"الشي" - Translation from Arabic to Turkish

    • şeyin
        
    • olan
        
    • olanı
        
    • şeyden
        
    • tek
        
    • en
        
    Endişelendiğimiz tek şeyin nükleer enerjinin tamamen yok oluşundan daha basit zamanlardı. Open Subtitles كان زمانا بسيطا عندما كان الشي الوحيد الذي يقلقنا هو الإبادة النووية
    İsminizi duyduğunuzda, benim tarafıma, şu parlak siyah şeyin yanına geçin. Open Subtitles من يسمع اسمه يعبر الى جانبي عند ذلك الشي الاسود اللماع
    O parti bu şeyin tamamlanmasını kutlamak içindi. Open Subtitles تلك الحفلة كانت احتفالا لاكتمال هذا الشي
    Komik olan şu, şu Kmetko kızı hakkında şüphelerim vardı. Open Subtitles الشي الطريف , لم أكن متأكداً من هذة الفتاة كومتكو
    Her seferinde "Yüce İsa, geri döndüklerinde doğru olanı yapsınlar." diyorum. Open Subtitles خليهم يسوون الشي الصح بواسطه اولادنا لما يرجعون من الحروب
    O elektrikli şeyden hiç hoşlanmamıştım zaten. Bir sürü de yakacak odunumuz var. Open Subtitles لم احب قط ذاك الشي الالكتروني كما ان لدينا الكثير من الحطب
    Bence aynısı listenin en üstünde gördüğünüz tüm eyaletler için de geçerli. TED ينطبق الشي نفسه، باعتقادي، علي كل هذه الولايات التي ترون بأعلي القائمة.
    Yaptığımız şeyin aynısını, yaklaşabildiğimiz kadar limana yaklaşacağız... Open Subtitles نفس الشي الذي بدأنا من أجله سنتجه إلى أقرب ميناء
    Onları o şeyin içinden götürdünüz, ve şimdi o şey de gitti. Open Subtitles اخذتهم بعيدا خلال ذلك الشي ,والان قد دمر
    - Bilmiyorum. Belki lanet şeyin kontağına kısa devre yaptırır. İşi şansa bırakmayacağım. Open Subtitles ربما يمكنه السيطرة علي الشي اللعين لا اريد ان تسنح الفرصة له
    Tuhaf olan, bütün gece peşinden koştuğum şeyin o limuzinin içinde olmasıydı. Open Subtitles الشي المضحك هو ان طوال الليل كنت احاول اسعى إلى شيء كان في الليموزين
    Hemen heyecanlanmayın, çocuklar. Bu şeyin kalp şeklinde burun deliği var. Open Subtitles لا تفرحوا كثيراً يا أولاد ذلك الشي لديه أنف على شكل نجوم
    Tatlım, bütün gece o şeyin içinde durdun. İçeri gelmeyecek misin? Open Subtitles عزيزتي , لقد جلست في هذا الشي طوال الليل لن تخرجين أبداً ؟
    Çocuklar, burada önemli olan tek şey benim tamamen suçsuz olmam. Open Subtitles يا رفاق الشي الوحيد الذي نذكره انا تقريبا بريء من اللوم
    Komik olan şu ki, benim hayatım zaten biraz böyle. Çünkü şunu keşfettim TED حسناً، الشي الطريف هو أني أيضاً لدي هذا النوع من الحياة، بطريقةٍ ما. والسبب أنني اكتشفت
    Ama asıl ilginç olanı o Bedlam denen adamın seni sormasıydı? Onu tanıyor musun? Open Subtitles الشي الغريب ان بادلم ظل يسئلني عنك هل تعرفينه ؟
    İyi olanı yapacağıma dair bana güvenmelisin, tamam mı? Open Subtitles أنصتي،عليكي الوثوق أنني سأفعل الشي الصحيح، إتفقنا؟
    Saymak denilen şu şeyden haberin var mı? Open Subtitles في اي وقت نسمع من هذا الشي الجديد المسمى العد؟
    Teknik bir zorluk çıkardı, bu da Andy'nin takımının topu çizgili şeyden atmasını gerektiriyor. Open Subtitles انه خطا تقني هذا يعني فريق اندي يلقي الكره من هذاك الشي الخط
    Şimdiyse benden kurtulmak için tek ihtiyaç duyduğu senin iznindi. Open Subtitles و الآن الشي ءالوحيد الذي احتاجه ليتخلص مني هو موافقتك
    İstediğiniz kadına "bir erkeğin sahip olabileceği en çekici özellik nedir," diye sorun. Open Subtitles اسأل إي إمرأة ما هو الشي الوحيد والأكثر جاذبية من الرجل بالنسبة لك

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more