| İnsan vücudunda plica semilunaris gibi başka kalıntı yapılar da var. | TED | هناك عدة بُنىً لا وظيفية أخرى كالثنية الهلالية في جسم الإنسان. |
| Her şeyden önce, insan vücudunda en çok rastlanan 11. elementtir. | Open Subtitles | لمعلوماتكم، إنه يحتل المرتبة الحادية عشر في انتشاره في جسم الإنسان. |
| Farklı parazit türleri insan vücudunda çeşitli değişikliklere yol açarlar. | Open Subtitles | أنواع مختلفة من الطفيليات تسبّب تغيرات مختلفة في جسم الإنسان. |
| Bu kurt taşıyıcının bedeninde iki metreye kadar büyür. | Open Subtitles | الدودة تصل لسن البلوغ في جسم المُضيف و يصبح طولها أكثر من ستة أقدام |
| Doktor, bu da sinir bozucu derecede seksi bir bedenin içerisindeki annem. | Open Subtitles | طبيب، وهذا هو أمي في جسم ساخن مثير للقلق. |
| Ama elbette, insan vücudundaki durum bundan çok daha karmaşıktır. | TED | لكن الوضع بطبيعة الحال في جسم الانسان هو اشد تعقيدا من ذلك. |
| Yeğenin kanında Fentanyl izine rastlanmadı. | Open Subtitles | ولم يكن هناك آثار " فينتينول " في جسم إبن أخيها |
| İçindeki mineral ve kimyevi maddelerin oranı insan vücudundan çok daha yüksek. | Open Subtitles | وقائمة طويلة من المعادن والمواد الكيميائية مما كانت عليه في جسم الإنسان. |
| PrEP bir insan vücudunda birikerek HIV'in yerleşmesini engelliyor. | TED | تلك الوقاية تعمل عن طريق التراكم في جسم الشخص ومنع الفيروس من تأسيس نفسه. |
| Yabandomuzunun vücudunda bu demir top bulundu. Onu o kadar çıldırtan şey buymuş. | Open Subtitles | هذه الكره الحديدية وجدت في جسم بورا هذا الذي سبب له الالم |
| Cinayetlerin zanlısı olan şahıs bu kadının vücudunda. | Open Subtitles | الشخص الذي نشك فيه من حالات القتل هو في جسم تلك الإمرأة |
| Kamera daha önceki uygulamaların vücudunda ulaşamadığı yerlere girebilir ve gözleyebilir. | Open Subtitles | الكاميرا باستطاعتها أن تصور أماكن في جسم ريبيكا والتي لا يمكن للفحوصات الأخرى أن تصورها |
| Baban, yetişkin vücudunda bir çocuk aynı anda her şeyi umursuyor ve hiçbir şeyi umursamıyor. | Open Subtitles | أبوك طفل في جسم رجل يهتم للا شيء و لكل شيء في الوقت نفسه |
| İnsan vücudunda kaç tane mikrop olduğunu biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعرف عدد الميكروبات الموجودة في جسم الأنسان؟ |
| Bana "insan vücudunda 206 kemik bulunur" dedi. | Open Subtitles | اخبرني بأنه يوجد 206 عظام في جسم الانسان |
| Bu bir devin bedeninde kısılıp kalmış hassas bir dost. | Open Subtitles | هذا هو زميل حساسة المحاصرين في جسم العملاق. |
| Örneğin, ortalama bir insan bedeninde ne kadar su var biliyor musun? | Open Subtitles | على سبيل المثال,هل تعرف كم من المياه يوجد في جسم الإنسان العادي ؟ |
| Doktor, bu da sinir bozucu derecede seksi bir bedenin içerisindeki annem. | Open Subtitles | الطبيب، وهذا هو أمي في جسم ساخن مثير للقلق. |
| Bu insan vücudundaki bütün hücre tiplerinin ve her bir hücre tipinin işini yapmakta kullandığı spesifik genlerin atlası olacak. | TED | سيكون أطلس لكل أنواع الخلية في جسم الإنسان والجينات المحددة التي تستخدمها كل نوع خلية للقيام بوظيفتها. |
| İnsan vücudundaki en sağlam kemiktir ama dümdüz kesilmiş. | Open Subtitles | أقسى عظمة في جسم الإنسان وقد تم قطعها على نحو أملس |
| Adli tabibin raporuna göre Lee'nin kanında metaamfetamin varmış ama kullandığına dair kanıt yok. | Open Subtitles | المحققون اثبتوا وجود الـ"ميثامفيتامين" في جسم "كالفن لي", لكن لا دليل على استخدام فعلي للـ"ميث": |
| Tek yapmamız gereken kurbanın vücudundan çıkan mermiyi tuttuğunu göstermek. | Open Subtitles | كل ما علينا القيام به هو تطابق ذلك إلى رصاصة وجدنا في جسم الضحية. |