| Eski zamanlardan gelen, neden bir insan için bunu yapayım ki? | Open Subtitles | أيها العتيق, لم ينبغي لي أن أفعل ذلك من أجل بشري؟ |
| Bu yapılabilir. Bunu ekonomik olarak yapabiliriz. Etik olarak bunu yapmamız lazım, yaşam kalitemiz için bunu yapmamız lazım. | TED | إنه في متناولنا. يجب أن نفعل ذلك من أجل الإقتصاد. من أجل الأخلاق. و من أجل حياة أفضل. |
| Jenny ve ben evliyiz, ...ancak görüntü uğruna, dışarıdan benim hizmetçimmiş gibi davranıyor. | Open Subtitles | جيني وانا متزوجتان، و رغم ذلك من أجل الظهور نتظاهر، بين الناس أنها خادمتي |
| Ve hepsi gerçek olmayan küçük bir kız uğruna. | Open Subtitles | و كل ذلك من أجل فتاة صغيرة ليست حقيقية حتى |
| Bunu rehinler için mi yoksa ailen için mi yapıyorsun? | Open Subtitles | هل تفعل ذلك من أجل هؤلاء الرهائن ؟ أو أنك تفعل ذلك من أجل عائلتك ؟ |
| Yoksa yaşlı kocası için mi yapıyorsun? | Open Subtitles | أم تفعلين ذلك من أجل زوجها العجوز. إنه رئيسك. |
| Para için bu işte olsaydım, şimdi milyonerdim. | Open Subtitles | إذا كنت أفعل ذلك من أجل المال . لكنت مليونيره الآن |
| Babam için yaptım. Benden istediği tek şey buydu. | Open Subtitles | لقد فعلتُ ذلك من أجل أبي، لقد كان ذلك الشيء الوحيد الذي أراده منّي. |
| Bir adam için bunu yapmazdım. | Open Subtitles | ،لم أكن لأفعل ذلك من أجل صديق كما تعلمين |
| Takım arkadaşı için bunu yaptığına, ona yol verdiğine inanabiliyor musunuz? | Open Subtitles | هل تصدق هذا، أنه يفعل ذلك من أجل زميله؟ يوقعون به بمثل تلك الطريقة؟ |
| Bir erkeğin sevdiği kadın için bunu yapmasına inanmak senin için çok mu zor? | Open Subtitles | من الصعب عليك أن تصدق أن رجل سيفعل ذلك من أجل إمرأة أحبها |
| Ablan için bunu yapmak istemen baban ve beni çok etkiledi. | Open Subtitles | والدكِ وأنا تأثرنا برغبتكِ بعمل ذلك من أجل أختكِ |
| Eskilerden Olan, neden bir insan için bunu yapayım? | Open Subtitles | أيها العتيق, لم ينبغي لي أن أفعل ذلك من أجل بشري؟ |
| Yoon Kang için bunu yapacağım. | Open Subtitles | سوف امسك به حتي لو كان ذلك من أجل يون كانج |
| Ve bir hiç uğruna mıydı? | Open Subtitles | وكل ذلك من أجل لا شيء؟ |
| - Sarılman uğruna yaptım! - Ne? | Open Subtitles | فعلت ذلك من أجل الأحضان ماذا؟ |
| Bir heves ya da daha kötüsü bir kazanç uğruna güçlerimizi insanlara gösteren pervasız paranormallere Ultra'nın göz yumacağını asla söylemedim. | Open Subtitles | لم أقل أن (أولترا) ستسامح الخوارق المتهورين الكشف عن قوانا للعالم للترفيه أو غير ذلك من أجل الربح |
| Bu işte gerçekten para için mi yoksa o adamı aşağı almak için bahane aradığından mı varsın bilmiyorum. | Open Subtitles | حسنا، أنا حقا لا أعرف ما إذا كنتى تفعلى ذلك من أجل المال أو مجرد ذريعة لمطارته |
| Kendi kızını bir kerevit çifliği için mi satacaktın? | Open Subtitles | قمتَ بخيانة ابنتك كل ذلك من أجل مزرعة السلطعون؟ |
| Gezi için mi yoksa başın belada mı? | Open Subtitles | هل ذلك من أجل الرحلة الميدانية أم لأنك في مشكل ؟ |
| İdam cezasından yırtmak için bu konuda yalan söyler miydin? | Open Subtitles | هل ستكذب بشأن ذلك من أجل أن تهرب من عقوبة الموت؟ |
| Ufak bir yüz kızarması için bu riski almak istediğine emin misin? | Open Subtitles | هل انتي متأكده انكي تريدين المخاطر بكل ذلك من أجل قليل من الأحمرار |
| Para için yapmadım. Sana yardım etmek için yaptım. | Open Subtitles | أنا لم أفعل ذلك من أجل المال أنا فعلت هذا لمساعدتك. |