| Aramamak ise her şeyin değiştiğini kabullenmekti. | TED | إن عدم مناداته بأبي كان اعترافًا بأن كل شيء قد تغير. |
| Biliyorsun, Petra; ben ve Lester her şeyin bitmiş gibi... göründüğü zor zamanlardan geçtik. | Open Subtitles | أترين يا بيترا , ليستر و أنا مستمران مع بعضنا عندما يبدو لنا بأن كل شيء قد انتهى |
| Nasıl olduğunu anlamadan, sadece her şeyin gelişmiş olduğu bilgisiyle. | Open Subtitles | دون أن تذكر كيف حدث هذا لكنك ستتذكر حقيقة أن كل شيء قد أصبح أفضل |
| Yardım edin melekler herşey düzelebilir | Open Subtitles | مساعدة الملائكة مع إن كل شيء قد يكون جيداً حتى الآن |
| Neredeyse savunduğu her şeye karşıydım ama bir şeyleri halletme iradesine başka görüşleri ve fikirleri dinleme arzusuna hayrandım. | Open Subtitles | عارضت تقريباً كل شيء قد أيده, لكني معجب إصراره على إتمام الأمور, إستعداده للإنصات لأراء الآخرين و أفكارهم |
| Yaşanan ve yaşanacak olan her şey hepimizin bir zamanlar tanıdığı ve sevdiği bir adam tarafından kehanet edilmişti. | Open Subtitles | كل شيء قد حدث وكل شيءسيحدث قد تنبأ به من قبل رجل كلنا نعرفه |
| Aylarca bekledim ve sonunda ona her şeyin bittiğini söyledim. | Open Subtitles | إنتظرت لمدة شهور و في الآخير، أخبرته أن كل شيء قد إنتهى |
| Bir anda her şeyin elinden kayıp gidebileceğini hissettirir adama. | Open Subtitles | فجأة يبدو وكأنه كل شيء قد يؤخذ منك في أي لحظة |
| her şeyin sana yeni, çok farklı göründüğünün farkındayım. | Open Subtitles | إسمع، أنا أعلم أن كل شيء قد كان جديداً عليك، ومختلفاً للغاية. |
| Ama karnım çıktıktan sonra, her şeyin bittiğini biliyordum. | Open Subtitles | وعندما ظهر للعيان، علمت أن كل شيء قد انتهى |
| Şimdi sen kalkmış, her şeyin elinden alındığını mı düşünüyorsun? | Open Subtitles | والآن أنتِ تظنين أن كل شيء قد سُلب منكِ؟ |
| Geçen gün evime uğrayıp her şeyin bittiğini verilecek başka mücadele kalmadığını söylediğinde küçücük bir kız olduğun zamandan bu yana görmediğim bir bakışını gördüm. | Open Subtitles | ذلك اليوم عندما أتيتي إلى منزلي وأخبرتيني بأن كل شيء قد إنتهى وأن لم يعد هناك معارك للقتال فيها |
| Size söz veriyorum her şeyin değiştiğini fark etmek üzeresiniz. | Open Subtitles | لكني أعدك أنت على وشك اكتشاف أن كل شيء قد تغير |
| İşte herşey bu duvar dibinde başladı. | Open Subtitles | وكان بالقرب من ذلك الجدار حيث كل شيء قد بدأ |
| Umarım artık bakış açın biraz değişmiştir. Çünkü hemen hemen herşey bitti. | Open Subtitles | أرجو أن تكون قد حصلت على زاوية جديدة لآن كل شيء قد تمت تغطيته بشكل كامل |
| Mükemmel bir yıldızın bir hiçliğe çökmesi mümkündür Eğer mükemmel bir küre ise çökebilir ve sonsuz yoğunluğa dönüşebilir Öyle yoğun ki herşey içine, hiçliğe doğru çekilir. | Open Subtitles | من الممكن من نجمة مثالية أن تسقط الى الفراغ أذا ذالك كثيف كل شيء قد يسحب الى لاشيء لكن الشروط يجب أن تكون صحيحة ؟ |
| Bir avuç yabaniye göre bir cadının isteyebileceği her şeye sahipsiniz. | Open Subtitles | اتعلم,لحفنة من المتوحشين, لديكم كل شيء قد تحتاجه ساحره |
| Ama eğer oradaysa o gece olan her şeye tanık olmuş demektir. | Open Subtitles | لا ، لكن إذا كانت تعمل هُناك فهي كانت شاهدة على كل شيء قد حدث بتلك الليلة |
| Hayal ettiğin her şeye sahipsin. | Open Subtitles | لقد حصلت على كل شيء قد حلمتِ به |
| Sanki orada olan her şey ikimizden kaynaklanıyor. | Open Subtitles | أشعر بأن كل شيء قد حصل هنا تلخص فينا نحن الإثنين |
| İlginç olan her şey biraz paraya mal olur. | Open Subtitles | كل شيء قد يمتعك ، يكلفك بعض المال |
| Evet, ihtiyacın olan her şey elinin altında. | Open Subtitles | حسناً , يجب أن تأخذ كل شيء قد تحتاجه |