| Kozmetik amaçlı kullanılan diğer implantlar da 10 yıl sonra aynı kaderi paylaşır. | TED | إنّ أجهزةً أخرى، كتلك المستخدمة لأغراضٍ تجميليّة، قد تلاقي نفس المصير خلال 10. |
| Eline yay alan herkes böyle bir kaderi hayal eder. | Open Subtitles | أي رجل يأخذ الخضوع بالاعتبار كان سيحلم بمثل هذا المصير |
| Okulun en büyük grubuna meydan okuyamam ve kaderi değiştiremem. | Open Subtitles | لا يمكنني ان اخذ اكبر فرقه في المدرسه واغير القدر |
| Bizlerin kaderi onun ellerinde iken kaderle tartışmak aptallıktır. | Open Subtitles | فمن الحماقة مصارعة القدر عندما نكون تحت يديه |
| Görünen o ki, büyük adamların kaderi amaçlarının yerine geldiğini görememekmiş. | Open Subtitles | انه يبدو ان قدر الرجال العظام بان يروا اهدافهم لم تحقق |
| Onun kaderi ve bacaklarını kaybetmesinin etkileri artık onun günlük yaşadığı gerçekler. | TED | قدره وتداعيات فقدانه لساقيه هي الآن واقعه اليومي. |
| Unut onu, Onbaşı, Onun kaderi şimdi mahkemenin elinde. | Open Subtitles | عندما سمح له بان يتجند انسى منه مصيره الان مرتبط بالمحكمة |
| Yanında bulunan ve varlığı benim için babasınınki kadar gereksiz olan Fleance da o karanlık saatte aynı kaderi paylaşmalı. | Open Subtitles | وابنه فليانس الذى يصحبه لا يقل موته أهمية عن موت والده يجب أن يلقى المصير ذاته فى تلك الساعة السوداء |
| Ama onlarla birlikte, madenin sahipleri de aynı kaderi paylaşıyorlar. | Open Subtitles | ستكون إذن مشيئة ملاك المنجم هي أن يحظوا بنفس المصير |
| Beni buna zorladıysa da artık biliyorum ki bu kaderi hak etmedi. | Open Subtitles | مع أنه تطاول على ولكني أعرف الآن إنه لم يستحق هذا المصير |
| Kabul etmeliyim böyle korkunç bir kaderi böyle güzel bir çocukta olmasını istemem. | Open Subtitles | يجب أن أقرّ أني ما كنت لأتصور مثل هذا المصير المريع لطفل برئ |
| kaderi yaratanlar biziz çünkü hiçbir şeyin şans eseri olmasını istemiyoruz. | Open Subtitles | نحن اخترعنا القدر لأننا لانريد للأشياء أن تحدث مصادفة |
| Aslında, kaderi ciddiye alan sadece bir kişi daha tanıyorum. | Open Subtitles | صدقاً، اعرف شخص اخر يتعامل مع القدر بجديه |
| Tronjeli Hagen tanrıların seçtiği kaderi gör. | Open Subtitles | هيغين ابن ترونجي واجه القدر الذي اختارته الآلهة |
| Dediğim gibi, Kurakdiyarın yakınında yaşayan herkesin kaderi bu. | Open Subtitles | أنه يقول أنه قدر هؤلاء الناس اللذين يعيشون بقرب البحر السام |
| üçüncü oran hırsızlık oranların kaderi. | Open Subtitles | أن نُنْتَزَع من مناصبنا بسرقة من الدرجة الثالثة هو قدر قديم |
| Leo, zorlayamayız. Bu onun kaderi bile olsa. | Open Subtitles | ليو، لا يمكنك جعله، المختار حتى لو كان هذا قدره |
| Hiç kimse kaderi hakkında fazla şey bilmemeli. | Open Subtitles | لا يجب أن يعلم أحد الكثير عن مصيره. حسناحسنا. |
| Umalım ki sana onun yazgısını hatırlatabilelim ve seni aynı kaderi paylaşmaktan koruyabilelim. | Open Subtitles | دعينا نتمنى أنا تتذكريها وأن لا تشتركي في مصيرها |
| kaderi, trajedinin nasıl kolaylıkla önlenebileceğinin bir örneği ve Hamlet'in toksik akıl oyunlarının dalgalanma etkisini gösteriyor. | TED | يمثل قدرها مثالاً عن كم كان من اليسير تجنب المأساة ويظهر الأثر المضاعف لألاعيب العقل العابثة التي يقوم بها هاملت |
| Başkalarının kaderi ile oynayan bir tanrı gibi mi davranıyorum? | Open Subtitles | بعض الهة يلعب بمصير الاخرين؟ لقد كنت معك منذ أن بدأت حياتك المهنية |
| Aynı kaderi paylaşıyoruz. | Open Subtitles | اعتقد انه علينا نحن الاثنان ان نترك قدرنا |
| Teorinin kaderi, bu tür öldürücü tutarsızlıkların giderilebilmesine bağlıydı. | Open Subtitles | مستقبل النظرية إعتمد على تخليص المعادلات من هذه التضاربات القاتلة. |
| kaderi boş verin. O kötü şey gelirse, işini bitirene kadar onunla savaşacağız. | Open Subtitles | تباً للقدر ,أذا كان شئ شرير سيأتي سنحاربه, ونتغلب عليه |
| Daha iyi bir durumda olmalıydılar ama sanırım bu onların kaderi. | Open Subtitles | من المفترض ان تكون اوضاعهم افضل لكن , اعتقد ان هذا هو قدرهم |
| Daha iyi bir kaderi hak eden tatlı bir kız o. | Open Subtitles | فهي فتاة لطيفة تستحق مصيراً أفضل |
| Çünkü daha önce sadece bir kere, bir bireyin kaderi tüm insanlığın kaderiyle bu denli iç içe geçmişti. | TED | مرّة واحدة فقط كان مصير الفرد ومصير الإنسانية امر متشابك جداً. |
| Sonunda, zayıfın kaderi belirlendi ve güçlü tarafından fethedildi. | Open Subtitles | في النهايه , مقدر للضعفاء أن يأكلو من قبل الأقوياء |