| Hey bebeğim, Damızlık Karayipli oynar mısın? | Open Subtitles | مرحباً عزيزتي , هل تريدين لعب ورق الكاريبي ؟ |
| Yüzünüz tanıdık geldi. Squash oynar mısınız? | Open Subtitles | انت تبدين معروفه لى , هل تلعبين الأسكواش |
| Ve bunu yapamazsanız Andre burada, sanırım sahaya çıkıp sizin için oynar. | Open Subtitles | العبوا بدون قلوبكم واذا لم تفعلوا فأن اندرى , هنا ويمكنة اللعب |
| Amerika'nın tarihinde Çin restoranları önemli rol oynar. Nitekim Küba'nın füze krizi çözüldü. | TED | لقد لعبت المطاعم الصينية دورا هاما في التاريخ الأميركي ، في واقع الأمر. تم حل أزمة الصواريخ الكوبية |
| - İyi top oynar. - Evet! Şu 49'lularda oynayan zenci çocuk. | Open Subtitles | ـ انه لاعب ماهر ـ نعم ذلك الزنجي الذي سبق ولعب مع فريق محترف |
| Eve gitmek ister misin, içme oyunu oynar belki cicişlere dokunuruz. | Open Subtitles | هل تريدين العودة إلى المنزل، للعب لعبة النقر، و اللمس ربما؟ |
| Senle Rusty Amcam küçükken Şükran Gününde futbol oynar mıydınız? | Open Subtitles | عندما كنت أنت وعمي رستي أطفال هل كنتم تلعبون كرة القدم في عيد الشكر؟ |
| Babamla nal atmaca oynar anneme domates ekmesinde yardım ederdi. | Open Subtitles | عهِدت لعب الرّمي بحدوة الفرس مع أبي مساعدة أمّي في البستنة |
| Bu oyunda iki kişi oynar,günışığı | Open Subtitles | حسناً يا عزيزي ، بإمكان إثنان لعب هذه اللعبة |
| Beauregard'la oynarız, oyun oynar, film izleriz. | Open Subtitles | سيمكننا اللعب مع بورقارد، لعب العاب ومشاهدة الفديو |
| Sayın Bakan Ulusal Loto oynar mısınız? | Open Subtitles | سيدتي الوزيرة، هل تلعبين اليانصيب الوطني الخاص بك؟ |
| Buldum! Sessiz sinema oynar mısın? | Open Subtitles | هل تلعبين لعبة التمثيلية التحزيرية. |
| Kedi fareyle oynar gibi oynuyorsun benimle. Hayır. | Open Subtitles | انتِ قطـه وانا مجرد لعبه تلعبين بهآ - لا, لا, انـآ اعني ما اقوله - |
| Bilirsiniz, çoğu çocuk iğrenç şeylere ilgi duyar. Mesela çamurda oynar, böcek toplar ya da sümüklerini yer. | TED | فالعديد من الأطفال منغمسون بالفعل في الأشياء المقززة، مثل اللعب في التراب أو جمع الخنافس أو تناول مخاطهم. |
| Parasına oynar mısın? | Open Subtitles | الولد جيد ما رأيك فى اللعب ببعض النقود ؟ |
| Kızlar güzel şeylerle oynar, ama sen silahları seviyorsun. | Open Subtitles | اكثر البنات مثلك يحبون اللعب اللطيف اما انت فتلعبين بالاسلحة النارية |
| Eğer kartları doğru oynar ve bana bakkal listesini verirsen, bir gün her ikisine de sahip olursun. | Open Subtitles | لو لعبت بأوراقك جيداَ وأحضرت لي أغراضي فربما تحصلين على كليهما ذات يوم |
| Dinle, bu adam sözünün eridir. Düzenli olarak oynar... | Open Subtitles | اسمع يا سيد هذا الرجل أمين انه لاعب دائم هنا |
| - Selam. Çocuklar, gidip biraz arkada oynar mısınız? | Open Subtitles | يا شباب، هلّا تذهبون للعب بالخلف لفترة ؟ |
| Zaten, nasıl bir uygar insan masum bir domuzun derisiyle oyun oynar? | Open Subtitles | في النهاية ، أيُّ إنسان مُتحضّر سيلعب لعبةٍ بكرة مصنوعة من جِلد خنزيرٍ بريء ؟ |
| Bebekler oynar, çocuklar oynar, yetişkinler oynar. | TED | الصغار يلعبون، الأطفال يلعبون، الكبار يلعبون. |
| Hafıza nasıl oyun oynar bilirsiniz. | Open Subtitles | تعلمين كم أنه يمكن للذاكرة أن تمارس الألاعيب |
| Amerikalılar daima kazanmak için oynar çünkü kaybetme fikri | Open Subtitles | الأمريكان يلعبوا ليفوزوا دائماً لأن فكرة الخسارة |
| Las Vegas'da olduğunuzu düşünün, kumarhanedesiniz ve oradaki bilgisayarlardan birinde oyun oynamaya karar veriyorsunuz, aynı solitaire ya da satranç oynar gibi. | TED | تخيل أنك في لاس فيجاس، في كازينو، وقررت أن تلعب لعبة في أحد حاسوبات الكازينو، فقط مثل ما تلعب السوليتير أو الشطرنج. |
| - Bahis oynar mısın demek istedim. | Open Subtitles | لقد سألت هل تراهن هل أنت مراهن |
| Büyükannemin loto numaraları. Her hafta onları oynar. | Open Subtitles | هذه أرقام يا نصيب جدتي إنها تلعبها كل أسبوع |
| - Yarın oynar mısın bizimle? | Open Subtitles | يَجيءُ لذا. هَلّ بالإمكان أَنْ تَلْعبُ غداً؟ |