| Hızlı ama tembel tavşanı ve yavaş ama azimli rakibini? | Open Subtitles | آذان كبيرة رشيقة، ولكن كسول وبطيئة ولكن المثابرة صديق لها؟ |
| Problem şu: Uydular büyük, pahalı ve yavaş. | TED | المشكلة هي أن: الأقمار الصناعية كبيرة ومُكَلِّفَة وبطيئة |
| Çok basit. Nehir düz ve yavaş akmaya devam ederse bize bir zararı olamaz. | Open Subtitles | لو استمر النهر باستقامة وعمق وببطئ |
| Çok acı veren, dehşetli ve yavaş bir ölümdür. | Open Subtitles | إنها طريقة فظيعة، جد مؤلمة مرعبة و بطيئة للموت |
| Eller havaya. Nazik ve yavaş. | Open Subtitles | إرفع يداك للأعلى بلطف وهدوء |
| -Evet,alçak ve yavaş. | Open Subtitles | ـ وبسرعة بطيئة جداً ـ آجل, بطيئة و منخفظة |
| Aşamalı ve yavaş olan değişimleri fark etmek zor olabiliyor. Nihai etkileri oldukça çarpıcı olsa bile. | TED | التغيرات البطيئة والتدريجية سيكون من الصعب ملاحظتها حتى لو كان تأثيرها النهائي كبيرًا جدا. |
| Bu benim, dünyanın en hafif ve yavaş hava aracını kullanıyorum burada. | TED | هأنذا وأنا أقود أخف وأبطأ آلة طيران. |
| Alışılmış senaryoya göre biz bunları yaparız, büyürler, onları besleriz, bizden çok şey öğrenirler ve sonra bizim oldukça sıkıcı ve yavaş olduğumuzu düşünmeye başlarlar. | TED | وهنا يكون السيناريو القياسي أننا نحن من صنعنا هذه الأشياء، إنها تتطور، ونحن نرعاها، وهي تتعلم منا، ثم تقرر الآلات بأننا مملون، وبطيئون. |
| Ve sen... güzel ve yavaş sür. | Open Subtitles | مارس السياقة بلطف وبطء |
| ve yavaş yavaş, zihnimdeki o acınası durumdan uzaklaştım. | TED | و ببطء انتقلت من تلك الحالة النفسية البائسة |
| Haydi bakalım. Nazikçe ve yavaş. | Open Subtitles | ها أنت ذا، بلطف و بطء |
| Bilirsin, iklim değişiklikleri gerçek ve insan kaynaklı ve iklim değişikliğinde sessiz ve yavaş ilerleyen bir farkındalık durumu var. | TED | تعلم بأن التغير المناخي حقيقي بسبب البشر وترى ذلك في التغير المناخي لحظة صامتة وبطيئة الحركة سبوتنيك. |
| Bu uzun ve yavaş bir süreç- sevdiğim bir özelliği de bunun kuşaklar boyu olması. | TED | فهذه عملية طويلة الأمد وبطيئة -- من الأشياء التي أحبها في هذا الأمرأنه يمكن توريثه جيلا بعد جيل. |
| Sakın koşmayın, sakin ve yavaş olun. | Open Subtitles | و لكن لا يمكن تشغيل ، لطيفة دائما وبطيئة ، |
| Derin ve yavaş, koca adam. | Open Subtitles | بعمق وببطئ أيها الفتى الضخم |
| Acele etme. Kibarca ve yavaş yavaş. | Open Subtitles | ليس بسرعه بلطف وببطئ |
| - Bu zor ve yavaş bir işlem. - Ben sadece bunu anlamıyorum. | Open Subtitles | إنها عملية صعبة و بطيئة - أنا لا أفهمها - |
| Çok ağır ve yavaş. | Open Subtitles | ثقيلة جدا و بطيئة. |
| Bunu sakin ve yavaş yap. | Open Subtitles | . ألقِها بلطفٍ وهدوء |
| Uzun ve yavaş. | Open Subtitles | - بطيئة و طويلة - |
| eğlence, zevk ve yavaş çekimler için bu iş çok güzel. | Open Subtitles | إنهم يشاركون بسبب المتعة و البهجة، و الحركة البطيئة بالطبع. |
| Hey, dede zaten herkes benden zayıf ve yavaş. | Open Subtitles | الجميع تقريبا أضعف وأبطأ منى يا جدى |
| Sabahları çok yoğun ve yavaş çalışırlar. | Open Subtitles | في وقت هم جد مشغولون وبطيئون جدا |
| Güzel ve yavaş.Güzel ve yavaş. | Open Subtitles | بلطف وبطء، بلطف وبطء. |
| Yani seninle güzelce ve yavaş yavaş ilgileneceğim. | Open Subtitles | لذا أنا و أنتِ سوف نقوم بهذا بلطف و ببطء |
| Ateşli ve yavaş. | Open Subtitles | .... بحراره و بطء ... .. |
| Ve sen onu büyütecek, hedefine doğru ilerlemesini sağlayacak ve yavaş ama emin adımlarla o üyeleri bireysel silahlanma hakkının paralı muhafızlarına çevireceksin. | Open Subtitles | وأنتِ سوف تبنيه، سوف تقودين أجندته، وببطء لكن بثبات، ستحولين هؤلاء الأعضاء إلى أوصياء مدفوع لهم على التعديل الثاني. |
| Ama yanlış bir karar verirseniz, Sylvia'yı acılı ve yavaş bir ölüme mahkum edeceksiniz. | Open Subtitles | ولكن إتخذ القرار الخاطئ هنا وستحكم على (سيلفيا) بموت مؤلم ودائم. |
| Elektrik santralinin yanına çek. Güzel ve yavaş. | Open Subtitles | توقف عند محطة توليد الكهرباء، بهدوء وروية |