتحدث مع حقيبته |
| Film okulundaki ilk gün kuralları yıkmadan önce her kuralı öğrenmek zorunda olduğumu söylediler. | TED | في أول يوم في مدرسة الفيلم، أخبروني أن عليّ أن أتعلم كل القواعد لكي لا أكسر أي منها. |
| Belki ilk gün gerginliğini yaşıyor olabilirim fakat bu Kaptan değil. | Open Subtitles | ربما أنا لدي توتر اليوم الأول , لكن ذلك ليس كاب |
| İlk gün çocuğun biri düşüp kafasını çarptı. Az daha ölüyordu. | Open Subtitles | وفي اليوم الأول هناك وقع أحد الأولاد وصدم رأسه وكاد يموت |
| Ama aslanlar çok akıllıdırlar. (Kahkaha) İlk gün gelip korkuluğu gördüler ve geri döndüler, ama ikinci gün gelip şöyle dediler; bu şey hareket etmiyor, o hep burada. (Kahkaha) Ve çiti atlayıp hayvanları öldürdüler. | TED | لكن الأسود ذكية جدا. كانوا يأتون في اليوم الأول ويرون الفزاعة ، ويرجعون، لكن في اليوم الثاني ، يأتون ويقولون، أن هذا الشي لايتحرك، هو دائما في نفس المكان. لذا يقفزون داخل الحظيرة ويقتلون الحيوانات. |
| Aslında her günün ilk gün gibi olmasını istiyorum. | Open Subtitles | بالضبط أريد كلّ يوم ان يكون مثل اليوم الاول |
| Paris'te şemsiye taşımayacaksın ve... ..ilk gün muhakkak yağmur bulacaksın. | Open Subtitles | لا تحمل مظلة في باريس وتحت كل الظروف، لا بد ان تمطر في اول يوم لم انسى كلمة ياصابرينا |
| İlk gün seni okula baban götürecek. | Open Subtitles | في الحقيقه ، أباك سيأخذك الى المدرسة في يومك الأول |
| İlk gün için ne güzel bir hediye. | Open Subtitles | ما هي الهدية الأفضل لليوم الأول. |
| Geri döndüğüm ilk gün bu kadar stresli bir iş beklemiyordum. | Open Subtitles | لم أكُ أتوقّع شيئًا بهذا الضّغط العالي بأول يوم في رجوعـي.. |
| - İlk gün en iyi on saniyesi diye duymuştum. | Open Subtitles | لقد سمِعتُ بِأنهّا كانت أفضل عشرة ثواني في اليوم الأوّل |
| Geçen Noel'de bize geldiği ilk gün, ilk anda. | Open Subtitles | منذ اليوم الذي أتي به إلينا في عيد الميلاد الماضي, منذ اللحظة الأولى |
| Bizi bıraktığı ilk gün nasıl hissettiğini yalnızca tahmin edebilirim. | Open Subtitles | أنني أصبحت مثل والدي إنني أستطيع أن أتخيل بماذا تشعر باليوم الأول الذي تركنا فيه |
| Hikâyenin çevrimiçi olduğu ilk gün ile başlıyor. | Open Subtitles | بدايةً من يوم أول ظهور لقصة تغطيتكي على شبكة الانترنت لقد تحققنا |
| İlk gün müdürümüz bizi bir araya getirdi ve bir tezahürat öğretti, bunu yazın geri kalanında kamp ruhunu hissetmek için her gün yapacaktık. | TED | وفي يومي الأول قامت المرشدة بجمعنا معا وقد علمتنا " هتاف " قالت أننا سوف نقوم به كل يوم لبقية الصيف لترسيخ روح المخيم. |
| Okulların açıldığı ilk gün geç kalmak istemezsin. | Open Subtitles | لا اريدك ان تتأخرى لأول يوم تفتح به المدارس |
| - Anatomi sınıfında seni gördüğüm ilk gün senin yanına düz giderdim. | Open Subtitles | كنت سأتوجه مباشرة لك في أوّل يوم رأيته فيكِ ــ في صفّ التّشريح ــ و تفعل ماذا ؟ |
| Buraya geldiğim ilk gün, bana İncil'ini vermiştin. | Open Subtitles | باليوم الذي أتيتُ فيه أنا هنا، أنت سلمتني الكتاب المقدّس. |