| kocanı düşün-- bu ona karşı birşey değil, çünkü gerçekten onu sevdim-- o erkek egemen bir topluluktan geliyor. | Open Subtitles | هناك شيىء بخصوص زوجك وهذا لا يجعله سيئآ لأنى حقآ أبدو مثله انه يأتى من مجتمع غالبيته من الرجال |
| Ben bu işe dahil olamam. kocanı da al git buradan. | Open Subtitles | أنا لايمكننى أن أشترك فى هذا خذى زوجك واذهبى من هنا. |
| Dün gece yemekteydim ve kocanı başka bir kadınla gördüm. | Open Subtitles | خرجت لتناول العشاء ليلة البارحة، ورأيت زوجك مع إمرأة أخرى. |
| Sanırım, kocanı sorgularken odanın dışında olman daha iyi olur. | Open Subtitles | أعتقد أنه من الأفضل أن تغادري الغرفة بينما أستجوب زوجكِ |
| Çünkü bana kocanı öldürdüklerinden dolayı ayrılmak istediğin için seni öldürmek istediklerini söylemiştin. | Open Subtitles | لانكِ اخبرتينى انهم يلاحقونك بسبب اعتقادك بأنهم قتلوا زوجكِ لأنكِ رغبتى فى الانشقاق |
| Dürüst olmak gerekirse, eğer kocanı öldüren adamlarla yüzleşeceksek hepimiz için endişeleniyorum. | Open Subtitles | صرحتاً، إذا كنا سنتبع الأشخاص الذين قتلوا زوجك فأنا قلق بشأننا جميعاً |
| Leslie, ben sadece bu geceliğine kocanı ödünç almak istiyorum. | Open Subtitles | ليزلي , انا فقط اريد ان استعير زوجك لهذا المساء |
| Yoksa kocanı bu savaşta savaşması için yalnız mı bırakacaksın? | Open Subtitles | أم أنك فقط ستعمل ترك زوجك لخوض هذه المعركة نفسه؟ |
| Eski kocanı yerin dibine sokmak için yapabileceğimiz bir şeyler olmalı. | Open Subtitles | لابد أن يكون هناك شيئ يمكننا القيام به لتفسيد زوجك السابق |
| Yaşadığımız onca şey var, kocanı hiç böyle mutlu görmemiştim. | Open Subtitles | في جميع مغامراتنا معا لم أر قط زوجك سعيد جدا |
| Evine dönmek gerçek kocanı ve Emly'i görmek istiyor musun? | Open Subtitles | لتذهبين إلي البيت و تقابلين زوجك الحقيقي و ابنتك أيميلي |
| Bu harika. Peki kocanı ne yapacağız? | Open Subtitles | هذا رائع , لكن ما الذي سنفعله بشأن زوجك ؟ |
| Ayrıca, Londra yolunu ve senin iyi kocanı biliyorum, Kardinali göreceğinden emin ol, ve yolculuk masraflarımla ilgilen. | Open Subtitles | أعرف الطريق الى لندن و زوجك ، بالتأكيد سيذهب الى الكاردينال هل سيكلفنى السفر ؟ |
| Sanırım, sabahın 2.30'unda polisten bir çağrı alsaydın... kocanı hayvanat bahçesinde çıplak halde... uyur bulduklarını söyleselerdi, sen de endişelenirdin. | Open Subtitles | توقعت أن أتصال الشرطة في الساعة 2: 30 صباحا وأخبارك أن زوجك وجد عاريا و نائما |
| Sen kocanı evde uyuması konusunda bile eğitemedin. | Open Subtitles | تعجزين حتى عن تمرين زوجك لينام فى المنزل. |
| Eski kocanı öldürdüğünü biliyordu... o Pazartesi gecesi. | Open Subtitles | انه عرف بانك قتلت زوجك السابق ليلة الاثنين |
| Ruth, kendini düşün, kocanı düşün. | Open Subtitles | روث لابد أن تفكرى فى نفسكِ , فكرى فى زوجكِ |
| Bunlar kocanı öldüren adamın elleri olsa bile. | Open Subtitles | حتي لو كانت هذة ايدي الرجل الذي قَتل زوجكِ |
| Bak hanımefendi. kocanı öldürmek istediğini biliyorum. İzi sürülemez maddelerin tedarikçisi benim. | Open Subtitles | اعلم انكِ قتلتِ زوجكِ وانا من جهز المواد |
| Eğer kocanı hiç görmüyorsan, parasıyla ilişkiye gir. | Open Subtitles | إن لم تجتمعي بزوجك كثيراً فاستمتعي بأمواله |
| kocanı aramak istemediğinden emin misin? | Open Subtitles | هل أنتِ متأكدة أنكِ لا ترغبين في الإتصال بزوجكِ ؟ |
| Şimdi git ve eski kocanı kara sar. | Open Subtitles | الان, قولي وداعا لزوجك, انا دائما احترم الموتى. |
| Aptal kocanı değiştirebilirim ama seni değiştiremem. | Open Subtitles | أنا يُمْكِنُ أَنْ أَستبدلَ زوجَكَ الابلة أنا لا أَستطيعُ حَلّ محلك. |
| Nasıl kocanı sarhoş edip, onu kafasından vurursun? | Open Subtitles | هكذا حَصلتَ على زوجِكَ شَربتَ، ثمّ ضَربَه في الرأس. |
| Bu helikopteri kullanmak gibi bazı işlerde kocanı nasıl görüyorsun? | Open Subtitles | وماذا عن بعض التشجيع لزوجكِ لقدرته حتى على قيادة هذه الطائرة؟ |
| kocanı ve bu korkunç evi terk etmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدكي أن تتركي زوجكي .و هذا البيت السيء |