| Bu ağı bozmadan merdivenle buraya çıkıp bebeği alması zor olmaz mı? | Open Subtitles | من الصعب قليلا اخراج طفل من النافذة يتسلق السلم |
| Bahçe duvarının üzerinden merdivenle tırmanmayı deneriz. | Open Subtitles | سنحاول التسلق فوق الحائط بإستعمال السلم. |
| - Onlara bu kadar bağlı kalmana gerek yok. Ben ikinizi de götürürüm. merdivenle gideriz. | Open Subtitles | لا عليك ان ترتبط بهم سأقل كل منكما, سنأخذ سيارة السلم |
| Genişleyerek inen merdivenle ilgili yazılar okudum sadece, ama anladığım kadarıyla o merdivenlerden balo elbiseleriyle inmek hanımların hoşuna gidermiş. | Open Subtitles | لقد قرأت فقط حول السلالم المتتالية ولكن أنا أفهم أن السيدات يحببن النزول عليه. في حفلة موسيقية بالثياب الخاصة بهم. |
| Harika. Sen ejderhayla ilgilen. Ben merdivenle ilgilenirim. | Open Subtitles | حسناً، تعامل أنت مع التنين وسأتعامل أنا مع السلالم |
| -Biz merdivenle çıkalım. | Open Subtitles | نحن سَنَأْخذُ الدرجاتَ. |
| - merdivenle kaldıraç. | Open Subtitles | - ورافعه |
| merdivenle herhangi bir gelişme var mı? | Open Subtitles | حققتم أي نجاح بالسلم ؟ |
| merdivenle. 90 metre ötede bulduk. | Open Subtitles | بإستخدام سلّم عثرنا عليه على مسافة 100 ياردات مُهشّماً، |
| Sonra merdivenle ana çatıya tırman ve çatı penceresini çekiçle kır. | Open Subtitles | بعد ذلك.اسحب السلم لأعلى الى ان تصل للدور العلوي. وأكسر المنور الزجاجي بواسطه المطرقه |
| Adamlarımdan birisi merdivenle yukarıda duruyordu. Tam şurada. | Open Subtitles | أحد رجالي كان على السلم يقوم بعمل ما، هناك تماماً |
| Saat 11'de merdivenle sizin eve gelirim o zaman? | Open Subtitles | سأتي إلى منزلك حوالي الساعة 11: 30 ومعي السلم ؟ |
| O merdivenle ilgili hep kabuslar görmüşümdür. | Open Subtitles | لطالما كانت تراودني الكوابيس بشأن هذا السلم |
| merdivenle tavan arasına tırmanıp çatının kapağını arkamdan kapattığımı hatırlıyorum. | Open Subtitles | أتذكّر أنّني كنتُ أتسلّق... أصعد السلم إلى العلية وأسحب الباب الخفي لأغلقه ورائي. |
| Yürüyen merdivenle yukarı gel. | Open Subtitles | إصعدي السلم المتحرك الآن |
| - Aynı zamanda bir asansör. - Gerçekten mi? Her yere merdivenle gitmeyi bırakabilirsin. | Open Subtitles | يبدو أنه مصعد كذلك إذن لنتوقف عن إستخدام السلالم |
| Ama bizim kurbanın başındaki yaralar çok ciddi net bir şekilde merdivenle ya da çim hokeyi sopasıyla olduğunu söyleyemem. | Open Subtitles | لكن كان جرح رأس ضحيتنا بليغ حد عدم تمكني من مطابقته نهائياً مع السلالم أو عصا الهوكي |
| merdivenle erişemiyoruz. | Open Subtitles | لا يُمكننا الوصول إليها من السلالم. |
| - Ben merdivenle hep aşağı inerim. - Homer, satranç oynamayı ne zaman öğrendin? | Open Subtitles | أنا أنزل باستخدام السلالم طوال الوقت - (هومر) متى تعلمت لعب الشطرنج؟ |
| - Biz merdivenle çıkalım. | Open Subtitles | نحن سَنَأْخذُ الدرجاتَ. |
| - merdivenle kaldıraç. | Open Subtitles | - ورافعه |
| Bir merdivenle zaten aşağı inersin. | Open Subtitles | يمكنكِ أن تنزلي بالسلم |
| merdivenle. 90 metre uzaktaydı. Üç parça. | Open Subtitles | بإستخدام سلّم عثرنا عليه على مسافة 100 ياردات مُهشّماً، |