| Kar yüzünden bloke olan bir trende düşünmekten başka ne yapılır ki? | Open Subtitles | ماذا أيضا يمكن أن يتم فى قطار معزول بركامات من الثلج ؟ |
| Ve şu anda nefret ettiği adamla bir trende, balayında. | Open Subtitles | و الان هى فى شهر العسل فى قطار مع رجل تكرهه |
| Trieste'de trende üç erkek ölü olarak bulundu. Biri Grant'tı. | Open Subtitles | لقد وجد ثلاث رجال مقتولون على متن القطار عند تريست |
| Zaman trende dünyanın geri kalanına nispeten daha yavaş akmaya başlar. | Open Subtitles | يبدأ الوقت على متن القطار فى التباطؤ مقارنةً إلى بقية العالم |
| Bunu kendi başımıza yapmak zorundayız. Hiç kimse o trende ne olduğunu bilmemeli. | Open Subtitles | يجب أن نقوم بهذه بأنفسنا لا يجب أن يعرف أحد ماذا يوجد بالقطار. |
| Sonra damadının Mavi trende kızıyla birlikte olmayı planladığını öğreniyor. | Open Subtitles | ثم علم بخطة كيترينج للانضمام الى روث على القطار الأزرق |
| Böylece trende ki herkes karını öldürmesi için tuttuğunu bilirdi. | Open Subtitles | وكل شخص على القطارِ يعرف أنك استأجرته لمحاولة قتل زوجتك |
| Ben onu trende görmek istemiyorum. Umarım sonsuza kadar burada kalır. | Open Subtitles | لا أريد رؤيته فى قطار أتمنى ان يبقى هنا للأبد |
| trende erkekleri ağına düşürmek dışında ne yaparsın? | Open Subtitles | ماذا تفعلين بجانب إغراء الرجال إلى موتهم على قطار القرن العشرون ؟ |
| - Hangi trende olduğunu nasıl bildiler? | Open Subtitles | كيف عرفوا على أى قطار سأكون ؟ اٍنهم لم يعرفوا |
| trende cinayet işlemek çok tehlikeli. | Open Subtitles | كما أنه على قدر كبير من الخطورة بداخل قطار |
| O trende ne varsa, elmaslardan ve uyuşturucudan bile daha kötü. | Open Subtitles | أيًا يكن ما على متن القطار فهو أسوأ من المخدرات والألماس |
| Bir gün trende penceredeki damlalara yönelik grafik kurallarını çözmeye çalışıyordum. | TED | كنت مرةً على متن القطار أحاول حل شفرة قواعد الرسم لقطرات مياه على نافذة. |
| Çılgınsın, Keyes, kadın trende bile değildi. | Open Subtitles | ,إنها لم تكن حتى على متن القطار أعرف ذلك |
| Ama trende olduğunu biliyordun. Bu kanıt değil mi? | Open Subtitles | ولكنك كنت تعلم أنه على متن القطار أليس هذا دليلا أنك على متن القطار؟ |
| Örneğin; Hollanda'daki tüm seraların olduğu Westland'a trende gidiyordum. | TED | على سبيل المثال، كنت قادمة بالقطار عبر ويستلاند، منطقة في هولاندا تكثر فيها الدفيئات الزراعية. |
| trende üzerine vazife olmayan işlere burnunu soktuğunu biliyoruz ! | Open Subtitles | نحن نعرف بأنك مختبىء هناك مع ذلك الشخص الصينى الذى كان بالقطار |
| Edward Deverill, o sırada trende olduğu için, ve Kenneth Marshall, o sırada odasında mektup yazdığı için. | Open Subtitles | ادوارد ديفيريل, لأنه كان بالقطار, و كينيث مارشال, لأنه كان يكتب خطابا بالآلة فى غرفته |
| - trende ıkınma diye bir şey yok. - Ikınma mı? | Open Subtitles | لا يوجد طعام على القطار لا طعام على القطار ؟ |
| Sadece son üç gün ve trende. | Open Subtitles | فقط على القطار ، فى آخر ثلاثة أيام قبل رحيلنا |
| Araba da trende olacak. | Open Subtitles | تَتّجهُ سيارةُ المهربِ يميناً في القطارِ مَعنا. |
| Bir trendeydin, bir şeyden kaçıyordun seni trende görünce, çok mutlu oldum. | Open Subtitles | كنت تركب القطار و تهرب من شىء ما و عندما رأيتك فى القطار شعرت بفرحة غامرة |
| Hazir kahvalti ya da trende bulabilecegin kahvaltiya en yakin sey. Sandvic. | Open Subtitles | فطور مُعد، أو أقرب شيء لما يعدونه في القطار ومن المحتمل الشطائر |
| Hiç gerçek bir trende seviştin mi? | Open Subtitles | ؟ عمرك عملت واحد في القطر |
| Önümüzdeki trende hamile bir kadın var ve şu anda doğum yapıyor. | Open Subtitles | القطار الذي أمامنا يحمل على متنه امرأة حامل وهي على وشك الولادة |
| Dikkat et kendine. Son trende her türlü ucube ve acayip tip oluyor. | Open Subtitles | .لاتنسى أن تتجهز للقطار الأخير فهنالك مجانين بجميع الأشكال بالخارج |
| Sen neden kendine trende, kompartıman almıyorsun? | Open Subtitles | لما لا تحتجزين عربة لنفسك ف القطار ؟ |
| trende ayrıca Joshua Orefice ve Eliseo Orefice var. | Open Subtitles | وايضا .. يوشع أوريفيك و إلسيو أوريفيك على ذلك القطار أيضا |
| Mesela neden bir manga federalin bu trende olduğu gibi? | Open Subtitles | مثل أن هناك فرقه كامله تقبع داخل القطار ؟ |
| Busan'a giden trende atlattım. | Open Subtitles | ربما ضاعوا في القطار السريع إلى "بوسان". |
| Bir trende kılavuz olarak çalışırken ücretini aldıktan sonra treni Sioux Indians'daki avlanma sahasında bırakıp gitmek. | Open Subtitles | لقد عين نفسه مرشداً على عربة القطار بعد أن حصل على أجره ترك عربة القطار في منطقة للهنود لصيدها. |