| Ne zamandan beri mafya yakın hedefler için 38'likten başka şey kullanıyor? | Open Subtitles | منذ متى و الغوغاء تستخدم أي شيء منذ أزمة سنة 38 ؟ |
| Bir süredir yeni bir arama motoru geliştirmekteydik ve dil-tabanlı arama motorlarının aksine kullandığımız yüz-karşılaştırma teknolojisi, görsel tanımayı kullanıyor. | Open Subtitles | لقد كنا نطور محرك بحث جديد وخلافاً للغة التي تستند عليها محركات البحث تقنية مماثلة الوجه هذه تستخدم التعرف البصري |
| Şu an konuşabiliyor, çünkü Tollan Klorel'i susturacak bir teknoloji kullanıyor. | Open Subtitles | هو يستطيع التحدث الآن فقط بسبب تولان تستعمل تقنيتها لإسكات كلوريل |
| Telefonundan iz sürmeye çalış bunu ayrı telefon olarak kullanıyor. | Open Subtitles | أجرى تعقبا على هاتفه المحمول الذى كان يستخدمه كهاتف مؤقت. |
| Babamın kaçışının intikamını almak için seni kullanıyor... en azından senaryoya göre öyle. | Open Subtitles | إنه يستغلك لينتقم من أبي على هربه على الأقل, طبقاً لنصه السينمائي |
| Aynı diz sistemini, tek eksenli diz sistemi olan bir protez kullanıyor. | TED | وهو يستخدم مثل الركبة الاصطناعية الموجودة هنا مع محور واحد على الركبة |
| Şu anda, insanlar dünyanın yarısını yaşamak, kereste ve tarım ürünlerini yetiştirmek ve hayvanlarını otlatmak için kullanıyor. | TED | في الوقت الراهن، يستغل البشر نصف العالم من أجل العيش والزراعة وجمع الحطب، ولرعي مواشيهم. |
| Bunu yapmasına izin veremeyiz. Hayatımı, sana karşı bir silah olarak kullanıyor. | Open Subtitles | لا يُمكن أنّ نسمح لها بفعل ذلك، إنها تستخدم حياتى سلاحاً ضدكَ. |
| İçlerinden birini hala kullanıyor olmasını ummaktan başka çaremiz yok. | Open Subtitles | علينا أن نأملَ أنّها لا زالت تستخدم أحدهم على الأقلّ |
| O şeyleri yapmak için kendi ölü derisini mi kullanıyor? | Open Subtitles | المَحَافَظ ,الاحذية هل تستخدم جلدها الميت ,لكي تصنع هذه الاشياء؟ |
| - Halanın evini, eyalet hapishanesine göndermek üzere uyuşturucu imalatı için kullanıyor musun? | Open Subtitles | .. هل كنت تستخدم منزل عمتك كقاعدةٍ لتهريب الميثان إلى سجن الولاية ؟ |
| Doğrudan bir yere gitmiyormuş gibi-- Sanırım kaçamak taktikler kullanıyor. | Open Subtitles | لا يبدُ وكأنّها تسلك طريقاً مُباشراً. كأنّها تستخدم أساليب المراوغة. |
| Ayrıca Arapça çok farklı bir noktalama ve fonetik işaret sistemi kullanıyor. | TED | كما أنها تستعمل نظام علامات ترقيم وتشكيل مختلفٍ تمامًا. |
| Şu anda bu adı kullanıyor. Evliliği dağılıyor da. | Open Subtitles | إنه الأسم الذي يستخدمه الآن لقدإنفصلحديثاًعنزواجه. |
| Myk seni yeşil kart almak için kullanıyor. | Open Subtitles | مايك فقط يستغلك لكي يحصل على الجرين كارت |
| Bu çok yeni olduğu için, şimdilik sadece basit ayakları kullanıyor. | TED | وهو الآن يستخدم أبسط أقدامه هنا، لذا هذا يعتبر جديد جداً. |
| Şu anda Chicago'dan gelen beyefendi siz sayın yargıcın önceden konu dışı bulduğu bilimsel kanıtları okuyup, kayıtlara geçirmek için bunu bir fırsat olarak kullanıyor. | Open Subtitles | الآن ، إن السيد من شيكاغو يستغل هذه الفرصة للقراءة فى شهادة علمية |
| Sizi kullanıyor. Dediği hiçbir şey doğru değil. | Open Subtitles | إنها تستغلك أياً كان ماقالته لك فهو غير صحيح |
| Geç kaldığı zaman, aklına ilk gelen, onun yine kullanıyor olabileceği ya da ölmüş olabileceği mi? | Open Subtitles | هل أول ما يأتي على خاطرك عندما تتأخر انها ربما تتعاطى المخدرات بالخارج أو ميتة ربما؟ |
| Adam son model araba kullanıyor, evini nakitle alıyor. Merak ediyorum. | Open Subtitles | إنك تقود سيارة فارهة وتدفع ثمن منزلك نقداً, وذلك يثير فضولي |
| Maddie bu fenomeni yeni bir senaryoya genişletmek için ısıyı kullanıyor. | TED | قامت مَادِي باستخدام الحرارة لتوسيع نطاق هذه الظاهرة نحو سيناريو جديد. |
| Burası berbat hale geldi. Herkes uyuşturucu kullanıyor. | Open Subtitles | هذه البلدة أصبحت فاسدة كل شخص يتعاطى المخدرات بارادته |
| Onlar tahminen 30 milyon saatin üzerinde elektrik ve 10 milyon saat cep telefonu şarjı için güç kullanıyor. | TED | وقدروا انهم قد زودوا أكثر من 30 مليون ساعة من استخدام الكهرباء وأكثر من 10 ملايين ساعة لشحن الهواتف. |
| Şirketim yer altından gaz çıkartmak için bu karışımı kullanıyor. | Open Subtitles | هذا هو المُركب الذي تستخدمه شركتي لإستخراج الــغاز من الأرض |
| Dönüş hızını ve yıkım gücünü arttırmak için kunaileri çivi gibi kullanıyor. | Open Subtitles | لقد استخدم الخناجر كسلاح وزوّد من سرعة التدحرج وبذلك يزيد قدر الضرر |
| Eskiden onları Dan tutuyordu, ama bu sefer seni kalkan olarak kullanıyor. | TED | في الواقع كان دان يحمل البالونات .. ولكنه اليوم يستخدمك كجدار حامي |