Endişelendiğimiz tek şeyin nükleer enerjinin tamamen yok oluşundan daha basit zamanlardı. | Open Subtitles | كان زمانا بسيطا عندما كان الشي الوحيد الذي يقلقنا هو الإبادة النووية |
İsminizi duyduğunuzda, benim tarafıma, şu parlak siyah şeyin yanına geçin. | Open Subtitles | من يسمع اسمه يعبر الى جانبي عند ذلك الشي الاسود اللماع |
O parti bu şeyin tamamlanmasını kutlamak içindi. | Open Subtitles | تلك الحفلة كانت احتفالا لاكتمال هذا الشي |
Komik olan şu, şu Kmetko kızı hakkında şüphelerim vardı. | Open Subtitles | الشي الطريف , لم أكن متأكداً من هذة الفتاة كومتكو |
Her seferinde "Yüce İsa, geri döndüklerinde doğru olanı yapsınlar." diyorum. | Open Subtitles | خليهم يسوون الشي الصح بواسطه اولادنا لما يرجعون من الحروب |
O elektrikli şeyden hiç hoşlanmamıştım zaten. Bir sürü de yakacak odunumuz var. | Open Subtitles | لم احب قط ذاك الشي الالكتروني كما ان لدينا الكثير من الحطب |
Bence aynısı listenin en üstünde gördüğünüz tüm eyaletler için de geçerli. | TED | ينطبق الشي نفسه، باعتقادي، علي كل هذه الولايات التي ترون بأعلي القائمة. |
Yaptığımız şeyin aynısını, yaklaşabildiğimiz kadar limana yaklaşacağız... | Open Subtitles | نفس الشي الذي بدأنا من أجله سنتجه إلى أقرب ميناء |
Onları o şeyin içinden götürdünüz, ve şimdi o şey de gitti. | Open Subtitles | اخذتهم بعيدا خلال ذلك الشي ,والان قد دمر |
- Bilmiyorum. Belki lanet şeyin kontağına kısa devre yaptırır. İşi şansa bırakmayacağım. | Open Subtitles | ربما يمكنه السيطرة علي الشي اللعين لا اريد ان تسنح الفرصة له |
Tuhaf olan, bütün gece peşinden koştuğum şeyin o limuzinin içinde olmasıydı. | Open Subtitles | الشي المضحك هو ان طوال الليل كنت احاول اسعى إلى شيء كان في الليموزين |
Hemen heyecanlanmayın, çocuklar. Bu şeyin kalp şeklinde burun deliği var. | Open Subtitles | لا تفرحوا كثيراً يا أولاد ذلك الشي لديه أنف على شكل نجوم |
Tatlım, bütün gece o şeyin içinde durdun. İçeri gelmeyecek misin? | Open Subtitles | عزيزتي , لقد جلست في هذا الشي طوال الليل لن تخرجين أبداً ؟ |
Çocuklar, burada önemli olan tek şey benim tamamen suçsuz olmam. | Open Subtitles | يا رفاق الشي الوحيد الذي نذكره انا تقريبا بريء من اللوم |
Komik olan şu ki, benim hayatım zaten biraz böyle. Çünkü şunu keşfettim | TED | حسناً، الشي الطريف هو أني أيضاً لدي هذا النوع من الحياة، بطريقةٍ ما. والسبب أنني اكتشفت |
Ama asıl ilginç olanı o Bedlam denen adamın seni sormasıydı? Onu tanıyor musun? | Open Subtitles | الشي الغريب ان بادلم ظل يسئلني عنك هل تعرفينه ؟ |
İyi olanı yapacağıma dair bana güvenmelisin, tamam mı? | Open Subtitles | أنصتي،عليكي الوثوق أنني سأفعل الشي الصحيح، إتفقنا؟ |
Saymak denilen şu şeyden haberin var mı? | Open Subtitles | في اي وقت نسمع من هذا الشي الجديد المسمى العد؟ |
Teknik bir zorluk çıkardı, bu da Andy'nin takımının topu çizgili şeyden atmasını gerektiriyor. | Open Subtitles | انه خطا تقني هذا يعني فريق اندي يلقي الكره من هذاك الشي الخط |
Şimdiyse benden kurtulmak için tek ihtiyaç duyduğu senin iznindi. | Open Subtitles | و الآن الشي ءالوحيد الذي احتاجه ليتخلص مني هو موافقتك |
İstediğiniz kadına "bir erkeğin sahip olabileceği en çekici özellik nedir," diye sorun. | Open Subtitles | اسأل إي إمرأة ما هو الشي الوحيد والأكثر جاذبية من الرجل بالنسبة لك |