| diyor. Yeni bir teknoloji ile karşılaştığında, dur, zararsız olduğu ispat edilene kadar. | TED | حين تقابل تكنولوجيا جديدة، توقف، حتى يتم إثبات أنه ليس هناك ضرر. |
| Matrix yok edilene kadar, Ultra Magnus'un ve her Autobot'un içini boşaltacağım. | Open Subtitles | انا سادمر الترا ماجنوس وكل اوتوبوت اخر حتى يتم تدمير الماتريكس |
| Hiç kimse takas bitene kadar fidyeci tabloyu alana kadar harekete geçmesin. | Open Subtitles | لا يتحرك أحد حتى يتم التسليم ويحصل الخاطف على المظروف في يديه |
| Tüm saygımla, vasiyet tasdik edilene dek, | Open Subtitles | ,مع أحترامى ، حتى يتم التصديق على الوصية |
| Cevap vermek için makine şarj olana kadar vaktin var. | Open Subtitles | لديك حتى يتم شحن الماكينه فلتجيبى على سؤالى |
| Şu düşman bataryalarını yok edene kadar Kruvazörü kurtarma operasyonu için hareket ettiremem. | Open Subtitles | لا يمكنني تحريك الطوافة فى عملية انقاذ حتى يتم تدمير مدافع العدو هذه |
| "Düşüş", son kuş geri gelene kadar huzursuzluğun bitmeyeceğini söyleyen mitolojik inanışı keşfediyor. | TED | "السقوط" يكشف الاعتقاد الأسطوري بأنه ستكون هناك اضطرابات حتى يتم إرجاع الطائر الأخير. |
| Kolye kontrol edilip gitmemize izin verilene kadar beklesek mi? | Open Subtitles | ألا ينبغي علينا الإنتظار حتى يتم التأكد من سلامة العُقد |
| Hayır, teşekkürler. Tecavüz edilene kadar kendimi koruyacağım. | Open Subtitles | لا ، شكرا ، فأنا أصون نفسى حتى يتم إغتصابى |
| Kontrol edilene kadar sürücülerden araçlarını terk etmeleri isteniyor. | Open Subtitles | يطلب من السائقين ترك مركباتهم حتى يتم تفتيشهم |
| Kasadan aşırdığım fark edilene kadar. O da yakındır. | Open Subtitles | حتى يتم إستبدالي بجهاز ما وهذا ما قد يحدث في أي وقت الآن. |
| İdam edilene kadar kıçının çürüyeceği Amerikan hapishanesindesin. | Open Subtitles | أنت فى سجن أمريكى حيث ستتعفن حتى يتم إعدامك |
| Boşanma işi bitene kadar görüşmemenin en iyisi olacağını düşündüm. | Open Subtitles | قررت أنه من الأفضل أن لا نتقابل حتى يتم حل كل شيء، أعني الطلاق |
| İş bitene kadar iyi korunan emin bir yerde kalmanızı öneririm. | Open Subtitles | أقترح بأن تبقى في مكان آمن تحت مظلة حراسة حتى يتم العمل |
| L'lvely, cinayetlerden sorumlu kişi olarak, davası bitene kadar, ...sıkı korunan bir tıp merkezinde, yüksek basınçlı bir kabinde tutulacak. | Open Subtitles | لايفلي تم وضعه في مؤسسة طبية عالية الحماية في مكان مخصص حتى يتم الحكم عليه في قضية قتل مسؤول منزل ماساتشوسس |
| Yani para transfer edilene dek elmas burada kalacak. | Open Subtitles | إذا هذا يعني أن الألماس سيكون هنا حتى يتم تحويل الأموال إلى البلجيكي |
| Tamamı kül olana kadar katmanlar birbiri ardınca soyulur. | Open Subtitles | تُزال طبقة تلو أخرى حتى يتم احتراق أغلبه. |
| Mermi stokunu kontrol edene kadar kimse uçuş yapmayacak. | Open Subtitles | .ولن يطير أحد حتى يتم فحص تجهيزاتَ ذخيرتِنا |
| Bunu sormaktan nefret ediyorum ama bavullarım aşağı gelene kadar ofisinizde oturabilir miyim? | Open Subtitles | أكره أن أقول ذلك لكن هل تمانعين أن أختبئ فى مكتبك حتى يتم إنزال أمتعتى ؟ |
| Bir karar verilene kadar Çocuk Hizmetleri'nde tutulacak. | Open Subtitles | حتى يتم اتخاذ القرار سنسكنه بخدمات الأطفال |
| Kral olarak taç giymediğin sürece Wellspring'e gitmemize izin vermeyecekler. | Open Subtitles | لن يدعونا ندخل إلى وايت سباير حتى يتم تويجك كملك |
| Parazitler kontrol altına alınana kadar kimsenin o gemiye girmesini istemiyorum. | Open Subtitles | أني لا اريد أن يصعد أحد لهذه السفينة حتى يتم احتواء الطفيليات |
| Gerekli düzenlemeler yapılana kadar hiçbir yere gitmemenizi tavsiye ederim. | Open Subtitles | حتى يتم اتخاذ الإجراءات اللازمة أنصحك بألا تبرحي مكانك |
| Sana söyleyeceğim şey, halka açıklanana kadar bu odada kalacak, anlıyor musun? | Open Subtitles | ما سأقوله لكِ لابد أن يبقى بهذه الغرفة حتى يتم الاعلان عنه، مفهوم؟ |
| Bu olay çözülene kadar vaktini oğlunun yanında geçir. | Open Subtitles | حتى يتم حل هذه القضية، إذهب وابقى مع إبنك |