| Birçok yazar büyük bir 20. yüzyıl romanı yazmaktan söz etmiştir. | Open Subtitles | كثيرون من المؤلفين الطموحين حاولوا أن يكتبوا رواية القرن العشرين العظيمة |
| Merhaba Don. Önde gidiyoruz. Meğer Hollis'in bir romanı varmış. | Open Subtitles | مرحبا دون, نحن في الصدارة, تبيّن بان هوليس لديه رواية |
| Şimdi benim kitabım Amerika'nın bir sonraki romanı mı? | TED | الان هل كتابي سيكون اعظم رواية امريكية؟ |
| Ona çok büyük utanca neden olan bir karardı eğer romanı doğru hatırlıyorsam. | Open Subtitles | وهو قرار سبب لها الكثير من الإحراج إذا كنت أتذكر الرواية بشكل صحيح |
| Nicholas Peers bugün bizlerle, kendisi ilk romanı henüz İspanyolcaya çevrilen Amerikalı bir yazar. | Open Subtitles | معنا اليوم نيكولاس بيير , الكاتب الأمريكي الذي أصدر روايته الأولى للتو في أسبانيا |
| - Grafik romanı için kızla beraber çalıştığını biliyor muydun? | Open Subtitles | هل كنت تعلمين انه كان يعمل معها؟ أو أنها كانت تكتب روايات تخطيطية؟ |
| Artık en yeni romanı tarayabiliyor ve onun sesli kitap kütüphanelerine girmesini beklemiyorum. | TED | والآن يمكنني ان اقوم بالمسح الضوئي لأية رواية وعدم انتظار للحصول عليها من المكتبات. |
| Gerçek sizin hayal ettiğiniz ve mecazi olarak kendi dünyanızda bir romanı yazmaya başlamak için duyacağınız istekliliktir. | TED | الحقيقة هي خيالك والاستعداد، مجازا، للعيش في عالمك الخاص هي كل ما تحتاجه لتبدأ في كتابة رواية. |
| Şimdi bu kulağa biraz gerilimli casus filmi veya John Grisham romanı entrikası gibi gelebilir. | TED | يبدو هذا حالياً وكأنه حَبكة من فيلم تجسس مثير أو رواية لجون غريشام. |
| Cervantes'in romanı cesur şövalyenin şanssızlıklarını anlatan bir dizi bölümden oluşuyor. | TED | رواية سيرفانتس تنقسم إلى عدة الفصول مفصلةً الحوادث التي وقعت للفارس الشجاع. |
| Peki Bulgakov böyle yıkıcı bir romanı baskıcı bir rejimin altındayken yayımlamayı nasıl başardı? | TED | كيف تمكّن بولاغوف إذا من نشر رواية متمردة كهذه في ظل نظام قمعيّ؟ |
| Hatırlıyorum da - Kadın kahramanın bir gül bahçesinde öpülüp sonsuza kadar mutlu olduğu bir romanı yeni bitirmiştim. | Open Subtitles | أتذكر أنني وقتها كنت انتهيت تواً من رواية حيث البطلة قُبِلت في حديقة الورود وعاشت بعدها سعيدة |
| Savaş romanı yazmak için, beyinsiz! Başka neden olacak? | Open Subtitles | ليكتب رواية عن الحرب، أهناك سبباً آخر يا أحمق؟ |
| Yakında bilinen en büyük romanı yazmayı bitirecekler. Bakalım. | Open Subtitles | قريباً سيكتبون أعظم رواية قد عرفها الإنسان |
| Uykudan yoksun olabilirsiniz, fakat romanı bitireceksiniz. | TED | لربما حرمت من النوم, لكن يجب عليك انهاء الرواية. |
| Bu aşk romanı, öyle derin tutkuyla dolu ki... Bu mısırla beslenen kadın kahramanı gerçekten anlayabiliyorum. | Open Subtitles | هذه الرواية الرومانسية مليئة بالمشاعر يمكنني الإندماج مع أحداثها حقاً |
| Şu cinayet romanı. Ancak yarısını okuyabildim. | Open Subtitles | تلك الرواية الغامضة لم اقرأ إلا جزء منها |
| Phillip'in yorumları, Erik'i bir sonraki romanı üzerinde çalışmaya teşvik edecekti. | Open Subtitles | - أنا؟ تعليقات فيليب تلهم إريك للإستمرار بالعمل على روايته القادمة |
| Çok fazla cinayet romanı okuyordu. | Open Subtitles | لقد قرأت الكثير من روايات الجرائم البوليسيّة. |
| Çok orijinal bir teori, ama size tavsiyem, Bayan Marple, daha az detektif romanı okumanız. | Open Subtitles | نظرية عبقرية جدا ولكن نصيحتى لك ان تُقللى من قراءة الروايات البوليسية |
| romanı için gözde bir psiko-analist hakkında araştırma yapıyor. | Open Subtitles | إنها تقوم بأبحاثها من أجل روايتها حول التسلية و التحاليل |
| Ama biz Jackie Collins romanı değiliz. | Open Subtitles | ولكننا لسنا برواية لجاكي كولنز هذه سخافة |
| 44 film, 2,6 milyon web sayfası ve 37 gençlik romanı. | Open Subtitles | بحثت في 44 فيلم , و 2.6 مليون موقع إلكتروني , و 37 روايه صغيره للبالغين |
| O zaman bunlara aşk romanı gibi bakmalıyız, cinayet değil. | Open Subtitles | حسناً ، فعلينا إذن أن ننظر لهذه كرواية رومانسية ، وليس كجريمة قتل غامضة |
| Sonuçta deniz komandosu ve en iyi satanlara giren aşk romanı yazarısın. | Open Subtitles | فهي ستقابل جندي بالقوات البحرية والحربية والخاصة والروائي الأكثر مبيعًا للروايات الرومانسية |
| Fransız romanı gibi bir şeydi. Adamın adı neydi yahu? | Open Subtitles | كرواية فرنسية أو ما شابه, ماذا كان إسم ذلك الرجل؟ |
| Bu hikayeyi yeni romanı için John Grisham'a sunmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تخبر جون جريشام هذه القصه لروايته القادمه |
| Evde cinayet romanı okuyordum, aslında. | Open Subtitles | بالواقع كنتُ أقرأ كتاباً عن لغز جريمة قتل |
| Sana Ann Ryand'ın romanı Atlas Vazgeçti'nin ciltli baskısını veriyorum. | Open Subtitles | أعطيك هذه النسخة الصلبة (من (أتلاس شراغد)، بقلم (آن راند |
| Strangler'ın ilk romanı, Roy'un dördüncü romanından çok daha iyi görünüyordu. | Open Subtitles | ورواية سترينجلر الاولى بدت افضل بكثير من رواية روي الرابعة |