| Eğer Fitch veya adamlarının, bu yaptığını yanına koyacaklarını sanıyorsan düşündüğümden de küstahmışsın demektir. | Open Subtitles | إذا كنت تظن أن فيتش أو أي أحد من رجاله سيدعونك تفر بفعلتك فأنت متبجح أكثر مما ظننتك |
| - Ettiğin yanına kâr kaldı mı? | Open Subtitles | و تفر بفعلتك؟ كلّا |
| Canavar, kaçıyor! | Open Subtitles | الدبابة تفر منا |
| Kız kaçıyor, Poirot. | Open Subtitles | إنها تفر بعيدا ً بوارو ً |
| Olay yerinden kaçtığını gören şahitler parmak izleri, boğuşma belirtileri var. | Open Subtitles | لدينا شهود رأوك تفر من مسرح الجريمة ..بصمة تؤكد أنكِ خنقتها |
| Ruhun kaçmasına izin verdiğinizi de düşünürsek daha da utanmanız gerekir. | Open Subtitles | و بناء على واقع انكما انتما الاثنان تركتما الروح تفر يجب أن أعتقد انكما تشعران بالقليل من الخزي |
| - Koşup Joe'nun yanına dönebilir. | Open Subtitles | وقد تفر وقتها عائدةً إلى (جو). |
| Bu iş yanına kâr kalmayacak. | Open Subtitles | لن تفر بفعلتك |
| - Bu yanına kar kalmayacak. | Open Subtitles | لن تفر بهذا |
| Minivan kaçıyor | Open Subtitles | الشاحنة الصغيرة تفر |
| Hayvanlar kaçıyor. | Open Subtitles | الحيوانات تفر |
| Yılan kaçıyor. | Open Subtitles | الأفعى تفر! |
| Seni tanıdığım bunca yıl boyunca, hiçbir kavgadan kaçtığını görmedim. | Open Subtitles | روي، في كل سنيّ معرفتي بك، لم أرك تفر من معركة |
| Biri, beyaz erkek sürücülü, beyaz bir kapalı kamyonun kaçtığını söylüyor. | Open Subtitles | أحدهم قال أنه شاهد شاحنة بيضاء تفر من المكان ، يقودها رجل أبيض |
| kaçtığını gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيتها وهى تفر بعيدا. |
| Bu fırsatokadı kullanacak mısın yoksa yüzüne tokat gibi çarpıp kaçmasına izin mi vereceksin? | Open Subtitles | هل ستضيع هذه الفرصة الذهبية لصفعي؟ أو ستدعها تفر بين أصابعك؟ |